<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896</id><updated>2012-01-06T09:20:15.539+02:00</updated><category term='Karanlıkla Konuşmalar 1'/><category term='Aşk Çıkmazında...'/><category term='Benim İçin Çaresiz Olur musun?'/><category term='Aykırı olmak Farklı Olmak mıdır?'/><category term='Ya da Kadının Kadına Ettiği...'/><category term='Yazmalı'/><category term='mendil-enci'/><category term='Eldiven'/><category term='Rüya Kısa Yazılar'/><category term='Köşe Yazıları'/><category term='Ben bilmediğin gibi..'/><category term='Kırıntı. 18.12.2008'/><category term='Sevdadan Vazgeçmişim'/><category term='Yanlışı Görmek Ama Doğruyu Kaçırmak'/><category term='Şike'/><category term='Eğer'/><category term='KAR'/><category term='Darısı Çocuklarının Başına'/><category term='Karanlıkla Konuşmalar 2'/><category term='Dağılmalar...'/><category term='Yak Gitsin'/><category term='Yüzükoyun'/><category term='Direnmek'/><category term='Kalbim'/><category term='Çivi Gibi'/><category term='Üç Harflik Bir Hayalsin Sen Aşk'/><category term='Prenses Kokusu'/><category term='Kesik mahcup bir ıslık'/><category term='Yol Hikayeleri'/><category term='Velâkin'/><category term='Kaldırım Kenarı'/><category term='Yağmur Öncesi'/><category term='Gamzelerini de Yanına Al'/><category term='Sevin(eme)mek'/><category term='Kısa Metrajlı Kaçış'/><category term='Aşk Ölmez'/><category term='Kalbim Bizim Kendimizden Başka neyimiz Var? Med-Cezir'/><category term='Kişinin Hikayesi İsmiyle Başlar'/><category term='Kılıç Balığı Günleri'/><category term='Kalbim Bizim Kendimizden Başka neyimiz Var? Diyalog'/><category term='Süresiz. 16.12.2008'/><category term='Tercumanı Yok Ahvalimin'/><category term='Kadınlarda Erkekleşme Merakı ya da Nerede O Eski &quot;Melekler&quot;'/><category term='Kalbim Bizim Kendimizden Başka neyimiz Var?'/><category term='Hesapsız Kaçışların Müvekkili'/><category term='Şuursuz vedalar kervanında..  17.12.2008'/><category term='Şifonyer 18.12.2008'/><category term='Görücü'/><category term='Suyun Gözü'/><category term='Türbana Soft Bir Bakış'/><category term='İçinden Zaman Geçmeyen Bir Zamanda'/><category term='Bir Kaç Yamalı Cümle'/><category term='CTRL B'/><category term='Gül kurusu'/><category term='Sevda Kazaya Bıraktık'/><category term='Sensizliğin Başka Adı Yok'/><category term='Bizim Kendimizden Başka neyimiz Var? 1'/><title type='text'>Kelam Efendisi</title><subtitle type='html'>Hilmi İsili</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>123</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-571140409010255810</id><published>2011-12-21T21:41:00.000+02:00</published><updated>2012-01-06T08:42:37.100+02:00</updated><title type='text'>Görücü Usulüne Neden Sıcak Bakıyorum?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;Bundan üç yıl önce bizim görücü meclisinin yoğun baskılarıyla gorucuusulu.com'a üye olmuş ve ilk deneyimden sonra üyeliğimi süresiz askıya almıştım. &amp;nbsp;(Bkz. "Görücü" başlıklı &amp;nbsp;yazım.) Zaten o günden sonra evdeki görücü meclisi de kendini feshetmiş ve "ne halin varsa gör" notası çekmişlerdi.&lt;br /&gt;Bu uzun üç yıl, evlililiğe giden bütün yolları araştırmakla geçti. "Doğru aday" aramaktan heder olayazdığım bu süreçte seneçenekler arasına koymadığımız tek şık "evlilik proğramlarıdır." Ki orada aramaktansa bekar kalmak daha şirin gelir gözüme. &amp;nbsp;Sonuç olarak çemberi tamamladığımda 3 yıl önce başladığım yere geri döndüm. &amp;nbsp;Tamam, ben evlilik konusunda aşırı seçici, fazlasıyla titiz olabilirim ama yine de bir emek vardı ve başarısız olduk.&lt;br /&gt;Evet, tecrübe denen en bilimsel veriler der ki; en iyi yol, bildiğiniz yoldur. Yani görücü usulü.&lt;br /&gt;Yeni bir mesajınız var "Üyeliğiniz tekrar aktif hale gelmiştir. Nabeeer?"&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--jXOQTZ25AI/TwaIdEkGxOI/AAAAAAAAE1s/85GuzrnTfko/s1600/g%25C3%25B6r%25C3%25BCc%25C3%25BC.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/--jXOQTZ25AI/TwaIdEkGxOI/AAAAAAAAE1s/85GuzrnTfko/s400/g%25C3%25B6r%25C3%25BCc%25C3%25BC.jpg" width="186" /&gt;&lt;/a&gt;Zihindeki önyargıları temize çekmek için, son söyleyeceğim şeyi en başta söyleyeyim; evleneceğiniz insanda evlenilmeye değer şeyler arıyorsanız şu zamanda evlenecek kız bulmak primetimeda izlenebilecek adam gibi bir proğram bulmaktan daha zor. Biraz aptalsanız zaplamaktan yorulduğunuz bir anda saçma sapan bir proğrama takılıp kalıverirsiniz de asıl seyretmeniz gerekeni bulduğunuzda artık gördüğünüz sadece jeneriktir. &amp;nbsp;"O kız mı, geçmiş olsun, haftaya evleniyor bu da sana kapak pardon düğün davetiyesi"&lt;br /&gt;İşi ehline yani çevrenize bırakmak ve onların seçimlerine güvenmek daha mantıklı.&lt;br /&gt;Bir de şuna açıklık getirmek gerekir sevgili meraklı okur: " Eski usul görücü yerini daha modern bir sürece bıraktı. İlk aşama "kızı görme, kızın da sizi görmesi" &amp;nbsp;ile tatlı arasındaki süreci uzun tuttuğunuz müttetce sorun yok. Zira iletişim denen şey kız ve muhtemelen erkek kardeşi ya da ablası olmadı annesiyle birlikte muhallebicide yapılan görüşmeleri tarihin tozlu raflarına kaldırdı. Bu yüzden de uzun uzun telefonda ya da nette konuşabilir ve o kişiyi tanıyabilirsiniz. &amp;nbsp;Bu yönteme eskiler "görüşçülük" diyorlarmış. Tenhada felan buluşmadıktan sonra aileler buna da sıcak bakarlarmış eski İstabul muhitlerinde. (Ben de ne araştırma yapmışım kardeşim öyle, kendi hırsımdan korksam mı acaba?)&lt;br /&gt;Burada genel kanı "iyi bir işiniz varsa o sizi bulur", hatasıdır -ki bu, seçimi karşı tarafa bırakmak demektir aynı zamanda- onun da riskleri bi hayli fazladır.&lt;br /&gt;Gelelim görücü dışı alternatiflere;&lt;br /&gt;Eski Okul Arkadaşları: Siz hayatımı düzene koyayım diyene kadar bir çoğu okul biter bitmez zengin ya da iyi bir işi olan bir koca adayını kafalayıp evlenmişlerdir bile. Elde kalanlar ya çirkindir, ya da birini beğenmeyecek kadar burnu havada tiplerdir.&lt;br /&gt;İş Arkadaşları: &amp;nbsp;Evelencek bir iş arkadaşı bulmak biraz şanslıysanız mümkün, evliliğe giden yolda &amp;nbsp;tökezlemeden devam etmek fazla şanslıysanız mümkün, evlenmek ballıysanız mümkün. Ki herkes &amp;nbsp;ballı olmuyor. &lt;br /&gt;Sosyal Medya: Bu biraz riskli bir durum, Facebook'da face'inin bookunun çıktığı bilinen bir gerçek artık. &amp;nbsp;Kimin "ne ayak" olduğunu çözmek çok zor. &amp;nbsp;Orası eski arkadaşları bulma yeri gibi, tamamen kaygan bir zemin zaten. Onun yerine sürücü kursu, dil kursu hatta eş dost düğününde kısmet aramak daha sağlam temelli olurdu. &amp;nbsp;Twitter kafa uyuyumu açısından iyi fırsatlar sunuyor, aynı zamanda atılan tivitlerden kişiyi tanıma fırsatınız var. Fakat yine de bu kadar sosyal bir aday kafalarda sou işareti bırakmıyor değil. hadi diyelim "o kişiyi buldunuz" sonrasını toparlamak, devam ettirebilmek zor: "ona niye yazdın, onu niye ekledin, bununla neden konuştun, şu sana niye cevap yazdı" gibi ağır bir sınavdan geçmeniz gerekir ki, ben henüz bu sınavı geçeni görmedim.&lt;br /&gt;Ve son seçenek, ilk görüşte aşk: Bir defa köşeleri dönerken yere ya da havaya bakmanız gerekiyor, sıklıkla kütüphanelere uğramak ve mümkünse elinde taşıyamayacağın kadar fazla kitapla yalpalayarak yürümek, yeşil ışık yanmadan yola çıkmak -bu çok risklidir tavsiye edilmez, filmlere aldanmayın-, alışveriş merkezlerinde sepetleri karıştırmak gibi seçenekleri olan ama bana sorarsanız bin yıl geçse de bunun olmama ihtimali Natalie Portman'ın size evlenme teklif etme ihtimalinden daha düşük bir atraksiyon.&lt;br /&gt;Harcadığınız emek, zaman, para vs düşünüldüğünde görücü dışındaki ihtimaller insana pek de cazip gelmiyor sonuç olarak&lt;br /&gt;Artık eskisi gibi katı görücü kuralları da yok. Biraz kendinizden eminseniz istemediğiniz kimseyle evlendiremezler sizi. Hadi diyelim gördün, beğenmeme seçeneği diye birşey var ki artık aileler bunu anlayışla karşılayabiliyor.&lt;br /&gt;İşte başta söylediğim tanışma aşaması var; tatlı, nişan dönemleri. Nişan atmak bile biraz abes kaçsa da iyi bir nedeniniz varsa çok fazla da sıkıntı olmaz sanırım. &amp;nbsp;Zaten böyle şeyler görücü dışı alternatiflerde yapılan nişanlarda felan da olan birşey. Benim önerim 4-5 aylık bir tanışma evresi geçirmek. &lt;br /&gt;Gelelim son olarak istatisliklere görücü usulü hala yüzde 60 gibi diğer evlilik türlerine yüzde 20 lik bir fark atmakta: Yani görücü usulüyle evliliklerde boşanmalar daha az.&lt;br /&gt;Erich From "Sevme Sanatı" adlı kitabında der ki " Görücü usulü evlilik sevgiyi yaratma şansının daha fazla olduğu evllilik şeklidir." &amp;nbsp;Konuyu böyle batılı, modern bir teze de bağladık. &amp;nbsp; Sorun olursa suçu Eric froma atabiliriz. İçimiz rahat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak kendi adıma "Görücü" kurumuna sıcak bakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-571140409010255810?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/571140409010255810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/gorucu-usulune-neden-scak-bakyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/571140409010255810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/571140409010255810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/gorucu-usulune-neden-scak-bakyorum.html' title='Görücü Usulüne Neden Sıcak Bakıyorum?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/--jXOQTZ25AI/TwaIdEkGxOI/AAAAAAAAE1s/85GuzrnTfko/s72-c/g%25C3%25B6r%25C3%25BCc%25C3%25BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-634696552117964686</id><published>2011-12-19T11:04:00.000+02:00</published><updated>2011-12-31T11:33:40.487+02:00</updated><title type='text'>Başörtülülerin Sosyal Medyayla İmtihanı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Daha şunun şurasında 10-15 yıl öncesine kadar fotoğrafıkişinin özeli sayılırdı, özellikle bayanlar için. Mesela toplu resimlere herbayan girmez –çekilenleri kenardan izler- , ya da herkese fotoğraf çektirilmez,üniversite yıllıklarına girmez, girerse de fotoğraf verilmezdi.&amp;nbsp; Özellikle kapalı bayanların bu konuda dahahassas olduğunu söylemem bile laf kalabalığına girer. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Dijital fotoğraf makineleri ve fotoğraf çekebilen ceptelefonlarından sonra haliyle çekilen onca resim albümlere sığmaz oldu. Herinsanın içerisinde var olan, teşhircilik,&amp;nbsp;daha masum tabirle gösteriş merakı, daha alengirli tabirle popüler olmahevesi, teknolojinin de yardımıyla hortlayıverdi. İşte o, nereye koyacağımızıbilemediğimiz fotoğrafları koymak için Facebook bulunmaz bir fırsattıbirçoğumuz için.&amp;nbsp; Zira beğenme ve yorumyapılabilme özelliği sayesinde Facebook insanların içindeki zapt edilemezegoları birer birer ortaya çıkardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Çirkin, şişman, kısa boylu, kel, fodul, şaşı olmanızınbir önemi yoktu. Zira photoshop diye bir icat vardı ki&amp;nbsp; Blair Cadısını bile birkaç küçük rütuşlaAngelina Jolie’yim diye size yutturabilirdi. (Saçları düzelt, dudaklarıkalınlaştır, bi de kucağına Afrikalı bir çocuk montajla tamamdır.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Facebook ve fotoğraf denildiğinde akla ilk gelenvarlıklar “Emolar” olmalı. “ Var mıydı lan böyle bir renk ”diye gökkuşağınıbile hayrete düşürecek envai çeşit saç rengi, elektrik çarmış gibi duran saçşekli; yamulmuş, büzüştürülmüş dudaklar,&amp;nbsp;pazardan yağmalanmış ve muhtemelen karanlıkta bakılmadan giyilmiş, uyumkelimesini hafızadan silecek kadar uyumsuz kıyafetleriyle aynanın karşısındaendamını, olmadı ellerini, o da olmadı ayakkabılarını çeken Emolar sürecinkırılma noktasıdır. Zira bu kadar berbat bir resmi herkesin görebileceği biryere koyup sonra da&amp;nbsp; gelen yorumlara"üff snne be salak, "resim değil fotoğraf" gibi gayet bilimselergen özgüvenlilik halleri diğerlerini de bu konuda oldukça cesaretlendirmişolmalı. Sonrası “Facebook’ta fotoğrafı olmayanı dövüyorlar” durumuna kadaruzanan, kaçırılmış ipin ucudur: “Zaman, mekan, hal ahval ve durum farketmeksizin şuursuzca depolanan fotoğraflar.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Fakat bu sürecin içerisinde kapalı kızlarımızın durumubiraz kafa karıştırır niteliktedir. Onların da bu gösteriş merakına dahilolmaları nerden bakarsanız bakın başlarına taktıkları örtüyle derin tezatlariçermekte. Zira örtünmek, kendini gizlemek, teşhirden uzak durmak kaygısı vetabi bunun temellerini oluşturan inancı gereği örtünen kızların kendini bukadar ortaya atması ne kadar doğru? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Kişinin kendi tercihi, kim karışabilir ki” savunması dadurumu kurtarmaya yetmiyor maalesef…&amp;nbsp;Başörtüsü, onu takan kişinin ait olduğu inancı gösteren bir kıyafettirnihayetinde.&amp;nbsp; Yani başörtüsünütaktığınızda sadece kendinizden sorumlu değilsiniz, inandığınız dini de temsilediyorsunuz. Yaptığınız bir hata sadece sizin kendi hatanız olmuyor. Sizin gibimilyonlarca Müslüman’ı da lekelemiş oluyorsunuz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Hadi diyelim ki resim koydunuz, ya peki o cıvıklıkabidesi gibi duran, şımarık tavırlar, emovari dudak bükmeler, her tür bakıştanbirer adet konmuş ve hafta bir değiştirilen pozlar felan filan, uzar yani,nedir? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Tabi Durum sadece fotoğraftan ibaret değil. İşteTwitter’da yaptığı her haltı paylaşan insanlar var, ki maalesef bunların içindede kapalı kızlarımızdan ziyadesiyle örnek görmek mümkün. Tamam, geri plandaolsunlar, inzivaya çekilsinler falan da demiyoruz da her şeye de zıplanılmazki. O zaman farkın nerde bana onu bir söyler misin? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Ayet, Hadis paylaş, Mevlanadan Şemsten Yunus Emre’densözler yolla, dini mesaj kaygısı taşıyan tivit at sonra da çık I'm at o AVMsenin I'm at bu sahil benim I'm at o cadde şakirt kardeşimin I'm at bu sokalarda gariban Müslüman kız kardeşim olsun yaz. Yazık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"&gt;Hadise öyle bir vahim uçuruma doğru kaymakta ki, benim buyazıyı yazıyor olmam bile duyarlı bir Müslüman’ı utandırır mı diyedüşünmekteyim. Varın gerisini siz düşünün.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-634696552117964686?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/634696552117964686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/basortululerin-sosyal-medyayla-imtihan.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/634696552117964686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/634696552117964686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/basortululerin-sosyal-medyayla-imtihan.html' title='Başörtülülerin Sosyal Medyayla İmtihanı'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3881848705967496053</id><published>2011-12-17T15:49:00.001+02:00</published><updated>2011-12-17T17:03:57.672+02:00</updated><title type='text'>İktidarın İsimsiz Vekilleri Ne İş Yapar?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&amp;nbsp;TRT3’te bütçe görüşmeleri var. Vekilinkonuşmasından anladığım kadarıyla –ki aslında çok da emin değilim- Meteorolojibütçesi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Şahsı adına söz alan vekilin 5 dakikası var. 4. dakikasonunda mikrofon kapanıyor, sonra kendin söyle kendin işit durumu devreye giriyorki tam bir ateşten frak. Sürenin azaldığına dair mikrofonun üzerinde lipidiklipidik diye yanıp sönen ışıkları fark etmediysen konuşmanın ortasında öylecekalıyorsun –çok pis bir durum-. Cümlenin öznesini tümlecini söylemişsin,yüklemde ağzın öylece açık kalmış. Sussan içine oturacak, konuşmaya devam etsensessiz film, daha da rezil olacaksın. İnsan utancından sonraki altı ay içindebırak söz almayı oylamada el bile kaldıramaz, seçim bölgesine 2 yıl uğrayamaz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Zira şahsı adına söz alan milletvekillerinin çoğu partisindebir bakanlık bi &amp;nbsp;grup başkanlığı olmadıkıytırık bir komisyon başkanlığı dahi alamamış vekiller. Bu yüzden konuşmasınıda aslında kimse dikkate almıyor. Hatta 5 dakika mola geldi diye ufaktanşekerleme yapanlar, önündeki kağıda cin ali çizenler, maillerini okuyanlar, hakkındaatılmış tivitlere bakanlar –#sakaciegemen-, &amp;nbsp;ihtiyaç molasına çıkanlar ya da bi sigaratüttürüp gelenler için bulunmaz fırsat oluyor bu konuşmalar. Bu yüzden o ortamdayapılan bir hata sizin bir dahaki seçimde seçilememenize kadar gidebilecekfelaketler zincirinin ilk halkasını oluşturmaya aday bir sürecin ilk adımıoluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;İşte, şahsı adına konuşma yapan vekillerden birisi sözalıyor, AK Parti Batman milletvekiliydi yanılmıyorsam.&amp;nbsp; Konuşmanın ilk dakikası uzun bir hitap; “başkanvekili, bakanlar, milletvekilleri, basın, ekranı başında -benim gibi- onu izlemetalihsizliğine denk gelmişler falan filan. Bir ara mikrofonunu düzelten meclisgörevlisine bakıyor. Adını hatırlasa onu da aradan çıkaracak. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;2. dakika meteorolojinin tanımı ve etkileri konulu kısa birders niteliğinde geçiyor. 3. Dakikada bütçe diyor. "Evet" diyorum "sonunda konuyadahil oldu galiba", ama hayır sevgili vekil bütçenin bildiğiniz iktisaditanımını yapıyor önündeki kağıttan. “Olsun” diyorum içimdeki Polyanna’ya göz kırparak, “belki debu zamana kadar tanımlayan olmamıştır”. Bu tanım ve bütçenin anlam ve önemiyle4. Dakikaya giriyoruz, sonra iktidarın iktisadi başarılarını öven 1 dakika dahavar önümüzde, bir saate bedel bir zaman dilimi geliyor bana. Sonra “o yanıpsönen ikaz ışığı mı?" diye soruyorum yanımdakine. İşte tam da o sırada tümsesler kesiliyor, bir huzur bir ferahlık bir sükunet. Allahım yaşamak ne güzel! &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sonuç olarak biz bu konuşmada bütçeye yapılmış bir katkı biröneri ya da ne bileyim imkânsız ama bir eleştiri göremiyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ben hala düşünmekteyim Batmanlılar bu adama niye oy verdi?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 16pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3881848705967496053?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3881848705967496053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/sahs-adna-zamanmz-calan-vekiller.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3881848705967496053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3881848705967496053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/12/sahs-adna-zamanmz-calan-vekiller.html' title='İktidarın İsimsiz Vekilleri Ne İş Yapar?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7171767907118421239</id><published>2011-11-21T20:23:00.003+02:00</published><updated>2011-11-21T20:34:19.837+02:00</updated><title type='text'>Ekşi Sözlük Kendi Eblehliğinin Kurbanı mı?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;Ekşi Sözlük'ün giriş sayfasında berbat bir Türkçe ve imla kurallarından bihaber bir bitiş cümlesi var "devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır." &lt;br /&gt;Sitenin kullanıcıları Ebleh kelimesini şöyle açıklamışlar: "dengesiz hareketler yapan, dengesiz konuşan, düşüncesiz ahmak (..)" &amp;nbsp;Sitede Peygamber Efendimize hakaret edenler -sarf ettikleri sözler itibariyle- tam da bu tanıma uyuyor.&lt;br /&gt;Şeyler içerden değişir oysa, başka bir deyişle, içerden bozulur.&lt;br /&gt;Bu kural, abuk sabuk bilgi kaynağı" Ekşi Sözlük için de geçerlidir.&lt;br /&gt;Düne kadar Ekşi Sözlük'te çiziktirilen hakaret ve saygızlığın artık sayfa kenarlıklarından taşıp, ekrana falan bulaşmış olmasına (gereksiz konularda bağırmaktan diyelim) sesi çıkmayan kişiler -en başta kendi yazarları- &amp;nbsp;kafasını gömdüğü kumdan çıkarıp "Ekşi Eblehliğime dokunma" diye telaş içinde sağa sola koşuşturmaya başladı.&lt;br /&gt;Ekşi hadsizliğin kapatılması, ya da reklamyok kampanyasındaki zamanlama manidar bulunabilir. No panic , &amp;nbsp;bu ülkede bişey olduğunda mutlaka manidar bir zamana denk gelir zaten. &amp;nbsp;Ergenlik sivilcesi patlamamış siyasi bilinçle paniklemenin alemi yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlüğe bu zamana kadar asgari bir güven vardı. İyiydi hoştu ilişkiler. Bu yüzden oraya gerektiğinde bilgi almak için girilir ve sağı solu kurcalamadan usulca çıkılırdı. O konuda ne yazılmış, bu konuda ne yazılmış diye şuursuzca, septik bir sörf ihtimali olmayacağına göre bu hakaretleri herkesin göremesi ve yazıldığı anda tepki çekmesi pek öngörülebilir bişey değil.&lt;br /&gt;Kaldı ki, Ekşi Arsızlıkta temel sorun "manidar zaman" değil, hakaret dolu saygıslık. Ortada Müslümanların Peygamberine yapılan bir terbiyesizlik varken Ekşi hakaretlerin susturulumasını istemeye gösterilebilecek en akil ve makul tepki "Bunu yapmak için neden bu kadar geç kalındı?" olması gerekirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden şimdi sorusunun aslında basit bir cevabı var: siz zamanında otokontrolünüzü yapmazsanız birisi gelir ve en umulmadık anda ya da onun tam da istediği zamanda sizi fabrika ayarlarına yollar. Çünkü bunun olmasını siz canı gönülden istediniz, ama farkında değildiniz. Farkına varmanız için birinizin nasırlaşmış duyarsızlığınıza cuvaldız batırmasıydı.&lt;br /&gt;Ekşi Dengesizliğe ayar çekmek, içindeki pislikleri temizlemek, yamulan taraflarına bir iki çekiç vurup düzeltmek daha makul olanı elbet ama öyle görünüyor ki hala özgürlüğün ne olduğunu -ki şu oluyor; kendine ve başkasına zarar vermemek şartıyla her şeyi yapabilirsin- i kavrayamamış bir yönetimin dümen suyunda kendini kapattırmak için şuursuz bir direniş gösteriliyor.&lt;br /&gt;Yani bugün o yazılanlar kalkmış olsa bile yarın başkalarının kişisel alanlarına hakaretler sürmeye devam edecek. Bu durumda -malesef- elimizde kalan tek şey Ekşimiş Özgürlüğün foseptik çukuruna dökülüp üzerinin kireçle kapatılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İsteyen Ekşi Sözlük'ü kapatabilir. Sağ üstte tuşu var" sloganını üstün hizmet madalyası gibi taşıyan yarım akıllı bir gruh var. İnsan biraz aptal olsa ne güzel söz diye hayran bile olabilir. Ama kaz-manın ayağı öyle değil malesef. Özgürlük bir başkasının özgürlüğünün sınırında biter. Hem ön koltuk hem cam kenarı olmaz. Zira iş isteyene kalırsa ortada isteyebileceğiniz bir durum olmaz. Mesela isteyen sözlük yazarlarının ağzını burnına bir kaçtane kapatabilir, desek hoş olur muydu? Onlarda üstte zira.&lt;br /&gt;Durum gayet basit aslında, kapatılsın denildiğinde bu kadar agrasif olanlar hakaret başkasına yapıldığında ne hissetmişti acaba? Bu sorunun cevabını verebildiklerinde ortada kapansın mı kapanmasın mı tartışması diye birşey kalmayacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7171767907118421239?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7171767907118421239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/eksi-sozluk-kendi-eblehliginin-kurban-m.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7171767907118421239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7171767907118421239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/eksi-sozluk-kendi-eblehliginin-kurban-m.html' title='Ekşi Sözlük Kendi Eblehliğinin Kurbanı mı?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4025320505834028516</id><published>2011-11-18T21:41:00.003+02:00</published><updated>2011-11-18T21:57:22.415+02:00</updated><title type='text'>Zamanın Külleri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;Kaç zaman geçmiş senle biryerlerde oturup&lt;br /&gt;İnce belli bardaktan birer çay içmeyeli.&lt;br /&gt;Yüzünde gamze gamze açan gülüşlerinle&lt;br /&gt;Sözleri balla kesip gülle beslemeyeli.&lt;br /&gt;Kaç zaman geçmiş ellerimden kayıp gideli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her biten şey gibi bitmedin sen aslında&lt;br /&gt;Giden sen oldun kalanı emanet hafızamda.&lt;br /&gt;Açtığın yaraları kapatsa da zamanın külleri&lt;br /&gt;Elbet bir dirilten vardır umut kılıklı ölüleri&lt;br /&gt;Çok zaman geçmiş seni umut etmeyeli. . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sen, var gibi dursan da geçmişin ufuklarında&lt;br /&gt;Sanma ki bir çınar gibi kök saldın topraklarımda.&lt;br /&gt;Ayağımda çürümüş bir pranga, yahut bir taş&lt;br /&gt;Bir eyvallahlık hukukun var sözlerimin sonunda.&lt;br /&gt;Çok sular akmış, yağmurlarında ıslanmayalı.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4025320505834028516?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4025320505834028516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/zamann-kulleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4025320505834028516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4025320505834028516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/zamann-kulleri.html' title='Zamanın Külleri'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8719631767144254399</id><published>2011-11-17T20:00:00.000+02:00</published><updated>2011-11-17T20:00:15.437+02:00</updated><title type='text'>Hayat Bize Benziyordu . . .</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu ışıklar sönünce&lt;br /&gt;Karanlık yanlarımızı saklıyorduk birbirimizden&lt;br /&gt;Ellerimizde riya hüzmeli fenerler tutuşturup&lt;br /&gt;Dikenli bakışlarımızla ve çıplak ayaklarımızla&lt;br /&gt;Dikenlere basmadan yürümeyi umuyorduk&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu, biz uslanmıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu bir çocuğun gözlerinde&lt;br /&gt;Elimizden alınan şekerlere ağlarken en başta&lt;br /&gt;Her şeye ağlamayı öğreniyorduk zamanla&lt;br /&gt;Elimize vurulup alınırken hayatlarımız&lt;br /&gt;Kaderimiz olurdu alkışı hak etmeyen alkışlarımız&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu, biz umursamıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu, uçurumun kenarında&lt;br /&gt;Düşmeden, düşmelerin korkusuna tutunuyorduk&lt;br /&gt;Görüş dediğimiz sığlıklarda boğulurken rüyalarımız.&lt;br /&gt;Altımızdan çekilip alınan dağlarda gölge arardık.&lt;br /&gt;Yalanları hakikat, gerçeği büyük yalan sayardık&lt;br /&gt;Hayat bize benziyordu, biz aldanıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8719631767144254399?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8719631767144254399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/hayat-bize-benziyordu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8719631767144254399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8719631767144254399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/hayat-bize-benziyordu.html' title='Hayat Bize Benziyordu . . .'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3826007877249920155</id><published>2011-11-01T20:38:00.001+02:00</published><updated>2011-11-08T22:07:21.457+02:00</updated><title type='text'>Şimdi sen orada bir yerdesin.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;Şimdi sen orada bir yerdesin ya&lt;br /&gt;Şimdi baktığımda görecek&lt;br /&gt;Çağırdığımda duyacak kadar yakın&lt;br /&gt;Bir nefes mesefesinde olmasa da vuslat&lt;br /&gt;Bir gönlü alacak kadar,&lt;br /&gt;Güneşim diyecek kadar burdasın.&lt;br /&gt;Fakat neden gitmiyor güneşin önündeki bulutlar?&lt;br /&gt;Bir yıldız kadar kayıp, bir sual kadar cevapsızsın.&lt;br /&gt;Şarkılarda kaybettiğin minik kız çocuğu&lt;br /&gt;Hangi yangında bıraktıysan orada bekler seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yanın uçurum bir yanın ben ve ellerin.&lt;br /&gt;Ellerin kendi duasına amin der gibi&lt;br /&gt;Yüzünü kapatır güneşten saklanır gibi..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3826007877249920155?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3826007877249920155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/simdi-sen-orada-bir-yerdesin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3826007877249920155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3826007877249920155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/11/simdi-sen-orada-bir-yerdesin.html' title='Şimdi sen orada bir yerdesin.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6314646257709762538</id><published>2011-08-26T22:14:00.006+03:00</published><updated>2011-08-26T22:34:03.165+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevda Kazaya Bıraktık'/><title type='text'>Biz Sevdamızı Kazaya Bıraktık.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Arada mesafeler vardı,&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok gitmek istiyordum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok gelmek istiyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Mesafeler yol değildi oysa.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Arada zaman vardı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;O saatini ileri alsa&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben geri gelsem biraz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaman beklemeyi bilmiyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Arada başka engel yoktu,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Olsa onu da yıkardık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaman ve mesafelere yenildik&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ve sevdamızı kazaya bıraktık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6314646257709762538?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6314646257709762538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/sevda-kazaya-braktk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6314646257709762538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6314646257709762538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/sevda-kazaya-braktk.html' title='Biz Sevdamızı Kazaya Bıraktık.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3550955233981093198</id><published>2011-08-26T22:11:00.001+03:00</published><updated>2011-12-31T11:33:40.471+02:00</updated><title type='text'>Sevda Kazaya Bıraktık.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Arada mesafeler vardı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok gitmek istiyordum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok gelmek istiyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Mesafeler yol değildi oysa.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Arada zaman vardı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;O saatini ileri alsa&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben geri gelsem biraz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaman beklemeyi bilmiyordu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Arada başka engel yoktu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Olsa onu da yıkardık&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaman ve mesafelere yenildi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ve bu sevda kazaya bıraktık&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3550955233981093198?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3550955233981093198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/sevda-kazaya-braktk_26.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3550955233981093198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3550955233981093198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/sevda-kazaya-braktk_26.html' title='Sevda Kazaya Bıraktık.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8413389098732933329</id><published>2011-08-20T19:09:00.001+03:00</published><updated>2011-08-20T20:13:55.647+03:00</updated><title type='text'>Twitter Gündemini Didikleme Denemeleri - 2</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yazmaya ara vereli bir hafta olmuş. Eni konu bir hafta. Benim için uzun bir zaman. İnsan sevdiği şeylere ara veriyorsa mutlaka mühim bir nedeni olmalı. Benim de var. Yeni işimin telaşı alışma süreci derken bir haftayı devirmişiz ve işte bu akşam yorgunluğa “ sen beni görmemezlikten gel bu akşam”&amp;nbsp; diyerek karşınıza çıktım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aslına bakarsanız bir yazarın niye yazmadığını açıklaması da saçma gelebilir tabi.&amp;nbsp; Ama bu bir sorumluluk duygusu, biraz sıkıcı da gelse&amp;nbsp; bunun söylenmesi taraftarıyım. Sorumluluk almayı öğrenme taraftarıyım büyük resimde. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;#filmisimleriniarmutladegistir&lt;/span&gt; başlığı nerden baksanız ilginç bir fikir. Zira armut gibi filimler izliyoruz son zamanlarda. Aslında izlemiyor yarıda bırakıyor desek daha anlaşılır olur. Tabi bahsettiğim Türk filmleri. Konu gayet eğlenceli oluyor Türk filmlerine armut eklemesi yapınca. Ama benim favorim Ramazan ayı düşünüldüğünde “Şeytan Armutta Gizlidir”. Tabi topiğin açılmasında yine de bir zamanlama hatası var.&amp;nbsp; Konuyu ünlü düşünür düşünür söyler Sibel Alaş’a ait bir özdeyişle kapatıyorum:&amp;nbsp; “Bi' dakika, neden film isimlerini armutla degistiriyoruz? Bir şey mi kaçırdım? Vaktimiz mi bol? Çok mu sıkıldık? Delirdik mi sonunda? Nedir?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; color: #444444; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt;Bu ülkede &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://twitter.com/#!/search?q=%23Nezamanbitecek" title="#Nezamanbitecek"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%; text-decoration: none;"&gt;#&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="hash-text"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%; text-decoration: none;"&gt;Nezamanbitecek&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; color: blue; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; color: #444444; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt;diye bir soru soru sormak kendini dalgıç kıyafetsiz derin sulara atmakla eşdeğer. Biri bitmeden diğeri başlayan dertlerin ülkesinde bir şeyin bitmesini beklemek saflık değilse aptallık bile sayılabilir. Kemiğe dayanan bıçaklara rağmen bitmeyen, bitirilemeyen, siyasilerin askerlerin ellerine yüzüne bulaştırdığı ve her seferinde de daha da içinden çıkılmaz bir hal alan terör için aynı soruyu sormaktan bıktık milletçe. Siyasiler ağzında laf gevelemekten intikam yeminleri edip sabah yeminini bin kere bozmaktan bıkmamışken bitmesinden umut etmek aptallık olur. Kimse terörü yazmasın bu ülkede, kimse teori üretmesin, çözüm şu demesin. Yazarlar ahkam kesmesin muhkem köşelerinden. Başımızda bu kadar beceriksiz varken bırakın terör sorununu çözmeyi ayakkabı bağımızı çözebildiğimize d+ edelim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt;Armut ye,dua et,sev.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; color: #444444; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11.5pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8413389098732933329?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8413389098732933329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/twitter-gundemini-didikleme-denemeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8413389098732933329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8413389098732933329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/twitter-gundemini-didikleme-denemeleri.html' title='Twitter Gündemini Didikleme Denemeleri - 2'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5169545328899208915</id><published>2011-08-11T12:27:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T13:35:18.391+03:00</updated><title type='text'>Vali Bey  Bunlardan Haberdar mı?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Nüfus Cüzdanımı değiştirmek için Osmaniye - Düziçi ilçe nüfus müdürlüğüne gittim. Oradaki isminin Dursun olduğunu söyleyen memur eski kimliğimdeki soğuk damgayı göremediği için benim resmi sonradan yapıştırmış olabileceğimi ve kimlikte tahrifat yapmış olabileceğimi bu yüzden muhtardan değiştirme belgesi almamı söyledi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aslında kimlikte soğuk damga belliydi, evet ilk günkü kadar net bir görüntü yoktu ama ışığa tutulduğunda görünüyordu.&amp;nbsp; “Bakın memur bey,&amp;nbsp; diyorum,&amp;nbsp; yani ne lüzumu var şimdi oruç oruç muhtara gitmenin, damga arka yüzde gayet net belli.”&lt;br /&gt;"Resmin üzerindeki görünmüyor” diye cevap veriyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“O kadar olsun artık diye üsteliyorum, Kimlikteki fotoğrafın aynısından bir tane de zaten sizde var, üstelik tüm nüfus bilgilerim de sizde. Sizin verdiğiniz bir kimliğin bana ait olduğunu siz bilemeyeceksiniz de beni ömründe ancak bir defa o da seçim günü görmüş bir muhtar nasıl bilsin, neye dayanak olarak bunu istiyorsunuz” diyorum. “Kardeşim sen olduğundan emin değilim” o yüzden istiyorum diye sert yapıyor.&amp;nbsp; Yani emmisi oğlu gelse, komşusu Fatma teyze gelse onları tanıdığı için damgaya falan bakmayacak. Bildiğiniz yokuş yapıyor.&amp;nbsp; Ya da en azından ben ilk başta öyle sanmışım. Beterin beteri de varmış.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Belgeyi araştırdığımda karşıma çıkan şey benim nüfus müdürlüğünde gördüğüm ağırlamadan daha farklıymış. İstenilen belge "nüfus cüzdanı talep belgesi" ki bu normal prosedür.&amp;nbsp; Yani "kimliğini değiştirmek isteyen her vatandaş muhtarlıkça düzenlenen fotoğraflı nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesi ve bir fotograf ile birlikte İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvurur." Tırnak içerisindeki ifade ilçe kaymakamlığının İnternet sitesinden alındı. (http:----www.duzici.gov.tr--default_B0.aspx?content=386) Oradaki her vatandaş ibaresi bildiğimiz herkesi ifade ediyor. Ayrım yapmıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu durumda insanın aklına bazı sorular geliyor: Bu normal prosedür ise yani her vatandaştan istenen belgeyse neden herkesten alınmıyor da bazılarına "damgayı görmedim, imzayı çıkaramadım" diye pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Madem bu standart prosedür neden nüfus memuru bunun standart prosedür olduğunu söyleyip benden belge istemiyor da beni potansiyel şüpheli gibi, sahtekar gibi, suçlu gibi "damga tam belli değil o yüzden muhtardan belge getir" diye aşağılamaya kalkıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Memurların vatandaşı aşağılamasıyla ilgili (kimlik hoşuna giderse değiştir, gitmezse sahtekar muamelesi çek muhtara yolla şeklinde)bir kanun, kanun hükmünde kararname ya da bir yasal düzenleme var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yoksa iç hizmet kitapçığında işine gelenin işini yap gelmeyeni muhtara yolla yokuş yap mı yazıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Muhtardan belge istemek yasal bir düzenleme ise her kimlik değiştiren vatandaştan "nüfus cüzdanı talep belgesi" isteniyor mu? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Belge istenmiyorsa kanun mu yanlışlık yapıyor memur mu ayrımcılık?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Mesela eşe dosta uzaktan tanıdığa kıyak çekilip onları yormak yerine, sorumluluğu üzerine alarak eşi dostu yorulmaktan kurtarıyorlar mı? (Kaymakamlık yazı işleri müdürü bunu neden sorun yaptığıma dair nasihat ederken neden üstüne sorumluluk alsın nüfus memuru, o da sorumluluğu muhtara bırakıyor demişti)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu konuda memurunuza bir yaptırımınız olacak mı yoksa bizim verdiğimiz vergilerle evine ekmek götüren bir memur bizi hala aşağılama denemeleri&amp;nbsp; yapmaya devam edecek mi, mesela başka bir dairede yasal prosedürü&amp;nbsp; işine göre değiştirilip bir rant kapısı falan yapılır mı, yoksa bu “benim memurum işini bilir anlayışı” değişir mi? Umutlanmalı mıyız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5169545328899208915?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5169545328899208915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/vali-bey-bunlardan-haberdar-m.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5169545328899208915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5169545328899208915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/vali-bey-bunlardan-haberdar-m.html' title='Vali Bey  Bunlardan Haberdar mı?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6543164697879423888</id><published>2011-08-10T00:48:00.006+03:00</published><updated>2011-08-10T12:39:15.428+03:00</updated><title type='text'>Twitter Gündemini Didikleme Denemeleri - 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bugünden itibaren farklı bir deneme yazmaya karar verdik. Ben, keyfim ve kâhyası bu amaçla iftar yemeğinde buluştuk. Ben dedim ki “Bulgur pilavının tuzu sanki biraz fala olmuş, bunu sahurda yemeye falan da kalkarsak fena halde susatır.” Keyfim araya girdi “Bırak pilavı sen türlüye fokuslan. Mercimek köftesinin tadına bak”. Kahya kahyalığını yapıp “Bak balık da var efendimiss ondan almaz mısınız” diyecek oldu, hemen sözünü kestim: “Bırakın uleeyn iftar sofrasında yemek muhabbeti mi olur, Afrika’yı düşünün, Somaliyi, Sudan’ı tefekkür edin, sms çekin, bağış yapın, bilinç kazanın, olmadı susun ve yemeğinizi yiyin, hem buraya bunları konuşmaya mı geldik? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Her günün sonunda TT olmuş konular hakkında birkaç cümlelik kelam edeceğiz kendi üslubumuz ve de fikriyatımızı katarak. En başından söyleyeyim sevgili –bir ara- okur, yazdıklarım kendimi bağlar, keyfimi kelepçeler, kâhyayı sorgular en fazla. Maksat güldürmek, güldürürken de öldürmek. Tüm abuk sabuk fikrisabitleri ve de düşünceleri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;“ankaraliolmakdemek&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; &amp;nbsp;behzat ç. Yi izlemek demektir heralde” cümlesine, cümle içerisinde geçen ‘herhalde’ belirsizliğinden daha net bir fikirle katılsam da imlası bu kadar berbat olan birinin izlediği dizi yorumundan kimse hayır beklemesin. Ankara’da Türkçe öğretmeni kıtlığı mı var? Ankaralı olmadığım için Ankaralı olmak konusunu teğet (teyet yazan da var, ben gördüm) geçmeden önce sırf içinde ismim geçiyor diye Tunalı Hilmi’de gezmişliğim var. Bir de Hüseyin Bağcı hocamın Vosvosuyla turlamamamız var ki Ankara caddelerinde, unutamam. &amp;nbsp;Oyun havaları mevzusuna hiç girmiyorum. Teğet , teyet, teyyt.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Turklereozgudavranislar &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;mevzusuna bir dalarsak işin içinden çıkacağımız konusunda şüphelerim var. Sahura kadar konuşsak bitmez, bayrama kadar konuşsak güncelliğini kaybetmez. Lakin konu hakkında yazılanları okurken “TT'dekileri toplayıp haber yapıp habercilik yaptım diyenler var” cümlesine takılıp kaldım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Haberciliği buraya indirgeyenler ne kadar habercilik yapmıştır da böyle bir yorum yapma hakkını kendinde bulur, hep merak etmişimdir.&amp;nbsp; “Adamlar yüz tane haber bulsun koysun, bir tane TT haberi geçsin sen de git tüm haberciliği iki TT’ye bağla. Koca koca gazeteler senin bir tivitine mi kaldı angut” diyesi geliyor insanın. Burada yazan twiti siteye koymak işin tuzu, biberi, çerezi, mezesi, fonda çalan Ferdi Tayfur şarkısı mesabesinde bile olamaz. Kaldı ki o TT’lerin birçoğu haberler sonrası oluşur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;“Buhayvanibulun&lt;/b&gt;” konusu en ciddi gündemlerden biriydi. Diyeceğim ama burnuma kötü kokular geldiği için bu TT’ye biraz mesafeli yaklaşıyorum. &amp;nbsp;&amp;nbsp;Beşiktaş bayan voleybol takımı alt yapı oyuncusu 19 yaşındaki Nurcan İbrahimoğlu’nun dayak yemesine ait tek bir satır haber, kınama ya da sahiplenme göremedim&amp;nbsp; &lt;a href="http://www.bjk.com.tr/"&gt;http://www.bjk.com.tr&lt;/a&gt; sitesinde .&amp;nbsp; Yetkili makamlardan bir açıklama gelene kadar konu askıda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kör ölürse badem gözlü olurmuş ama &lt;b&gt;&lt;i&gt;Arda Turan Atletico Madrid’e&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; transfer olunca Ardaya toz kondurmayan Galatasaray taraftarlarından bir anda Twitter’da ardaya veryansın etmeye, 10 numarayı hak etmedi demeye, “küfrederek izlemektense haydi aslanım deriz artık” itirafına kadar çeşitli ağırlıkta yüklenmeler gördük. &amp;nbsp;Bir Fenerli olarak Arda’nın bizi Avrupa'da temsil etmesi, fahri elçimiz olması (bak bu lafa da bayılırım) haliyle diğer fenerliler gibi beni de mutlu etti.&amp;nbsp; Neşeli tivitler atmamız da sırf bu yüzden. Ardında başka sebep aranmasın lütfen. Tamam Kadıköy’de bir galibiyet göremeden gitmiş olabilir, Türkiye Sinem Kobal’ın o fevkaladenin terasındaki oyunculuğundan mahrum kalacak olabilir, ama tüm bunlar katlanılabilir durumlar. Transferin Galatasaray’ın şikede adının geçmesinden sonra gerçekleşmesinden sonra arkadaşa gemiyi ilk terk eden muamelesi de çekmeyelim.&amp;nbsp; Hayırlısı diyelim geçelim. Şimdilik.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;İngiltere-Hollanda&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; maçının iptali çok konuşulurken İngiltere’de çıkan olayların bu gelişmenin sayesinde Twitter dünyasında fark edilmesi ya da daha sık anılmaya başlanması ilgi alanlarımızın ne kadar sağlıklı, ne kadar sığ olduğu konusunda ciddi doneler barındırmakta. Bu konuyu da sosyologlara paslayıp günü kapatmak niyetindeyim sevgili tivit atan okur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Elimizde kalan &lt;b&gt;&lt;i&gt;Engin Baytar&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; transferi Arda Turan’ın gölgesinde kaldığı için, &lt;b&gt;&lt;i&gt;Deniz Arman&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; konusu halihazırda pek de ilgimi çekmeyecek kadar sıradan olduğu için yazmıyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Winnie The Pooh&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; mezusunu da&amp;nbsp; yarına saklayalım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;O konu daha çok “su” &amp;nbsp;götürür.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6543164697879423888?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6543164697879423888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/twitter-gundemi-didikleme-denemeleri-1.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6543164697879423888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6543164697879423888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/twitter-gundemi-didikleme-denemeleri-1.html' title='Twitter Gündemini Didikleme Denemeleri - 1'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-860606778741801552</id><published>2011-08-09T01:53:00.002+03:00</published><updated>2011-08-09T02:24:23.688+03:00</updated><title type='text'>Aydın Dadı Değildir.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aziz&amp;nbsp; Nesin’i severim diyeceğim ama –popülizme el sallamanın, ısrarla mantion atmanın, pokelemenin alemi yok- şu cümleyi kurmuş bir kişinin nesini seveyim: “Bir gün bu memleketin yanağına öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim:&amp;nbsp; Notta şunlar yazılı olacak. Öyle güzel uyuyordun ki uyandırmaya kıyamadım!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Nesine tav olmuştur da başka ideolojilerin ülkesine kaçak işçi gibi, mülteci gibi, çürümeye yüz tutmuş, su almaya başlamış, batmak üzere olan bir fikrin yük gemisinin kokuşmuş ambarında kaçmak ister bir aydın. İnandığı için kalıp mücadele etmenin aydın olmanın ta kendisi olduğunun mu farkında değildir, öyle bir aydın olamadığı için mi bırakıp kaçmak istemektedir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Madem ülkede herkes üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi uyumakta –ya da uyutulmakta- o zaman aydınların onları uyandırma sırası gelmemiş midir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Tam da ülke karanlığa doğru giderken yani öyleyse, öyle düşünülüyorsa, bir aydının görevi ışığıyla o karanlığı yırtıp atmak değil midir?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sorular, sorular, sorular. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kaçmak korkaklara yakışır aydınlara değil. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aydın dadı değildir ki uyuyan halkına ninni söyleyip yanağına öpücük kondurup parmaklarının ucuna basarak oradan sıvışsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Diyerek bir virgül atıp devam ediyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aziz Nesin holiganlarının sosyal medyada&amp;nbsp; “Büyük usta ne kadar güzel düşünüp, ne kadar güzel söylemiş.” falan diyerek sözü ha bire paylaşmaları da ayrı bir zurna tıkanması.&amp;nbsp; Ki halkını kara mizahın figüranı yapacak kadar mizahtan da anlamayan bir aydına da ancak popusu artsın diye sözünü iki saniye kadar bile düşünmeden ha bire sağa sola savuran bir güruh yakışır. Bildiğin yakışır yani. Kınamamak lazım. Uyarmamak değil.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aydınlığınız bol olsun sevgili okur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;NOT: Eee n’apalım, bazılarının keyfini kaçırmak ve uyuşukluğunu almak da benim işim. Birilerinin yarasını kaşımayacaksak, yalpalayan kağnı tekerine tekme atıp düzeltmeyeceksek yazmanın da bir alemi yok.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-860606778741801552?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/860606778741801552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/aydn-dad-degildir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/860606778741801552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/860606778741801552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/aydn-dad-degildir.html' title='Aydın Dadı Değildir.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4915640192769545701</id><published>2011-08-06T23:16:00.000+03:00</published><updated>2011-08-06T23:16:22.545+03:00</updated><title type='text'>Yüzümde Göremeyeceğin Hüzünler Besledim</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yüzümde göremeyeceğin hüzünler besledim &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ruhumun en susuz, en kurak, en dönemlerinde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yalnızlığımı kalabalıklara sakladım kimse bulmasın diye&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ve kör bir testereyle kesip attım seni makûs talihimden.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Denize ulaşmadan kuruyan derelerin çiçekleri kadar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yüzümde göremeyeceğin hüzünler besledim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4915640192769545701?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4915640192769545701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/yuzumde-goremeyecegin-huzunler-besledim.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4915640192769545701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4915640192769545701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/yuzumde-goremeyecegin-huzunler-besledim.html' title='Yüzümde Göremeyeceğin Hüzünler Besledim'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5050652105199539972</id><published>2011-08-06T23:13:00.001+03:00</published><updated>2011-12-31T11:33:40.478+02:00</updated><title type='text'>Yüzümde Göremeyeceğin Hüzünler Besledim.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yüzümde göremeyeceğin hüzünler besledim,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ruhumun en susuz, en kurak, en dönemlerinde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yalnızlığımı kalabalıklara sakladım kimse bulmasın diye.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ve kör bir testereyle kesip attım seni makus talihimden&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Denize ulaşmadan kuruyan derelerin çiçekleri kadar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yüzümde göremeyeceğin hüzünler besledim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5050652105199539972?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5050652105199539972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/yuzumde-goremeyecegin-huzunler-besledim_06.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5050652105199539972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5050652105199539972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/yuzumde-goremeyecegin-huzunler-besledim_06.html' title='Yüzümde Göremeyeceğin Hüzünler Besledim.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1359802658193814827</id><published>2011-08-06T02:05:00.000+03:00</published><updated>2011-08-06T02:05:04.855+03:00</updated><title type='text'>Bir Yoğurtlu Kömbe Denemesi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Benim için tüm yemekler bi tarafa Yoğurtlu Kömbe bir tarafa desem abartmış olmam sanırım. Ki bunu değil bizim ailede, çevremde de bilmeyen yoktur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İtiraf ediyorum; evet zaafımdır, aç gözlü tarafımdır, iflah olmaz yanımdır, (Kömbeyi yiyip doyana kadar) yumuşak karnımdır .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-He4sd02BG1g/Tjx2RUkgMzI/AAAAAAAAE0U/eD-P7Ym7xPE/s1600/Yo%25C4%259Furtlu+k%25C3%25B6mbe.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="243" src="http://1.bp.blogspot.com/-He4sd02BG1g/Tjx2RUkgMzI/AAAAAAAAE0U/eD-P7Ym7xPE/s320/Yo%25C4%259Furtlu+k%25C3%25B6mbe.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yoğurtlu kömbeyle olan macerama başlamadan önce zihinlerinizde asılı duran “Yoğurtlu kömbe de ne ola ki?” sorusuna cevap vermeye çalışalım.&lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Şekil A.da görüldüğü üzere o bir hamur işi dünya tatlısı, sofralarımızın göz bebeği, aşkların en güzeli, sırma saçlı, ela gözlü dilberi, tatlı dillisi. . . Pardon ne diyorduk, tarifini verelim diyeceğim ama siz Google’dan aratıp bakarsınız artık. Zira her yapan da güzel yapamaz bunu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Osmaniye’nin vazgeçilmez yemekleri arasındadır kendisi. Aslında hem yemek, hem tatlı olarak da yenebilir, çayla da ayranla da yenebilir. Yanında salata da yiyebilirsiniz cacık da içebilirsiniz. Hiçbir ekstrayı garipsemez. &lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Özellikle eskiden Ramazan Bayramlarına has, tepsi tepsi hazırlanırdı. Hala da öyledir ama ağır bir misafir olduğunda ya da özel günlerde de yapılır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Benim gibi evde bir yoğurtlu kömbe hastası varsa zaman fark etmez tabi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Üniversite yıllarında okuldan tatile dönerken “yarın akşam evdeyim” diye arar eve haber verirdim. Bu açık bir mesajdı; &lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;yoğurtlu kömbe hazır olsun. Öyle de yaparlardı sağolsunlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ama dediğim gibi zaafımdır aynı zamanda. Bizimkiler ne zaman benden zahmetli bişey isteseler ya da abiler/ablalar davet etse evlerine, yoğurtlu kömbe kartını oynarlar. Ben her şeyi bırakır koşarım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Fakat yoğurtlu kömbe beni işimden de etmiştir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Askerliğin son günlerinde daha önce çalıştığım radyoda proğram yapan arkadaşım Kaan sürekli beni arayıp geldiğimde başlamam için ısrar ediyordu. &lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Ben de geldiğimde konuşuruz patronla diye geçiştirmekteydim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Askerlik dönüşü yeni bir iş aramaktansa dönüp hemen işe başlamak mantıklı gelmiş ve Kağan’a sen bi konuş patronla demiştim.&lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;O günlerde gerçekten radyo yeni bir elaman da arıyordu,&lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ama ben daha önce radyodan çıkarken bazı şartları iyileştirilmediği için çıkmıştım ve dönüp beni işe al da demedim. Teklifi oradan bekliyordum. Fakat Kaan, üzgün bir yüz ifadesiyle geldi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“Yok, abi dedi, ben konuyu çıtlattım ama adam seni istemiyor.”&lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;“En son sorunlu ayrılmıştık istememesi normal” diye onayladım. “Yok dedi, ondan değil de başka bir şey var, Yoğurtlu Kömbe.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben şaşkınlıkla ona bakarken o iflah olmaz gerçeğimi yüzüme tane tane söyledi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“Her akşam canlı yayında Yoğurtlu kömbeden bahsediyormuşsun, adam bu yüzden seni istemiyor.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1359802658193814827?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1359802658193814827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/bir-yogurtlu-kombe-denemesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1359802658193814827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1359802658193814827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/bir-yogurtlu-kombe-denemesi.html' title='Bir Yoğurtlu Kömbe Denemesi'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-He4sd02BG1g/Tjx2RUkgMzI/AAAAAAAAE0U/eD-P7Ym7xPE/s72-c/Yo%25C4%259Furtlu+k%25C3%25B6mbe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1570085171060068657</id><published>2011-08-04T18:09:00.003+03:00</published><updated>2011-08-05T02:12:12.372+03:00</updated><title type='text'>Bırakın Çokeşliler Yasal Üresin.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dün akşam Tükiye’nin en stepne Televizyon kanlı Star’da son zamanların hop orada, pat şurada, çat nerde olduğu belli olamayan ve zap yaparken her an bir kanaldan ya da olmadı televizyon sehpasının altından çıkacakmış gibi duran Bir Ankara oyun havası Rasim Ozan K. ve ekürisi&amp;nbsp; ;&amp;nbsp; (Hilal C. karşısındaki “şu kadının ağzına iki tane çaksam” duruşuyla) takdirlerimiz kazanan fakat sonradan -anladık ki - her bayan konuğu için aynı hislere sahip olan Berna Laçin ikilisinin kum torbası kıvamındaki kurbanı pardon misafiri Sibel Üresin’miş.&amp;nbsp; Rasim Ozan K. kışkırtmış, Berna Laçin çıldırmış reyting tavan yapmış falan filan.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Popüler kültür her şeyi yok edebiliyor: din, siyaset, eğitim, sanat, kültür düşünceler,&amp;nbsp; duygular, aşk, sevgi, nefret, umut. . . Örneği sonsuza uzatabilirsiniz. Zira Popüler kültürün avuçlarına düşüp de oradan hasar, olmadı 2 metrekare hasır&amp;nbsp; almadan çıkan yok. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dün sadakatle bağlandığınız şeyden bugün bir çırpıda vazgeçebiliyor ya da bugün nefret ettiğiniz şeye yarın hayran olabiliyorsunuz.&amp;nbsp; Asla asla deme kuralını çatır çatır işleten, önüne kattığı her değeri kendine benzeten, benzetemediğini bir daha eskisi gibi olamayacak kadar hırpalayan ve aslında kendi kendini bin defa yok edip bin defa doğuran bir kültür popüler kültür. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bugün aldığınız şeyin 1 ay sonra modası geçiyor ya da daha üst modeli&amp;nbsp; çıkıyor. Bugün severek dinlediğiniz bir şarkıyı bir hafta sonra unutabiliyorsunuz.&amp;nbsp; Kapitalizmin kucağında en şahane günlerini yaşayan Popüler Kültür, sizi her şekilde tüketen bir varlık haline getiriyor. Bunun için acılarınıza ve tatminsizliğinize oynuyor.&amp;nbsp; Siz bir süre sonra her şeye evet ya da her şeye hayır diyebilecek, kulak memesi kıvama gelebiliyorsunuz. Eğer aklınızı başınızda tutma becerisine sahip değilseniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şimdi bu ikinci girişten sonra ikinci eş/çok eşlilik konusuna dönebiliriz.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çoğu kişi neyi tartıştığının bile farkında değil. İkinci eş kelimesini duyduktan sonra, kovanına tekme atılmış arı&amp;nbsp; ya da kıçına&amp;nbsp; şaplak vurulmuş boğa&amp;nbsp; gibi köpürüp saldırıya geçeneler&amp;nbsp; var.&amp;nbsp; Tartışmaların bu kadar hararetli geçmesinin temel nedeni herkesin tartışmaya bakış açısının farklı olmasından kaynaklanıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Birincisi, 2. eşe Doğu eksenli kadın – erkek tartışmalarının tamponuna sarkmış kalmış töre kalıbına sıkışmış kuma çerçevesinden bakanlar var.&amp;nbsp; Yasal olmadığı sürece kadınlar daha az ölecekmiş, dayak yiyecekmiş ya da daha çok kendi rızasıyla evlenecekmiş gibi.&amp;nbsp; Daha az kuma gelecekmiş gibi. Sanki doğuda bu işin yasal olup olmamasına bakıyorlar ve sizin pek feminist tartışmalarınız onların umurlarında oluyor.&amp;nbsp; “Kuması olmasını kabul etmeyip ayrılmak isteyince öldürülen bir kadın var” gibi tartışmaya en absürt yorumları getirenler de bu grup. Yasal olmadığı halde, öldürülmüş işte yasal olsa daha kötü ne olabilir, mesela derisini yüzüp Türk hava Kurumuna falan mı bağışlarlar? Nedir yani bu mevzuya römorktan sarkma, atlama durumları.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İkinci grup, Kadın-erkek eşitliğinden bakanlar.&amp;nbsp; Onlar erkeğe verilen böyle yasal hakka tahammül edemiyorlar.&amp;nbsp; Yoksa onlar da biliyorlar ki “zina yasal koruma altında bu ülkede”. Nikahla falan uğraşmadan istediğin kadar kimseyle ceviz kırabilir, mercimek ayıklayabilir, yiyişebilirsin ve kimse seni bırak suçlamayı ayıplamaz bile; hatta yeni aşklara açtığın yelkenlerine magazin rüzgarıyla ha bire hava pompalanır.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yani kadın kendini ezdiriyorsa nikâhlı da ezdirir, nikâhsız da. Hatta nikahsız acılı ezme yaparlar da&amp;nbsp; gece alemlerinde rakı sofralarının vazgeçilmez mezesi olduğunu iş işten geçtikten sonra anlarsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şimdi bir de olaya bunun dinde yeri yok falan diye zırvalayanlar, böyle bir din olmaz diye küfre balıklama dalan da var. İnkarın tatlı koynunda günlerce/aylarca&amp;nbsp; sabahlamayı seçen. İnkarının üzerine yeni reddiyeleri kuma getiren de var ki, peygamber neden birden fazla kadınla evlendi tartışmasını çıkaranlar da onlardı zamanında.&amp;nbsp; Hz. Alinin 4 kadınla evlendiğini bilmeyen Aleviler de aynı yanlışa balıklama dalanlardan. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben bu tartışma neden yapılıyor onu da pek anlamış değilim aslında. Zira popüler kültür insanlara öyle boş amaçlar vermiş ki, insanlar karşı olduğu şeyi tanımadan istemezük diye bağrışmaya başlıyor. Bu yüzden sen tartışmanın neresindesin diye soranlara cevabım: Ayet ve hadisler olur.&amp;nbsp; Basit olarak durum açıklanmış; Adil olmak şartıyla erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesine izin verilmiş. Bunu inkar etmek, insanı küfre götürür.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sibel Üresini izleyenler ona köpürmeden önce “Ben gerçekten neden buna karşıyım” diye kendine tekrar sormalılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zira bugün bu inkar pek bir popüler, yarın inkar ettiğini savunmaya başlayacaksın.&amp;nbsp; Demedi demeyin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1570085171060068657?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1570085171060068657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/brakn-cokesliler-yasal-uresin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1570085171060068657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1570085171060068657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/brakn-cokesliler-yasal-uresin.html' title='Bırakın Çokeşliler Yasal Üresin.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6762280498898456434</id><published>2011-08-01T02:45:00.005+03:00</published><updated>2011-08-03T15:53:50.830+03:00</updated><title type='text'>Mega Center Caprice Gold Camiine Cumaya Gitmek</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Biz kesinlikle şekilci bir milletiz. Resmi görürüz ama resmin kendisinden daha net duran HD kalitesindeki anlamına gözümüzü kapatırız. Kaparız ama tefekkür etmeyiz. İsme takılır, yüzükoyun düşeriz, sonra da “ulan böyle isim mi olur” deriz. Biz şekilden şekle girene de şeklen bakan bir milletiz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CM3BCTDrVsk/TjlEuHficXI/AAAAAAAAE0M/MbBRZ7MJ06I/s1600/03%25287%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="165" src="http://2.bp.blogspot.com/-CM3BCTDrVsk/TjlEuHficXI/AAAAAAAAE0M/MbBRZ7MJ06I/s200/03%25287%2529.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Mega Center Caprice Gold Camii ismi Türkiye’de bir ilk. Belki AVM içinde o AVM’nin ismiyle anılan mescitler ya da küçük camiler vardır, lakin böylesini Wikipedia arsanız bulamazsınız. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Mega Center Caprice Gold Camii" isimi öncelikle kendi içinde çelişkiler barındırıyor olsa da, Kapitalis ve Batı kültürüne ait çağrışımlar yapsa da, ilk anda ismini algılayana kadar üç istiğfar bir salavat getirecek zamanı heba etmemize sebep olacak gibi dursa da, tüm bunlara rağmen bir camiye böyle bir isim verilebilir mi? Bana olabilirmiş gibi geliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Zira bir Müslüman camiye o camiinin isminin güzelliği için değil ibadet etmek için gider. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Dini iftar ile sahur arasında televizyondaki dini programlardan öğrenmeye kalkıp sonrada o reyting mahsulü bilgiyle -isme takılıp- hep benzer replikleri söyleyen bozuk Korsan cd pardon Müslümanların aksine, siyer kitaplarında okuduğumuz, &amp;nbsp;mescitlerde yer bulamayıp da ön saftakinin sırtına secde eden sahabeleri hatırlarsak; tarlada, dağda, tepede, kaldırımda, karton kutular üzerinde, bankta ya da temiz olduğunu düşündüğü herhangi bir yerde, namaz kılan insanların ne yaptığını anlamaya çalışırsak huzurla ibadet etmek için şekilden çok daha farklı kriterler olduğunu anlayabiliriz. Diyerek o caminin isminden mizah üretmeye kalkanlara kapak yapma niyetinde değilim ama bazen bunu da birinin çıkıp söylemesi lazım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Yani şimdi oturup Süleymaniye Camii ile Mega Center Caprice Gold Camii arasındaki 7 farkı bulalımcılık oynamanın alemi yok. Hele konuyu İslam’ın kapitalizmle imtihan raddesine getirmenin de. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Ben bu tartışmaların içerisinde “Cumhuriyet’e tam yakışan bir manzarayla karşı karşıyayız” diye kinaye yapan aklı evvelin aklının bu kadar evvele gitmesine de bi hayli şaşırdım doğrusu. Mega center caprice gold ismi ile cumhuriyet kavramı arasında nasıl bir didişme, zıtlaşma, kan davası ya da siyasi bir hesaplaşma ihtimali olabilir ki? Yorulmak için yorum yapmak sadece aklı, yarım asır öncesinde kalmış köşe yazarlarına has bir yazar tıkanması değilmiş demek ki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;“Caprice'nin geçici heves geçici istek oluşu camii adında caprice için başlı basına bir kara mizah örneği değil mi?” diye soru yuvarlayan çok değerli abimiz Metin Uca’nın sorusunu 3 defa daha içimizden tekrar edip soru içindeki anlatım bozukluklarına takılmadan bu konuya da açıklık getirelim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;“Caprice” yani geçici heves, cami için bir metafor olarak kullanılacaksa “heves geçici Cennet kalıcı, hadi buyurun camiye!” sloganıyla sorun ters açıdan ters köşeye yatırılabilir, entelektüel Müslümanlar için.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Yine de bu cami isminin haklı olarak insanın içini gıdıklayan bir tarafı var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;“Bu bir PR çalışması mı, Cami otel ve AVM reklamını mı yapıyor?” diye bir soru da akla gelmiyor değil.&amp;nbsp; Fakat Yapılan basın açıklamasında “Mega Center ve Capris Gold müşterilerinin ibadetlerini yapabilmeleri için hizmete açılacak.” deniyor cami için. Bu açıklamadan sonra insanların niyetlerini sorgulamak da bize düşmez haliyle.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Son olarak arkadaşımı o camide namaz kılmaya davet etsem bu kadar uzun bir ismi nasıl telaffuz edebilirim diye derin endişelere gark olan sevgili okurlarıma da buradan çam sakızı çoban armağanı “Hadi cumayı mega sentır caminde kılalım.” cümlesini hediye ediyorum. Sorumlu bir yazar olarak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6762280498898456434?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6762280498898456434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/mega-center-caprice-gold-camiine-cumaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6762280498898456434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6762280498898456434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/08/mega-center-caprice-gold-camiine-cumaya.html' title='Mega Center Caprice Gold Camiine Cumaya Gitmek'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-CM3BCTDrVsk/TjlEuHficXI/AAAAAAAAE0M/MbBRZ7MJ06I/s72-c/03%25287%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7884961433164169377</id><published>2011-07-31T03:23:00.005+03:00</published><updated>2011-07-31T19:26:50.154+03:00</updated><title type='text'>İstifalara Soft Bir Bakış</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Nerede okudum bilmiyorum ama “Son yılların en sıcak günü” diye uyarmış meteorolojideki abiler/ablalar. (Tam da istifa edip bir yaylada emekliliğin tadını serin serin çıkaracak zaman.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Eskiden biz çok beğenirdik, “Meteorolojiden alınan hava tahminlerine göre. . .” &amp;nbsp;diye başlayan TRT’nin hava durumu sunumlarını. Ve haliyle inanırdık da. Sonra bir gün o meşhur abi çıkıp “Donsuz günler dilerim” deyiverdi soğuk bir kış günü. Donduk kaldık ekranın başında sayın seyirciler olarak. Sonra bir daha görmedik onu ekranlarda. İstifa etti diyen oldu, emekliye ayrıldı diyen de. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kendi mi istifa etti yoksa kurum sen artık dinlen falan mı dedi bilmiyorum ama bazı durumlarda ufak bir hata tüm doğruları götürebiliyor. &amp;nbsp;İnsanlar başarısız olduğunda ya da skandal boyutunda hatalar yaptığında, onurlu bir davranış sergileyerek o görevi bırakıyor. Tabi istifalar bazen bir tepki olarak da karşımıza çıkıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Her iki durumda da İstifa vaka olarak önem arz edebilir ama çalışma hayatında var olan, olagelen, olduğunda dünyanın sonu gelmeyen sıradan bir kavramdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sorun ülkemizde istifa müessesesinin pek işlemeyişinde ve biraz da farklı algılanışında yatıyor galiba.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Öncelikle istifa etmek, onurlu bir davranıştan ziyade “ulan ne halt etti de istifa etmek zorunda kaldı Allah bilir” imajını hala korumakta.&amp;nbsp; Zira&amp;nbsp;Türk siyasi tarihinin son 80 yılında&amp;nbsp;bu ülkenin altını oyanlar,&amp;nbsp;hamuduyla&amp;nbsp;götürenler, arsızlar, yüzsüzler; tüm yolsuzluklara rağmen koltuğuna zamkla yapışmış gibi kalmış, &amp;nbsp;istifa etmeyi aklının ucundan bile geçirmemiş. Diyelim.&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Biri istifa ettiğinde ise arkasında büyük bir baskı olduğunu gördük nadir örneklerde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Peki, neden istifa etmek bu kadar zor Türkiye sınırları içerisinde?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Başka ülkelerde istifa müessesinin tıkır tıkır işlediğini görürken bizde bunun olmaması bizim onlardan daha az onurlu olduğumuz &amp;nbsp;anlamına gelmiyor elbet. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu tartışılabilir bir durum ama belli makam ya da mevkilere gelen/getirilen ve sonra da bir takım yolsuzluklara, skandallara karışan “kişilerin” o skandal patladıktan sonra oraya gelmelerini sağlayan güçler/kişiler tarafından &amp;nbsp;“Daha işin bitmedi, diyetini ödemeden nereye gidiyorsun?” tehdidiyle istese de istifa edemediklerini düşünüyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu yorumdan sonra Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının istifalarını “Adamların emekliliği zaten gelmiş bu saatten sonra istifa etseler de her türlü giderleri var” demeye getirdiğimi düşünmenizi istemem ey sevgili okur, &amp;nbsp;bu bulanık görüntüsünden derin olduğu sanılan sığ sularda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarında istifanın bir tepki istifası olduğunu anlıyoruz. Kurum içerisinde bu olabilir gayet normal.&amp;nbsp; İşi, kendisini en kötüye hazırlamak olan bir kurumda 4 subayın istifası bir zaaf oluşturmaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Fakat Türkiye gibi istifa etmenin zor olduğu bir ülkede böyle pat diye Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının istifa etmesi akla haliyle başka sorular getiriyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Madem istifa etmek bu kadar kolaydı, terörle mücadelede onca şehit verilirken ve 30 yılda adam akıllı bir sonuç alınamamışken hangi büyük büyük nedenden hiçbir sorumlu subay istifa etmedi.&amp;nbsp; En son 13 şehidin verildiği hain saldırıdaki zaaftan sorumlu olanlar neden istifa etmedi de görevden alınmalarını beklediler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ya da bu istifa kararı neden 13 asker &amp;nbsp;şehit olduğu için değil de diğer subaylar hapiste diye alındı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şimdi başından beri istifa diyoruz ama aslında istifa falan da etmediler, bildiğimiz emekli olacak bu paşalar. Sonra Cherokee ciplere binip paşa paşa orduevlerinin en güzel nimetlerinden yararlanacaklar. Gittikleri yerde günler öncesinden hazırlıklar yapılacak, orduevlerinin genelde geceliği tek haneli rakamlarla ifade edilebilecek fiyatlarla tutulan süit odalarında kalıp emekliliğin keyfini sürecekler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şimdi bu generallerin istifası pardon emekli olmaları TSK’yı zaafa sürükler mi? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bence sürükler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu mevsimde Ordu evlerinde ya da Sosyal&amp;nbsp;Tesislerde&amp;nbsp;boş süit oda bulmayı siz kolay bir şey mi zannediyorsunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7884961433164169377?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7884961433164169377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/istifalara-gayet-soft-bir-baks.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7884961433164169377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7884961433164169377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/istifalara-gayet-soft-bir-baks.html' title='İstifalara Soft Bir Bakış'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2249527840581657762</id><published>2011-07-28T13:10:00.001+03:00</published><updated>2011-07-28T13:16:09.453+03:00</updated><title type='text'>Yolda Arıza Çocuk Halleri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Sabah Osmaniye’den İskenderun’a geçeceğim.&lt;br /&gt;Minibüs henüz boş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Tekerin üzerine gelmeyecek tek koltuklardan birini seçiyorum. Sabah erken kalkarak kaybettiğim bir saatlik uyku istihkakımı bu 1.5 saatlik yolda doldurmam lazım. Kimse rahatsız etmesin istiyorum.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Ne mümkün.&lt;br /&gt;Yollarda en çekilmez şey nedir derseniz hiç tereddütsüz huysuz çocuklardır, derim.&lt;br /&gt;İşte onlardan biri annesiyle içeri dalıyor. &amp;nbsp;Sinirli suratı ve aldırmaz hali benim uyku programımı ertelemem için yeterli neden değil.&lt;br /&gt;Annesinin oturduğu koltuğun yanındaki koltuğa kendinden emin pozlarda bir güzel yerleşiyor.&amp;nbsp; Seçimde yüzde 10 barajı yüzünden bağımsızdan seçilmiş vekillerin “Al işte buradayım ahanda bu koltuk benim” mesajı içeren koltuk pozunun iki beden üzerini düşünün siz. Demirel bile öyle kaykılmadı henüz hiçbir koltuğa.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Çocuk koltuğuyla duygusal bağlar kurarken, ben de sabah telefonun sesiyle bölünen o güzel rüyanın devam filmini izleyebilme umuduyla başımı koltuğa usulca bırakıyorum.&amp;nbsp; Bir süre sonra artık uyumaya hazırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam gözlerimi kapanmaya razı etmiş ve uykuyla aramada birkaç saniyelik zaman kalmışken birden “haayır” sesiyle kendime geliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum şu: Minibüs neredeyse dolmuş. Yani çocuğun oturduğu koltuk ve onun karşısında duran tabureyi saymazsak.&lt;br /&gt;Yaşlı bir teyze ve o teyzenin peşinden hiç ayrılmayan bir amca –ki kesin kocasıdır- &amp;nbsp;minibüse binmiş oturacak yer telaşındalar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Amcayı tabureye yerleştiren teyze kendine daha iyi bir mekân arıyor ki bunu bulması pek uzun sürmüyor. Çocuğun oturduğu koltuk kolay bir hedef onun için. Minibüs şoförü de koltuğa para vermeyecek bir çocuktansa koltuğun parasını fazlasıyla hak edeceği bir müşteriyi tercih eder bir bakışla teyzeye yol gösteriyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Anne minibüs baskısına maruz kalmamak için çocuğa, “oraya teyzen oturacak sen gel kucağıma otur” diyor. &amp;nbsp;Teyzenin kendine boş bir koltuk bulma operasyonu tıkır tıkır işlemeye başlıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Ama herkesin göz ardı ettiği bir gerçek var; ufaklık iflah olmaz bir arıza çocuk çıkıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Çocuk koltuktan kalkmak istemiyor. Annesi orantılı güç kullanıp çekip alıyor çocuğu kucağına.&lt;br /&gt;Ama çocuğun koltuk sevdası bitecek gibi değil.&lt;br /&gt;“Ben koltuğa oturacağım” diye annesinin kucağında patırdıyor.&lt;br /&gt;Anni önce güzellikle durumu izah ediyor, demek isterdim ama belli ki çocuk o güzellikle izah aşamasını çoktan aşmış tehditle sindirme döneminde.&lt;br /&gt;Hem de ne tehdit. Çocukların bir numaralı kabusu iğne.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; mso-line-height-alt: 10.5pt; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;-Sus artık yoksa iğne geliyor ha!&lt;br /&gt;Ama o da ne? Çocuk bu tehdidi pek de aldırış etmiyor.&amp;nbsp;Bağırma ve tepinmeleriyle minibüsü ayağa kaldırmaya devam ediyor. &lt;br /&gt;Belli ki zamanında kaç defa haylazlıkları karşısında benzer tehditler almış ve bunların gerçekleşmediğini görünce artık bu tehdidi de pek umursamamaya başlamış.&lt;br /&gt;Arsızlığın son noktası neredeyse.&lt;br /&gt;Anne bakıyor kendi tehdidi bir işe yaramayacak yeni stratejik ortak arıyor: “Teyze iğneci, susmazsan sana iğne vuracak” diye işkembeden tehdit yolluyor.&lt;br /&gt;Koltuğa oturmanın keyfiyle “İğne çantamda” diye annenin yanında saf tutuyor teyze.&lt;br /&gt;Çocuk “Vız gelir tırıs gider sizin tehdidiniz” kıvamında “koltuğa oturacağım” nidalarıyla kutsal direnişine devam ediyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #1c2a47; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Anne elindeki son kozu oynuyor. “Amca sana iğne vuracak.”&lt;br /&gt;Sağlık bakanlığı sokakta iğne falan mı dağıtıyor. Ne mendebur bir iğneymiş herkeste de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amca yani teyzenin taburedeki kocası bu savaşta annenin yanında olmak istemiyor.&lt;br /&gt;Onun bu krizi atlatmak için daha barışçıl bir çözümü var.&lt;br /&gt;Ya da daha stratejik diyelim.&lt;br /&gt;“Gel buraya otur” diyor, ikili taburenin yanındaki boşluğu göstererek.&lt;br /&gt;Çocuk bir teyzenin koltuğuna bakıyor bir tabureye.&lt;br /&gt;Alternatif bir koltuk onun isteğini karşılasa da amacına ters.&lt;br /&gt;Bu yüzden mecburen yenilgiyi kabul ediyor ama…&lt;br /&gt;“Hayır” diyor.&lt;br /&gt;Son tercih annenin kucağında kalmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim uyku mu? O gürültüde bir yerlere kaçtı ve yolun sonuna kadar bir daha uğramadı…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2249527840581657762?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2249527840581657762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/yolda-arza-cocuk-halleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2249527840581657762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2249527840581657762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/yolda-arza-cocuk-halleri.html' title='Yolda Arıza Çocuk Halleri'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3839476385044190787</id><published>2011-07-26T15:08:00.004+03:00</published><updated>2011-07-27T19:20:14.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köşe Yazıları'/><title type='text'>Amy Winehouse Vakasına Farklı Bir Bakış</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bir ikindi üzeriydi yanılmıyorsam. Okunan sela sesine endişeyle kulak kabarttık. Ölen sınıf arkadaşımdı. Daha gençliğinin baharında bir öğretmendi, bizim oraların gözde mesleklerinden yani. &amp;nbsp;İntihar ettiğini öğrendiğimizde ise şaşkınlığımız bir kat daha artacaktı. Zira bir borcu vardı ama bunu ödemesi için evi ya da arabasını satması yeterliydi. O kendi hırslarına kendini feda etmeyi seçmişti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Cesedi günler sonra bulundu. Kokudan oğluna sarılamamıştı bile annesi. İnsanlar burunlarını tutarak kaldırmıştı cenazeyi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sebep ne olursa olsun intihar edecek kadar bencil bir insan vefayı, güzel bir cenaze törenini bile hak etmiyor belki de. Ölen kendini kurtarmıştır ama peşinde bıraktığı, anne babasına, kardeşlerine, akrabaları ve dostlarına tarifsiz acılar vermiş, arkasında perişan olmuş insanlar bırakarak gitmiştir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Allah’ın verdiği canı Allah alır mevzusuna girmiyorum bile. Bana katılırsınız ya da katılmazsınız ama kendine ve en sevdiklerine, düşmanının bile yapamayacağı bir kötülüğü yapan bencil ruhların saygıyı hak ettiğini düşünmüyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4D_145v-B7Q/Ti84Wv7ryMI/AAAAAAAAEzY/0g93t4pENzI/s1600/amy-winehouse-before-drugs.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-4D_145v-B7Q/Ti84Wv7ryMI/AAAAAAAAEzY/0g93t4pENzI/s320/amy-winehouse-before-drugs.jpg" width="228" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yüzbinlerce hayrana sahip bir şarkıcı, bir rol modeli olarak &lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Amy Winehouse’un öleceğini bile bile aşırı dozda uyuşturucuya devam etmesi intihardan başka bir şey değil. (“O gece &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;içkinin yanında ecstasy, kokain ve ketamin isimli uyuşturucu maddeleri alıp daha sonra vücuduna enjekte ettiği eroinle sonunu getirmiş.” Sonunu getirmiş ifadesi, haberciye ait.) Aldığı yüksek dozu vücudunun kaldıramadığı vs açıklamalar, intihar değil demenin sevimli bir açıklaması sadece. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünyada, şartları ondan kat kat kötü olan milyonlarca insan var. Bir ekmeğe muhtaç yaşayan, açlıkla boğuşan, terör korkusuyla uyuyamayan, hayatında hiçbir hayaline kavuşamamış, aksine her gün daha kötüsünü görmüş insanlar yaşıyor yeryüzünde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Şimdi çıkıp bana kimse Amy’nin, bu onun tercihi ve dünyaya başkaldırısı, sebepleri vardı masalı anlatmasın. İntihar etmesi için birkaç sebebi varsa etmemesi için yüzbinlerce sebebi –seveni- vardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Oysa o, hayranlarını elinin tersiyle bir tarafa itti, uyarıları dinlemedi, annesinin yalvarışlarını, babasının çırpınışlarını kulak ardı etti. &amp;nbsp;Ve “Dünya umurumda değil” diyerek öyle bencilce ve vicdansızda bir ölümü seçti ki bir törenle gömülmeyi bile hak etmiyor belki de. Bilemeyeceğim, bu onu sevenlerin sorunu nihayetinde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fakat benim anlatmak istediğim konu bambaşka. Belki “su testisi” yorumu ağır gelmiş olabilir birilerine ama aslına bakarsanız bu vaka karşısında o yorum masum bir tepki bile sayılabilir. Zira testi, ne taşıyacağı suyu ne de yolu ve taşıyıcısını seçme şansına sahiptir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Amy vakasında “kırılmaya” giden sonda sorumluluğunun büyük bir kısmı ona ait.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Böyle bir vaka karşısında insanların bu durumu sanki &amp;nbsp;çok doğal bir şeymiş gibi, sanki trafik kazası geçirmiş, sahneden düşmüş başını çarpmış, kanserden ölmüş, kalp krizi geçirmiş, kırda koşarken ayağı&amp;nbsp; takılıp başını taşa çarpmış ölmüş gibi…, sadece üzüntüyle karşılamaları ne garip, ne acı. Bu nasıl bir umursamazlıktır, nasıl bir “o yaptıysa haklıdır” patentli hayran olmamalara doyamama halidir, bu nasıl bir beyin uyuşması, gözü kapalı kabullenmedir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ünlü bir yıldızın da sıradan bir ölümü olabilir oysa. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Onun sıradan olmayan hali, şarkıcılığı, starlığı vs. ne onun hatalarını görmemezlikten gelmeyi ne de bu hataları sıradan vaka olarak kabullenmeyi haklı çıkarabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Zira onun ünlü olması tüm bunların aksine bir sorumluluktur ayrıca. Onun her yaptığını taklit eden, haklı gören, ona benzemeye çalışan fanları ve hayranları için bu ölüm her şeyden önce örnek bir vaka olmalı. Ders alınacak, aynı hataya düşülmeyecek. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Medya mevcut davranış tarzının aksine bu olaydan sonra en fazla bunun üzerine eğilmeliydi bence.&amp;nbsp; Tıpkı sigara karşıtı kampanyalarda kullanılan, sonu gösteren resimler, videolar gibi bu ölüm, &amp;nbsp;uyuşturucunun ve alkolün insanı ne hale getirebileceğine en çarpıcı örnek olarak sıcağı sıcağına anlatılmalıydı insanlara. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Belki o zaman bir yıldızın ölümü başkaları için bir kurtuluş olabilir, anlam kazanabilirdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 19px; line-height: 21px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 19px; line-height: 21px;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Belki o zaman popüler kültür kendi kapısının önünü süpürmeyi öğrenebilirdi.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri, sans-serif;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3839476385044190787?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3839476385044190787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/amy-winehouse-vakasna-farkl-bir-baks.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3839476385044190787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3839476385044190787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/amy-winehouse-vakasna-farkl-bir-baks.html' title='Amy Winehouse Vakasına Farklı Bir Bakış'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4D_145v-B7Q/Ti84Wv7ryMI/AAAAAAAAEzY/0g93t4pENzI/s72-c/amy-winehouse-before-drugs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4974264443365187595</id><published>2011-07-24T02:29:00.003+03:00</published><updated>2011-07-24T13:34:21.044+03:00</updated><title type='text'>Bırakıp Gitmek Çok mu Zor?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Çocukluğumda okuduğum yazarları hala gazetelerin köşelerinde görüyor olmak insanı değişik duygulara gark ediyor. &amp;nbsp;Bazılarında seviniyorum, bazılarına mütemadiyen üzülüyorum, bazılarını görmeye bile tahammül edemiyorum, niye hala yazıyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hatta, medya patronlarının okura işkence çektirmek ya da bir an önce o gazeteyi okumayı bırakmamız için onları orada tuttuğu kanaati varayazacağım neredeyse. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Yaşlı insanlara mahkûm olmak güzel ülkemin makûs talihi olsa gerek, diyeceğim ama yaşlı politikacıları seçen de bizim halkımızdı yıllar yılı. Demek ki bizde de sendromlara doyamam durumu mevcut. Güniz Sokak sendromu da var misal, henüz adını komaya bile utandığımız. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Elbette ki tecrübe, çevre, &amp;nbsp;falan filan, bunun farkındayım ama bu kadar fazla tecrübe de insana temcit pilavı tadı veriyor Amcabey. Yazarın da zeki çevik aynı zamanda sadece 60 yaşını geçmeyenlerini görebilsek gazete sütunlarında fena olmazdı. Düşünün işte Cumhuriyet Gazetesi yazarlarını takip ediyorsanız kendinizi 80 yaşında hissetmeniz pek ala mümkün ki bunun psikolojik tedavisi de yok maalesef. &amp;nbsp;Yazının bir yerlerinde birden 10. Yıl marşı çalacakmış tedirginliğinde okumalar felan. &amp;nbsp;Tehlikenin farkında mısınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Türk gazetelerinde 60 yaşını devirmiş köşe yazarı sayısı 40’ın üzerinde ki bu sayı yüksek kalibreli köşecilerden seçilmiş olup, -dikkatinizi bu tarafa alayım- spor, tv, magazin vs. gibi diğer mahallenin yazarları bu istatistiğe dâhil edilmemiştir. Benim naçizane görüşüm bu yazarların yerini genlere bırakıp, bir sahil kasabasında toprakla uğraşmaları, olmadı anılarını yazmalarıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Tabi hemen burada bir şerh koyalım; 60’ın üzerindeki her yazar kötü yazıyor diyemeyiz. Mesela bir Engin Ardıç yazmayı bıraksın istemem. Onun mizahi tarzıyla yakın tarihi didik didik eden yazılarının bir benzeri henüz yazılamadı. Hakkı Devrimin de kalması taraftarıyım. Türkçe hassasiyeti için. Yavuz Donatı küçüklüğümden beri okurum, o da henüz yeri doldurulamayacak kadar farklı bir tarza ve siyasi iletişim yeteneğine sahip. Kararsız kaldıklarım arasında Fehmi Koru var ki; aslında bende yeri büyüktür. Onun yazılarıyla büyüdüm nerdeyse ama o da eski tadı vermiyor. &amp;nbsp;Hıncal Uluç ve Bekir Coşkun’u ben pek sık okumasam da hala onlarda bir şeyler bulan azımsanamayacak bir okur kitlesi var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;Okurun değişimi sevmeyeceği fikriyatına haiz köşeciliğin çınar ağacı mesabesindeki kana(a)t önderlerinin aksine genç yazarların gazetelere artı değer katacağı kanaatindeyim. (Kanatsa kanat, tüyse tüy, kılsa yumak, yumaksa kedi, uzar yani. ) “Ben çekilmem siz şimdi yapamazsınız, ortamı bilmiyorsunuz, kimseyi tanımıyorsunuz, okur da benim yerime seni görünce şaşırır, sonra gazeteyi bir daha okumaz,” demeye getirmeler, okuru da kendisi gibi hala değişmemiş sanmalar. Tamam yazmak ve bunu birilerinin okuması vs. tarifsiz ve de her mesleğe nasip olmayan duygulardır ama insan 'Rabbena'dan başka dua da bilmeli. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 115%;"&gt;İnsan, yanındaki hayat arkadaşından sıkılıyor ve evliliği canlandırmak için yeni atraksiyonlar arıyorken, &amp;nbsp;40 yıldır aynı yazarı okumaktan pek ala sıkılabilir. Ve bu durumu değiştirmek için de yazarın yapabileceği hiçbir şey yoktur. &amp;nbsp;Düşünsenize artık; yazının başlığına bakıp giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini gözünüzde canlandırabildiğiniz. Hangi noktalama işaretini yanlış kullanacağını, hangi kelime kalıbını kalemine doladığını, birazdan yazının içinde bir yerde kime sarmaya başlayacağını tahmin edebildiğiniz bir yazarı okumanın neresi heyecan verici olabilir ki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 140%; mso-margin-bottom-alt: auto;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 140%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 140%; mso-margin-bottom-alt: auto;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14pt; line-height: 140%;"&gt;Hala daktiloyla yazı yazıp Faksla yollayan, bir mail adresine bile sahip olmayan, 1930’ların Türkiye’sinde yaşadığını düşünen, &amp;nbsp;yeni şeylerden hazzetmemekle birlikte yeniliklere de köşesine sırtını dayayıp mütemadiyen ayak direyen yazarlar bilsinler ki kenara çekildiklerinde yerlerini dolduracak ve işini hakkıyla yapacak genç kalemler var.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4974264443365187595?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4974264443365187595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/koseyazarlar-neden-emekli-olmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4974264443365187595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4974264443365187595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/koseyazarlar-neden-emekli-olmaz.html' title='Bırakıp Gitmek Çok mu Zor?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3096495560391187046</id><published>2011-07-20T15:17:00.003+03:00</published><updated>2011-11-28T11:59:03.037+02:00</updated><title type='text'>Ahmet Hakan'ı Anlayamama Klavuzu 1. Cilt</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Sevin ya da sevmeyin, hayran olun ya da nefret edin, olmadı önce nefret edin sonra sevin ve birlikte köylerde pardon koylarda saklambaç oynayın, ama şunu kabul edin ki Ahmet Hakan Coşkun (Bundan sonra “Ahmet Hakan” olarak geçecektir.) farklılığını ilginç kılabilmiş bir kişilik, Türk köşelecilik endüstrisinden iletişim fakültelerine pas edilmiş harika bir muz orta, tez konusu olmaya aday bir vakadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Tabi insan bunları yazarken biraz içi acışıyor. Nerde o mazinin kah iskelesinde başı önde mütevazi mütevazi dolaşan kah sancağının dibinde ufuklara bakarak poz veren&amp;nbsp; cool&amp;nbsp; ve de daha dingin Ahmet Hakan; &amp;nbsp;nerde Twitter’ın &amp;nbsp;derin sularının sarhoşluğunda kendini kaybetmiş twitlemelere doyamayan, malzeme çıksın diye o bar senin bu Alaçatı benim, o tekne Gani Müjdenin - ona binemeyiz-, olmadı gidelim Cenk Eren’i izleyelim, yeni aşklara da yelken açalım&amp;nbsp; - Gani Abi çok inatçı çıktı, Ece’yi arayalım- modundaki Kendi Magazinini Kendin Yap-Sat AŞ. ceosu&amp;nbsp; hiperazzi Ahmet Hakan. Cümle uzamaktan kopacak nerdeyse.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Ben genel görüşün aksine Ahmet Hakan’ın (ki &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;bundan gayrı “ahmethc” olarak geçecektir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;) &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;muhafazakâr sağdan sola yapmış olduğu keskin manevranın sonucunda bu hale geldiğine katılmıyorum. Zira öncelikle bizdeki sol anlayış orijinal solun korsan yazılımı bile sayılmaz. Sonra, &amp;nbsp;çekirdekten yetişmiş Muhafazakarların dini vecibelerini terk etmesi her zaman ahmethc etkisi yapmıyor, yolunu şaşırmış bünyelerde. Kaldı ki ahmethc solculuğuyla değil soluk soluğa o gündemden bu gündeme zıplamasıyla meşhur bir medya kan-gurusudur. Ve kesesinde daima Twitter’daki yoldaşlarına en lezizinden bir makbule, olmadı bir melemen çıkartabilecek malzemeye sahiptir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Allah var Twitter’ın hakkını fazlasıyla veren ünlülerdendir kendisi. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;ahmethc’ın olmadığı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt; bir Twitter çaysız yenen simit gibidir. Yokluğunda bir şekilde idare edersiniz ama varlığı ayrı bir keyif katar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Aslında Twitter ’da ahmethc’ı (bilahare AHC olarak geçecektir.) popüler yapan şey “seni Allah kahretmesin” yaklaşımıdır.&amp;nbsp; Onu takip edenlerin ve yazdıklarına cevap verenlerin yarıdan fazlası ondan hazzetmeyenlerden oluşuyor olması bir paradoks değildir. Aksine tam da insan doğasına uygun bir durumdur. Zira insan sevmediği şeyi söylemeyi sever.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Bunun yanında onun takipçi kitlesi geçenlerde silikonlarını gösteren zanaat erbabından biraz farklılık arz ediyor. Genel olarak daha entelektüel diyelim, boşlukları siz doldurun. İşte belki de sırf bu yüzden biraz hiperaktif biraz da mazoşist bir yapıya sahip olan yazarı sosyal medyada enteresan twitler atmaya zorlayan neden de bu kitle olabilir mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;“Öz sürgününde garipsin, öz tatilinde parya.” &amp;nbsp;diye yazan ya da bir tivitinizi “sığ mı, derin mi, boy versek gelir mi?” diye saatlerce tartışan bir takipçi kitlesini sıradan mevzularla tutabilir misiniz? Tabi burada sıradan olmamaktan kastımız ilginçlik. Yoksa kimse ondan ne Serdar Kuzuoğlu gibi yeni haberler ne de Emre Uslu gibi derin analizler ve komplo teorileri bekliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Yoksa AHC takipçilerine pek de bir artı kazandırmıyor. Eğleniyor, eğlendiriyor, tartışıyor; dertleniyor yazıyor, sinirleniyor yazıyor, arada başı derde giriyor, bazen&amp;nbsp; “hadi uyuyalım” diyerek bir anne kan-guru şefkatiyle followlarının üzerini örtüyor, ama olmuyor uyku tutmadı deyip tekrar başlıyor yazmaya. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Görünen o ki Twitter Ahmet Hakan için vazgeçilemez bir alan olup çıkmış. Yoksa bazen öyle tepkiler alıyor ki her insanın ha deyince sindireceği ve kaldığı yerden devam edebileceği bir durum değil.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Yazıma AHC (mütemadiyen “O” diye geçecektir) &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;tarzı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;cümlelerle nihayet vermek istiyorum sevgili okur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O sadist olmayı beceremeyen bir mazoşisttir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O kaybettiği dinginliği coşkuda arayan bir hiperaktiftir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O acemi magazinlemeleriyle magazine gündem olandır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O alkışı da, ihaneti de aynı minval üzerine dizendir.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 18px;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O kapalı genç kızların Retweetcisi, akıncıdan bozma şövalyesidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O kara mizahı da fıtık edecek ayarsızlıkta kara mizahçıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O Twit yazmaktan tatilde yorulan yegâne insandır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;O ne etmişse bu post modern zamanlarda kendine etmiştir.&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3096495560391187046?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3096495560391187046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/ahmet-hakan-oldu-yasasn-ahmethc.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3096495560391187046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3096495560391187046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/ahmet-hakan-oldu-yasasn-ahmethc.html' title='Ahmet Hakan&apos;ı Anlayamama Klavuzu 1. Cilt'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8450206536416119849</id><published>2011-07-17T18:55:00.002+03:00</published><updated>2011-07-27T09:35:25.198+03:00</updated><title type='text'>Orta Sınıf Ünlülerin Twitter ile İmtihanı -1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: -14.2pt; tab-stops: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Twitter’ın sosyolog ve psikologlar için inanılmaz doneler barındırdığı su götürmez bir gerçek. Hatta felsefeciler, antropologlar, filoloji uzmanları, kardiyologlar, veterinerler, kabzımallar ve de nohut-pilavcılar için de öyle olabilir. Bilemeyeceğim artık.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-V0jXf9KjpA8/Ti-xhlEvVuI/AAAAAAAAEzc/h30Yw2C0gts/s1600/tweeties_free_twitter_icons1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://4.bp.blogspot.com/-V0jXf9KjpA8/Ti-xhlEvVuI/AAAAAAAAEzc/h30Yw2C0gts/s400/tweeties_free_twitter_icons1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Daha önce, sadece askerde gördüğümüz farklı insan türlerinin elit bir versiyonuyla burada hemhal oluyoruz hayretlerimizle. Bu durum biz sıradan insanlar için ne kadar hayret verici ve bazen de kimya bozucu etkiye sahipse, ünlüler söz konusu olunca birkaç kat fazla senkron kaymaları yaşatabiliyor. Yani en azından biz “Bu tanıdığımız ünlü şahsiyet hakkaten bu mu yoksa feyk mi?” diye düşünmeden edemiyoruz başta. Lakin alışma, kaynaşma ve enseye tokat aşamalarında ‘Evet bu gerçekten o ama o bu mu şimdi yani‘ ye kadar inebilen hayal kırıklıkları da olabiliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;“Orta sınıf kıvamındaki ünlüler” için Twitter fena halde bir sınanma yeri.&amp;nbsp; Tarkan, Sezen Aksu gibi best seller olmuş ünlü isimlere burasının katacağı çok fazla şeyin olduğunu düşünmüyorum. Hayransa hayran, sevgiyse sevgi, magazin gündeminin mantionlarında, RTlerinde, yer imlerinde ikametse ikamet.&amp;nbsp; Bol bol var en nihayetinde. Açtıkları hesapları da kimseyi takip etmeden kimseye cevap yazmadan sevgilerine sevgi hayranlarına hayran, RT lerine RT, PRlarına PR katıyorlar zaten.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Henüz sık ziyaret edilenlerde bir arsa, bir daire, olmadı bir dükkan&amp;nbsp; sahibi ünlü olmak için yemesi gereken birkaç fırın ekmek ve atlaması gereken birkaç leveli olan&amp;nbsp; “orta sınıf ünlüler “ içinse Twitter bulunmaz PR fırsatlarıyla dolu.&amp;nbsp; Hilal Cebeci örneği her ne kadar örnek sayılmayacak kadar abes bir durum olsa da üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Zira insan takipçi kazanayım derken, kendisi kaybediyor, iffetini yolda düşürüyor, saygınlığını paspas ediyorsa aklı yerine testosteronu ile hareket edenlerden kazandığının bir önemi olmuyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Bu fırsatı hakkıyla kullananlar var. Fakat Twitter okyanusunda pusulasını kaybeden,&amp;nbsp; rotasını şaşıran, bazen sert bir kayaya toslayan, bazen de suların dibine gömülenler de var. Twitter sosyal medya uzmanlarının üstüne basa basa vurguladığı gibi bireyler arasında dikey bir iletişimi değil, yatay ve eşitlikçi bir iletişimi sağlıyor. Bunun da anlamı şu; Dün sizin tepeden baktığınız sıradan insanlar Twitter içinde en az sizin kadar ünlü olma şansına sahip. Sizden daha fazla takipçi bulabilir ve sizinle eşit şartlar altında tartışabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Lube Ayar, ismet Berkan, Ahmet Tezcan, Cüneyt Özdemir,&amp;nbsp; gibi durumu çok iyi idare edenler, eğlenenler olduğu gibi. Twitter macerasında derin yaralar alabilenler, tökezleyenler ve buranın dayanılmaz hafifliğinin altında ezilen orta sınıf ünlüler de mevcut.&amp;nbsp; Bu biraz acemilikten biraz da Twitter’ın bu halinin pek farkında olmamalarından kaynaklanıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Geçtiğimiz günlerde bütün artistliği ve starlığı(!) orada tuzla buz olan;&amp;nbsp; “ İnsan yanına gelince tir tir titriyor, ama oradan sana “sen” diye hitap ediyor.” yakınmalarıyla hesabını kapatacağını açıklayan Demet Akalın. Mesela İclal Aydın gibi isteyen herkesi takip edeceğim deyip sonra üzerine gelen büyük dalgaları görünce followlamaktan bitap düşüp perişan olanlar. Ya da Sevdik Sevdalandık&amp;nbsp; şirinliğiyle ilgi toplayıp o ilginin gölgesinde kalan sözünü tutmayan üstelik bile bile “İnkar Ediyorum” kolaylığını seçen ünlü gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Melih Gökçek ve Erol Köse müthiş bir özgüvenle ve -genelde- büyük harflerle yazan ama kendileri eğlendiği gibi takipçilerini de bir hayli eğlendiren ilginç örneklerin başında geliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Fakat elimizde bir Ahmet Hakan örneği var ki onu anlatmak başlı başına bir yazı konusu.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Biraz bekleyin, onu da anlatacağım.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" class="MsoNormalTable" style="border-collapse: collapse; mso-padding-alt: 3.75pt 3.75pt 3.75pt 3.75pt; mso-yfti-tbllook: 1184; width: 100.0%;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8450206536416119849?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8450206536416119849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/orta-snf-unlulerin-twitter-ile-imtihan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8450206536416119849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8450206536416119849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/orta-snf-unlulerin-twitter-ile-imtihan.html' title='Orta Sınıf Ünlülerin Twitter ile İmtihanı -1'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-V0jXf9KjpA8/Ti-xhlEvVuI/AAAAAAAAEzc/h30Yw2C0gts/s72-c/tweeties_free_twitter_icons1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2178904034839232800</id><published>2011-07-11T02:46:00.001+03:00</published><updated>2011-07-11T14:27:30.056+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Üç Harflik Bir Hayalsin Sen Aşk'/><title type='text'>Üç Harflik Bir Hayalsin Sen Aşk</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben sevemem seni Leyla bakışlı yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kör olmuşum tığ kılıklı karanlıklarda&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yolumu kaybettiren beyhude sözleri var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Her gelen bir ateş yaktı ve gitti dağımda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Gözümde sönmüş bin volkanın izleri var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben göremem seni Leyla bakışlı yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben yağmuru buluttan önce görürüm yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bakma dilimin damağımın kuruduğuna&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sağnak sağnak yağarken içime sevda alevi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Batmadan kestirme yalanların patika çamuruna&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kulağımı tıkayıp avazım çıktığı kadar ıslanmışlığım var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çünkü ben yağmuru buluttan önce görürüm yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sen kaderi kaşın gibi çizgi mi sandın &amp;nbsp;yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Surlar çekilmiş nasipsiz, kurak &amp;nbsp;yazıma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çizgi çizgi&amp;nbsp; bozarım, yeniden dizdiğim cümleleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Rüzgar ölümü anlatır yıkılmayan kayalara&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Duymadığım şarkıları ezbere okumuşluğum var.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ve sen kaderi kaşın gibi çizgi mi sandın &amp;nbsp;yar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Üç harflik bir hayalsin, sen aşk ya da sen yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Boğazına buğday tanesi durmuş kuşlara&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Söylemezler hayallerimde kurduğum bahçeyi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu yüzden tek çivi çakmam vefasız duvarlara.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kırık bir&amp;nbsp; aynaya saatlerce bakmışlığım var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sadece &amp;nbsp;bir hayalsin, sen aşk ya da sen yar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2178904034839232800?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2178904034839232800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/uc-harflik-bir-hayalsin-sen-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2178904034839232800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2178904034839232800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/uc-harflik-bir-hayalsin-sen-ask.html' title='Üç Harflik Bir Hayalsin Sen Aşk'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1587183390677250014</id><published>2011-07-10T03:33:00.006+03:00</published><updated>2011-07-10T04:21:05.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Direnmek'/><title type='text'>Direnmek</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Toplanır gelir en kalabalık hasretler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kapanmaya yüz tutmuş yaralarıma &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Tuz basar hatıralar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bir filme bakar gibi hafızamda geçmişim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sana susamış sensizliği içmişim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yağmur damlası hüzünleri &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sabahı olmayan gecelerde toplarım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Parçalara böldüğüm çaresizliği&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Her sabah kapımdan atarım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yaslanırım kırılmaya yüz tutmuş ümitlerime.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hiçbir teselli merhem olmaz&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Eşkâli bilinmeyen dertlerime.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ağır, derin ve sessizce düşerim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Direnmek kendime direnmektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Direnmek delirmektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bilirim. . .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1587183390677250014?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1587183390677250014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/direnmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1587183390677250014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1587183390677250014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/direnmek.html' title='Direnmek'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-819940167920101840</id><published>2011-07-08T23:35:00.002+03:00</published><updated>2011-07-09T01:30:46.494+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şike'/><title type='text'>Şikeyi Değil,İçimdeki Şüpheyi Yazdım</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Aslında şike konusunda yazmayı düşünmüyor,&amp;nbsp; hatta sosyal medyada da bu konuda konuşmaktan kaçıyordum. Zira bu ülke, ne zaman kaldıramayacağı kadar büyük bir gündeme hapsolsa altından bir çapanoğlu çıkar. Şimdi ben, şike konusunda yazıp da o çapanoğluyla hapahap gelmeyi de istememem açıkçası. Mümkünse almayayım modundaydım. Ta ki &amp;nbsp;Ankara’dan bir arkadaşın arayıp; “Şikeden sonra çok düşünceli gördüm seni, o kadar çok düşündün ki iki kelam etmedin bu konuda.” diye sarı-lacivert akan damarlarıma siyanür gazı pompalaması üzerine şikeyi değil ama içimdeki şüpheyi yazmaya karar verdim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Bilen bilir, bahis ile şike; çayla simit, karpuzla peynir, Edi ile Büdü, Hilal Cebeciyle Banu Alkan gibidir. Birinin olduğu yerde değeri de mutlaka bulunur çoğu zaman. Şimdi futbolda şike var mı diye diye sormak, dünya yuvarlak mıydı yoksa altıgen miydi diye sormaktan daha saçma. Bu soruya da hayır yoktur diye cevaplamak ise dünya yamuktur sözü kadar manalı ama onun kadar da yalandır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Şikeye bulaşan vardır, bulaşması için zorlanan vardır, bulaşsam mı acaba diye düşünen vardır ya da neme lazım diye sadece oyununa bakan bulaşmayan da vardır ama şike gerçeği futbolun hatta sporun -biz her ne kadar istemesek de- gerçeğidir. Bu gerçek değişir mi? İddia sporun içinde olduğu sürece, dünya gaz ve toz bulutuna dönüp tekrardan yeni hali üçgene geçerse belki… Yani demem o ki birileri boncuk bulmuş gibi sevinmesin. Ya da “Allah Allah şike mi? Çok pis şaşırdım.” diye kimseyi kandırmasın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Fakat bu operasyonun, ligin en çok taraftarı olan takımının başkanına kadar gitmesi ya da oradan başlaması neresinden bakarsanız bakın kazın ayağı konusunda insanın içine şüphe tohumları ekiyor. Bu operasyon bir şike operasyonundan çok bir hesaplaşma gibi duruyor. Hedef, şikecilerin kramponlarını temizlemekten ziyade, bu bahaneyle Aziz Yıldırımı alaşağı etmek değilse, muhtemelen diziler sezon finallerini yapıp gittikten sonra psikolojisi bozulan Türk halkı için yeni bir heyecan yaratmak olmalı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Fenerbahçe’nin ligden düşürülmesi bu aşamada sadece sözde kalacak. Şöyle ki: öncelikle Süper lig için, Fenerbahçe’den mahrum kalmak “kambersiz düğün” etkisi yapacaktır. Zevksiz maçlar taraftarsız tribünler ve futboldan soğumuş büyük bir kitle.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Sonra işin ekonomik sonuçları fena halde can yakacağa benziyor. Özellikle iktidarın yeni dönemde böyle bir krizi isteyeceğini düşünmüyorum. Ne de olsa artık onlar usta.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Ve tabi en büyük sıkıntı, böyle adaletsiz bir soruşturmanın neticelerinin taraftar üzerindeki etkisi sokaklara sıçrayacak büyük tepkilere neden olacak. Bu ülkede bu kadar büyük bir sorumluluğun altına girebilecek bir hakim ya da savcı bilen var mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Bu yüzden gelişmelere geniş bir çerçeveden bakmak gerekir. Bana kalırsa bu operasyon daha büyük bir operasyonun, bir dizayn çalışmasının parçası. Hadisenin arka tarafında dönen gelişmeler vakıf değiliz fakat büyük resimde o kadar flu kısımlar var ki insan ister istemez derin şüphelere gark oluyor. &lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: #3d3b37; font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; line-height: 115%;"&gt;Hadi diyelim ki operasyon Aziz Yıldırım’a karşı da yapılmamış olsun, yine de içinde bulunduğumuz zaman, yani siyasi krizler yeni dönemdeki siyasi yapılanma ve yalpalanmalarda “bazı şeylerin” belki de gündemin odak noktası olması istenmiyordur. Kim bilir.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-819940167920101840?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/819940167920101840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/sikeyi-degil-icimdeki-supheyi-yazdm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/819940167920101840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/819940167920101840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/sikeyi-degil-icimdeki-supheyi-yazdm.html' title='Şikeyi Değil,İçimdeki Şüpheyi Yazdım'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7148165557658121924</id><published>2011-07-07T20:20:00.001+03:00</published><updated>2011-07-07T20:21:00.586+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişinin Hikayesi İsmiyle Başlar'/><title type='text'>Kişinin Hikayesi İsmiyle Başlar</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: -49.65pt; text-indent: 49.65pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;İtiraf edeyim, çocuklara verilen isimler, daha doğrusu o ismin arkasındaki hikâye her zaman ilgimi çekmiştir. &amp;nbsp;Mesela bir defasında Ali Can LAKOT&amp;nbsp; ismine takılmışlığım bile vardır. Bir çocuğa Alican diye hitap edilmesi sempatik gelebilir ama koca adama hala Alican demek komik. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Anne baba o sırada ne düşünüyorlardı, nereye gitmişti akılları, hangi çok çok çok büyük gerekçeyle çoğuna bu ismi verdi sorusunu manasızca sorduran isimler de var. Mesela ben “Pirinç” isimli bir teyze biliyorum. Bildiğin pirinç. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Kiraz, limon, çilek, gibi bir sempatisi olan meyve sebze isimleri varda “enginar” hangi akla hizmet konulmuştur, çocuk büyüyünce bu isimle nasıl yaşar diye düşünülmemiş midir merak ederim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Eskiden doğum kontrol müessesesinin, doğum kısmının gayet seriye bağlanmış şekilde uygulandığı ama kontrol kısmında fren sisteminin pek de çalışmadığı durumlar için &amp;nbsp;“Bu önlenemez yükselişe, bir dur diyelim artık” diye çocuğun ismini “dursun, yeter, durdu” koymalara doyamamalar varmış. Bir nebze bu kabullenilebilir bir durum. Zamanımızda gelişen teknoloji ve tıp sayesinde artık bu isimler tedavülden kalktı haliyle. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;“Okşan” gibi benim burada yazarken bile “Hay sizin gibi anne/babayı Allah bildiği gibi yapsın” diyesim geldiği isimleri hangi kategoriye koymak lazım, &amp;nbsp;karar veremiyor insan. Hiç duymadım ama nüfus kayıtlarında olduğunu okuduğum “Jandarma” isminin de hikâyesini bilmek isterdim açıkçası. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Bizim oralarda “Savcı” isimli bir amca var. Bu ismin hikâyesi şimdilerde dizilerden etkilenip çocuğa dizi kahramanının isminin verilmesine benziyor. Yalnız burada küçük, hikayeyi&amp;nbsp; güzelleştiren bir detay var. Efendim, bir zamanlar köyün birine bir savcı gelir. Savcı bildiğiniz karizmanın insan suretine bürünmüş hali, üstelik de oralarda kral mesabesinde bir etkisi var. Savcı bey ismi köyde yankılanırken, o sırada oğlu olan bir vatandaş bu yürüyen karizmadan etkilenir ve çocuğuna Savcı ismini koyar. Babanın bilmediği ise “savcı” bir erkek ismi değil unvandır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Bazıları kendi hikayesini kendisi yazar. Anadolu’nun bir köyünde kırklı yaşlarda 4 kişinin isminin Torun olduğunu öğrenmiştim. O dönemin modası olmalıydı bu isim. Ama içlerinde biri vardı ki onun ismi kadar lakabı da ilginçti: Şöyle böyle Torun. “Koskoca adama şöyle böyle denir mi? Ayıp değil mi?” diye saf saf sordum. Meğerse kazın ayağı öyle değilmiş. Bu Torun Amca, bir işi mutlaka yapacağına dair köylüyle iddialaşır, öyle hırs yapar ki ortaya kendi ismini koyar: “Bunu yapmazsam bana da Şöyle Böyle Torun desinler” der. Zaman gelir o iş olmaz. Ve tahmin ettiğiniz gibi, amcanın artık bir lakabı vardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Zaman artık eski zamanlara benzemiyor. Anne babalar çocuk daha doğmadan hatta bazıları işi abartıp temel atma çalışmalarından ya da evlenmeden önce bile çocuğun ismini belirleyebiliyor. Bu önceden isim belirleme olayı her zaman iyi sonuçlar doğurmuyor oysa.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Uzaktan bir tanıdık karısının ikinci çocuğa hamile olduğu müjdesiyle tatlı bir uykuya dalmışken rüyasında Ak Sakallı Dede’yi görür. Artık nasıl bir beklentidir &amp;nbsp;ne önlenemez bir istektir bilinmez ama rüyasına giren Ak Sakallı Dede ilk çocuğu kız olan ve ikincisinin oğlan olmasını bekleyen arkadaşa günün ikinci güzel haberini rüyasında verir. “Bir oğlun olacak oğul” der. &amp;nbsp;Bu sevinçle uyanan arkadaş, yemez içmez tüm çocuk isimlerini kitaplardan internetten tarar günlerce isim arar. Ve sonunda bulur da. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Fakat, iki ay sonra çocuğun cinsiyetini bir de Ultrason Dede’den öğrenmek isteyen baba eşini alıp hastaneye gittiğinde Ak Sakallı Dede’nin kendisini fena halde kandırdığını öğrenir. Bebek kız doğacaktır. İnsan bu hikayeden sonra Ak Sakallı Dede’ye de inanamayacaksa batsın bu dünya diyesi geliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Efendim siz siz olun doğmamış bebeye don biçerken pardon isim koyarken bir kez daha düşünün.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7148165557658121924?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7148165557658121924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/kisinin-hikayesi-ismiyle-baslar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7148165557658121924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7148165557658121924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/kisinin-hikayesi-ismiyle-baslar.html' title='Kişinin Hikayesi İsmiyle Başlar'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1535897178231236341</id><published>2011-07-04T18:32:00.005+03:00</published><updated>2011-07-06T02:22:44.068+03:00</updated><title type='text'>Bir Türkiye Gündemi Olarak Hilal Cebeci; Merak, Şaşkınlık ve Utanç</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Şike dolu bir Twitter sabahına uyandık Pazar günü. Yemin krizi, Ali ile Ayşe, Madımak, Cehennem Melekleri. . . Hepsini bir çırpıda TT çöplüğüne atacak yeni bir gelişme vardı artık. Gözünü üfelemeden Twitter’ı açanlar, okudukları karşısında “hala uyanamadım galiba, bi yüzüme su döküp geleyim”&amp;nbsp; diye lavaboya koşup tekrar baktıklarında, “Bu şike olayı haftanın bombası olur arkadaş “diye düşünüyorlardı artık.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Allah var, Türkiye’de Kavak Yelleri dizisi kahramanlarının sevgili değiştirmesinden daha hızlı değişen bir gündem olduğunu biliyordum ama Twitter’ın&amp;nbsp; bir Pazar gününde iki bomba gündemi göreceği aklımın ucundan dahi geçmezdi.&amp;nbsp; Ta ki gecenin bir vakti Hilal C.’nin&amp;nbsp; o –artık- meşhur “Before Bed” pozunu görme ve TDK’yı “biz bu millete hitap etmeyi bile öğretemediysek niye buradayız”&amp;nbsp; diye toplu istifaya sürükleyecek “pompiş” kelimesini okuma talihsizliğini yaşayana kadar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Bu ani değişen gündemler beni hep kıllandırmıştır.&amp;nbsp; Mutlaka daha önemli bir konuyu gündemin arka sıralarına yollamak için yapıldığını düşünür ve bir süre konuya mesafeli durur, soran olursa da biliyorum ama tanışmıyorum duruşumu korurum.&amp;nbsp; Lakin gördüm ki insan istese de bazı gündemlerden kaçamıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Pazar sabahına düşen şike bombasını bile bir çırpıda geride bırakan, Zekeriya Öz sayesinde yeniden hatırlamak üzere olduğumuz Ergenekonu hatırlamadan unutturan, Meclis başkanlığı seçimini sıradan bir grup toplantısına çeviren, çalışan kesimin haftalık mutat kabusu pazartesi sendromunu yer ile yeksan eden&amp;nbsp; Hilal C.’nin kendisi “keyfi ve kahyası” Twitter’da TT olmuşsa dünyanın başka bir ülkesine falan kaçılır, yeni arkadaşlar yeni takipçiler bulunur ve bir şekilde bundan kurtulur insan? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Fakaaat, ya malum şahsın malum yerleri worldwide TT olmuşsa nere kaçabilirsin artık? Ve işin en kötüsü, ecnebilerden biri çıkıp da “Why Hilal Cebeci'nin is trending, and 'memeleri' isn't?” diye sorduğunda verilebilecek bir cevaptan önce girilebilecek bir fay hattı, yeryüzü çatlağı var mıdır? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Merak ediyorum eskiden sağa sola bomba koyup, izinsiz moltoflu vs gösteri yarak,&amp;nbsp; siyasi ve dini çatışmaları körükleyerek, PKK’ya eylem yaptırarak gündem değiştirenler; &amp;nbsp;Hilal C. sonrası “Onca masraf yapıp, risk alıp bin bir çeşit komplo teorisi üreterek ülkeyi karıştırmaya çalıştık ne kadar aptalmışız” diye kafalarını duvarlara vuruyorlar mıdır? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Ben Türkiye gündemini böyle avucunun içine alıp ufalayan bir vak’a karşısında spontane gelişmiş bir durum mu yoksa özenle seçilmiş bir gündem midir hala karar veremedim.&amp;nbsp; Ama artık şundan eminim; pazar gününün bana öğrettiği bir şey varsa o da suni gündemden daha feci olanı Hilal C. gündemidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Konu yaz yaz bitmez elbet ama aklıma takılan bir detay var; onca masraf yapıp Türkçe Olimpiyatları yaptıktan sonra o çocuklardan biri kalkıp da arkadaşına pampiş diye hitap ederse ne olacak?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;http://twitter.com/hilmisili&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1535897178231236341?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1535897178231236341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/bir-turkiye-gundemi-olarak-hilal-cebeci.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1535897178231236341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1535897178231236341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/07/bir-turkiye-gundemi-olarak-hilal-cebeci.html' title='Bir Türkiye Gündemi Olarak Hilal Cebeci; Merak, Şaşkınlık ve Utanç'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6665072273298914431</id><published>2011-06-20T00:32:00.002+03:00</published><updated>2011-06-20T02:34:15.544+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eldiven'/><title type='text'>Eldiven</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Anadolu’da çok temiz çok nezih lokantalar bulabileceğiniz gibi, bazen kimi şehirlerde yemek yiyebilecek bir tane yer bulmakta zorlanıyorsunuz. &amp;nbsp;Hele de o şehre yeni gelmişseniz, yabancıysanız; “Birader burada temiz bir lokanta var mı?” sorusunu soramıyorsunuz kimseye. Adamın eşref saatidir ters bir cevap verir, sonra al başına püsküllü belayı. “Lokantalarımıza pis dedi, vurun…” Bir anda ne olduğunu bile anlamadan kendinizi bir linç grubunun ortasında buluverirsiniz. Yani durum o kadar da kötü olmasa da insan ayıp olur diye soramıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yine böyle bir durumdayım. Caddelerde fellik fellik temiz bir tıkınma yeri arıyorum. Saatler sonra tam da ümidimi kaybetmiş perişan halde bir fastfoodcunun önünden geçerken gözlerim işte o aradığım manzaraya odaklanıveriyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&amp;nbsp;Üzerinde aşçı önlüğü başında külahı ve ellerinde lateks eldivenleriyle o aranıp da bulunamayan aşçı figürü arz- endam ediyor kapıda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben çölde vaha görmüş bedevi gibi, daha sade bir dille anlatmak gerekirse –yeni açılmış mağzanın %80’lere varan indirimle sattığı ve birazdan bitecek olan teknoloji harikası ürünlerinden birini alabilmek için yemeden içmeden sabaha kadar mağza kapısında bekleyen ergenler gibi- kapıya saldırıyorum. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hemen en acilinden bir hamburger söylüyorum. Her ne kadar aç olsam da iflah olmaz titizliğim açlığıma el ense çekip meydan okuyacak kadar formunda. Siz açlıktan deyin ben titizliktendir o diye ısrar edeyim, öteki ‘neyse ney bana ne kardeşim’ desin, gözlerimi aşçıdan bir saniye bile ayıramıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aşçımız eldivenli elleriyle hamburger köftesini atıyor, eldivenle ekmeği ikiye ayırıyor, malzemeyi çıkartıp hazırlıyor, köfteyi ekmeğin arasına koyuyor ve servis ediyor. Hep eldivenle. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben bir yandan hamburgerimi büyük lokmalar halinde mideye yollarken, Anadolu’nun bu virane şehrinde böyle bir manzara, ne isteyebilirim daha diye şükrediyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ama mideme inen birkaç lokmadan sonra zihnime kan pompalanmış olacak ki gözümdeki perde bir anda iniyor ve kaçırdığım mini minnacık bir detayı fark ediyorum. Aşçımız kapıya çıkıp bir sigara yakıyor. Bu açlıkta dumansız hava sahasına takılmış olamam tabi, ben aşçının hala elinde duran eldivene takılıyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şükrü erteleyip hamburgere ters ters bakıyorum bir süre. &amp;nbsp;Ama o kadar acıkmışım ki bu minik detaya uzun süre &amp;nbsp;takılacak, eldiveni düşünecek durumda değilim. İşte tam yarısındayım hamburgerin. Bu defa bir el bezi alıp masaları silmeye koyuluyor bizimki. Eldiven hala elinde. &amp;nbsp;Hamburger de neredeyse bitmek üzere. &amp;nbsp;Ama bir türlü yutamıyorum, lokmalar ağzımda büyümeye, boğazımda düğümlenmeye, midemde oturma eylemi yapmaya başlıyor. Ayrana yükleniyorum ha bire.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son lokmayı büyük bir gayretle yuttuğumda eldivenle girdiği lavabodan eldivenle çıkıyor bizim hijyen abidesi. Anlıyorum ki o eldiven sabahtan beri elinden çıkmamış ve akşam mesai bitimine kadar da aşçının eliyle olan seviyeli birlikteliğine devam edecek. Bir ayran daha istiyor ve mikrop kırıcı niyetine kafaya dikiyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben bizimkinin lateksli eline hesabı teslim edip kendimi hızla lokantanın dışına atarken o işini yapmanın huzuruyla eldivenli elini yastık yapıp uyuma moduna geçiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6665072273298914431?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6665072273298914431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/06/eldiven.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6665072273298914431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6665072273298914431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/06/eldiven.html' title='Eldiven'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3725185813241440058</id><published>2011-06-12T15:12:00.001+03:00</published><updated>2011-06-12T15:12:55.173+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tercumanı Yok Ahvalimin'/><title type='text'>Tercumanı Yok Ahvalimin</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Tercümanı yok ahvalimin&lt;br /&gt;Ki ben de anlatamam derdimi.&lt;br /&gt;Belki ben de öğrenir miyim bilmem&lt;br /&gt;Kalemim kağıtlara söylese bildiğini&lt;br /&gt;Halimin lisanı farklıdır&lt;br /&gt;Farklıdır lisanımın da hali.&lt;br /&gt;Ki ben de anlatamam derdimi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3725185813241440058?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3725185813241440058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/tercuman-yok-ahvalimin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3725185813241440058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3725185813241440058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/tercuman-yok-ahvalimin.html' title='Tercumanı Yok Ahvalimin'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1050640808787788022</id><published>2011-06-12T15:12:00.000+03:00</published><updated>2011-06-12T15:12:03.135+03:00</updated><title type='text'>Gözlerin; Berrak, Sakin Bir Deniz.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Gözlerin; berrak, sakin bir deniz.&lt;br /&gt;Bakışınla saatlere çelme takarım.&lt;br /&gt;Unuttuğum tüm şarkıları hatırlarım.&lt;br /&gt;Titrer içim, üşürüm gözlerinde&lt;br /&gt;Yine onlarla ısınırım soğuk gecelerde&lt;br /&gt;Gözlerin; berrak, sakin bir deniz . . .&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1050640808787788022?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1050640808787788022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/gozlerin-berrak-sakin-bir-deniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1050640808787788022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1050640808787788022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/gozlerin-berrak-sakin-bir-deniz.html' title='Gözlerin; Berrak, Sakin Bir Deniz.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-803482425790158219</id><published>2011-01-09T15:18:00.002+02:00</published><updated>2011-01-09T15:20:00.128+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hesapsız Kaçışların Müvekkili'/><title type='text'>Hesapsız Kaçışların Müvekkili</title><content type='html'>Yarısı ısırılmış bir elma gibi&lt;br /&gt;Yüreğimi ısırdı sevdan&lt;br /&gt;Her kopuş gibi acılı gidişin&lt;br /&gt;Ama bu defa akmadı kan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zikzaklardan çam ağacı çizip&lt;br /&gt;Evler yaptığımız defterin&lt;br /&gt;Yırtılan son sayfasında bir kalp,&lt;br /&gt;İkiye bölünmüş ismimle ismin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir güvercin konardı camına&lt;br /&gt;Pencerendeki ekmekleri yerdi&lt;br /&gt;Soğuktu, çok durmaz, kaçardı&lt;br /&gt;Ben gibi, bütün gece beklemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyalarına girip bir gece&lt;br /&gt;Öptüm mü gamzelerinden&lt;br /&gt;Sorardım, kızarırdı yanakların&lt;br /&gt;Terler boşanırdı ellerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gidersen git unutma&lt;br /&gt;Saçına taktığım karanfili.&lt;br /&gt;Sen yüreğini temiz tut yeter&lt;br /&gt;Bu defa ben olayım&lt;br /&gt;Hesapsız kaçışların müvekkili..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-803482425790158219?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/803482425790158219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/hesapsz-kacslarn-muvekkili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/803482425790158219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/803482425790158219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/hesapsz-kacslarn-muvekkili.html' title='Hesapsız Kaçışların Müvekkili'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-538528586892512547</id><published>2011-01-07T15:13:00.000+02:00</published><updated>2011-01-07T15:14:33.902+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Ölmez'/><title type='text'>Aşk Ölmez</title><content type='html'>Yüzünden eser kalmamış zihnimin çerçevelerinde&lt;br /&gt;Anılar harabe bir duvar gibi düşmekte üstüme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç zaman geçti sensizliğin durağında, gelmedin&lt;br /&gt;Leyla mıydı, lale miydi neydi? Unutulmuş ismin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki eski bir resim bulur da hüzünlerinim diye&lt;br /&gt;Ne kadar ısrar etse de yüz vermem maziye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin yine de yoklar kalbimi düşünceler kervanı&lt;br /&gt;Bilirim aşk ölmez, silinse de o sayfadan adı ve sanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk ölmez de sen ölürsün, sensizlik de öyle&lt;br /&gt;Bir adın bile yok, gittin de ne kaldı geriye&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-538528586892512547?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/538528586892512547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/ask-olmez.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/538528586892512547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/538528586892512547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/ask-olmez.html' title='Aşk Ölmez'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5694983006947535794</id><published>2011-01-03T12:37:00.000+02:00</published><updated>2011-01-03T12:38:11.567+02:00</updated><title type='text'>Üç-Beş Nöbeti</title><content type='html'>Yar&lt;br /&gt;Sensizlik üç-beş nöbeti gibi,&lt;br /&gt;Sessiz ve soğuk.&lt;br /&gt;Özlemin takım takım,&lt;br /&gt;Manga manga gelir üstüme.&lt;br /&gt;Bir düdük çöker,&lt;br /&gt;Bir düdük kalkmaz hasretin.&lt;br /&gt;Her içtimada seni sayarım tek tek...&lt;br /&gt;Hiza ve istikametime bakarım,&lt;br /&gt;Ne karşımda ne de yanımda sen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüme yapışır, tüfeğimin kabzası.&lt;br /&gt;O an seni düşünemem,&lt;br /&gt;Yoktur şarjörümün hafızası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas duruşta gönlüm...&lt;br /&gt;Tekmilim adım memleketimsin,&lt;br /&gt;Kepsiz selamımda eğilmeyen başım,&lt;br /&gt;Solumda sabitimsin.&lt;br /&gt;Koğuşumda başımı koyduğum yastığım,&lt;br /&gt;Yemekhanede yediğim içtiğimsin.&lt;br /&gt;Tüfeğim omzumda,&lt;br /&gt;Sen yüreğimdesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözüm gezim arpacığım,&lt;br /&gt;25 metreden vurulduğum yarim,&lt;br /&gt;Gönderme sitemlerini,&lt;br /&gt;"Er mektubu görülmüştür" zarflarda.&lt;br /&gt;Asma yüzünü,&lt;br /&gt;Bensizken uzaklarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilmi İSİLİ&lt;br /&gt;15 Mart 2010 / Mamak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5694983006947535794?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5694983006947535794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/uc-bes-nobeti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5694983006947535794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5694983006947535794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/uc-bes-nobeti.html' title='Üç-Beş Nöbeti'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2275021423223055951</id><published>2011-01-03T12:20:00.001+02:00</published><updated>2011-01-03T12:20:57.061+02:00</updated><title type='text'>Senden Bana Kalan</title><content type='html'>Senden bana kalan&lt;br /&gt;Ne bir resim&lt;br /&gt;Ne kırık bir hatıra&lt;br /&gt;Donuk bir hüzün sadece,&lt;br /&gt;Kabuk bağlayan yara. . .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2275021423223055951?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2275021423223055951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/senden-bana-kalan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2275021423223055951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2275021423223055951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/senden-bana-kalan.html' title='Senden Bana Kalan'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2725311756658294348</id><published>2011-01-03T12:17:00.000+02:00</published><updated>2011-01-03T12:18:46.683+02:00</updated><title type='text'>Şiire Düşülen Notlar.</title><content type='html'>Yine düştün bu akşam aklıma&lt;br /&gt;Şaşarım seni hala düşünen kafama. . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstisnalar kaideyi bozmaz derler&lt;br /&gt;Seni istisna saydım bozuldu kaideler. . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzü İnsandır.&lt;br /&gt;Sureti de andırır insanı.&lt;br /&gt;Konuşunca anlarsın&lt;br /&gt;Öküz olduğunu söyler lisanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------&lt;br /&gt;Efkârımın yegane karı, seni düşünmek&lt;br /&gt;Çivi gibi hatıraları söken gecelerde.&lt;br /&gt;Bir işareti bin defa yormak,&lt;br /&gt;İmkana darılan ihtimallerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat dediğin senden öncesi ve senden sonrası&lt;br /&gt;Geride kalanıma silgi, geleceğime kalem ol. . .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2725311756658294348?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2725311756658294348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/siire-dusulen-notlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2725311756658294348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2725311756658294348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/siire-dusulen-notlar.html' title='Şiire Düşülen Notlar.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8915534199043458833</id><published>2011-01-03T12:16:00.001+02:00</published><updated>2011-01-03T12:16:32.164+02:00</updated><title type='text'>İstemezdim</title><content type='html'>Kör kurşun gibi gelip vurdu gözlerin beni&lt;br /&gt;Ki ben aslında, istemezdim gözlerinden ölmeyi. . .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8915534199043458833?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8915534199043458833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/istemezdim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8915534199043458833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8915534199043458833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/istemezdim.html' title='İstemezdim'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4763336182481924199</id><published>2011-01-03T12:12:00.001+02:00</published><updated>2011-01-03T12:14:57.244+02:00</updated><title type='text'>Senden Vazgeçmek. . .</title><content type='html'>Yıllar geçmiş, yıllar unutmuş kendi izlerini&lt;br /&gt;Yıllar uyutmuş kandırmış seni ve kendini.&lt;br /&gt;Ben unutmadım kanmadım, vazgeçmedim.&lt;br /&gt;Hatıraları silmedim asla, dün gibi hatırlarım.&lt;br /&gt;Hafızamda flu bir resim solgun son bakışın.&lt;br /&gt;Lakin sözlerin hala çınlar kulaklarımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevda içinde kıymetli bir yeri varsa aşkın&lt;br /&gt;Ben sevdadan aşkımı ayıkladım ve sakladım.&lt;br /&gt;Bu yüzden zihnimde dolaşır durur ayak izlerin&lt;br /&gt;Bu yüzden sadece senin için çarpar yüreğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen vazgeç başkası sansın avunduğumu&lt;br /&gt;Senden vazgeçmek doğramaktır umudu&lt;br /&gt;Vazgeçmek ölülerin duasının başı ve sonu.&lt;br /&gt;Ölsem şimdi vazgeçerim, unuturum aramam.&lt;br /&gt;Bir bakışta beni öldüren ve yaşatan gözlerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlık, acılar, hasret; yani sana ait her şeyim.&lt;br /&gt;Sen kadar benim, sen kadar yara, sen kadar derin.&lt;br /&gt;Bu yüzden güftesiz şarkıları lime lime doğrarım.&lt;br /&gt;Bu yüzden döner gelir gamzelerinde sabahlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girne 10.10.10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4763336182481924199?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4763336182481924199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/senden-vazgecmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4763336182481924199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4763336182481924199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2011/01/senden-vazgecmek.html' title='Senden Vazgeçmek. . .'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6929598185748545938</id><published>2009-09-04T23:05:00.003+03:00</published><updated>2009-09-04T23:25:08.676+03:00</updated><title type='text'>Nerede Kalmıştık. . ?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Uzun zamandır yazamadım, sizlerden ayrı kaldım, özledim, yazasım geldi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Konu çok zaman da var artık.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dostlar bilir, şiire ara verdim bir süre.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Arada dökülürse onu da yazarız ama daha çok kısa yazılarla burada olacağım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Arada bakarsanız bişeyler koymaya çalışacağım buraya.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hepinizi öptüm. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yanaklardan. . . &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6929598185748545938?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6929598185748545938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/nerede-kalmstk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6929598185748545938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6929598185748545938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/nerede-kalmstk.html' title='Nerede Kalmıştık. . ?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-9090914316838006073</id><published>2009-09-04T22:54:00.002+03:00</published><updated>2009-09-04T23:04:27.198+03:00</updated><title type='text'>Kazara Yazar</title><content type='html'>&lt;a href="http://galeri.internethaber.com/images/gallery/1214/22.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 470px; CURSOR: hand; HEIGHT: 313px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://galeri.internethaber.com/images/gallery/1214/22.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Söz Yerel gazetelerden açılmışken yerel gazetelerin yazarlarına da dokunmamak olmaz.&lt;br /&gt;Hoş onların dokunacak bir yerleri kalmamış. Çürüyen birkalem gibi neresine dokunsanız dökülüyor.&lt;br /&gt;Bir kız var şehrin gazetelerinden birinde yazıyor. Hayır aslında yazmıyor. Bir haberi copy/pasta edip köşesine koyuyor altına iki teşekkür bir güzellemeyle kapatıyor köşeyi.&lt;br /&gt;Hani nerde bir giriş bir gelişme ve bir sonuç. İçerik yok ki üslup olsun.&lt;br /&gt;İnsan kendi kendine “Bu kızcağızın burada ne işi var?” diye soruyor. Sonra bir cevap bulamıyor ve sorusunu geri alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazetemde yazdım durumu. Kızı bir daha o gazetede yazdırmadılar.&lt;br /&gt;İyi yaptılar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-9090914316838006073?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/9090914316838006073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/kazara-yazar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/9090914316838006073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/9090914316838006073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/kazara-yazar.html' title='Kazara Yazar'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4547450703795912449</id><published>2009-09-04T22:40:00.002+03:00</published><updated>2009-09-04T22:49:51.365+03:00</updated><title type='text'>Gazetecilik - cilik -culuk - cuk</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.emekdunyasi.net/upload/data/gazeteci_1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.emekdunyasi.net/upload/data/gazeteci_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ulusal basında işler nasıl yürür bilmem. -Bilmek de istemem. Ya da bilirim de bilmememzlikten gelirim.-&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yerel basında işler pek yürüme safhasında değil henüz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İmekleyenizmiz var. Çöt çöt yürümeye çalışanımız, yalpalayanımız var. Sürünenimiz var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gazeteciliği belediye başkanı yalakalığı, siyasilerin şaklabanlığı, onun bunun atraksiyon amirliği sanan zümrenin içinde dürüst haber yapmak delilik. Düpedüz delilik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Zira esaslıbir röpörtajın bir kaza haberinden daha fazla ilgi çekmediği bir kentte gazetecilik yapmak nereden bakarsanız bakın kendi kendiniz kandırmak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama yapıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir süre daha bu iş öyle değil böyle yapılır demeye çalışıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Görmeyen gözlere kalem sokmaya devam edeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Olmadı gazeteyle kafasına falan vururuz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ya da bu şehri de terkederiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gazeteciliği ve yazmayı değil. . .&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4547450703795912449?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4547450703795912449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/gazetecilik-cilik-culuk-cuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4547450703795912449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4547450703795912449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/09/gazetecilik-cilik-culuk-cuk.html' title='Gazetecilik - cilik -culuk - cuk'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5925102699300724181</id><published>2009-04-26T10:44:00.002+03:00</published><updated>2009-04-26T10:58:12.022+03:00</updated><title type='text'>Dinleyici (!)</title><content type='html'>Radyoyu sürekli arayan bir dinleyici var.&lt;br /&gt;İstek saati istek vermek için arar. (Makul)&lt;br /&gt;İstek saati isteğim ne zaman yayınlanacak diye tekrar arar (Hadi bu da makul, olsun)&lt;br /&gt;Mesaj isteklerinde telefonla arar,&lt;br /&gt;canlı bağlantıda arar canlı bağlantıya katılmaz,&lt;br /&gt;istek için arar, istek dışında her şeyden konuşur, duramaz biraz sonra tekrar arar.&lt;br /&gt;Aradığını unutur yine arar.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;iki gün rahatım, aramaycak. temiz bir fırça attım.&lt;br /&gt;Ama iki gün sonra duramayacak yine aramaya başlayacak...&lt;br /&gt;radyonun frekansını ve telefonlarını değiştirsek kurtulur muyuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5925102699300724181?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5925102699300724181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/04/dinleyici.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5925102699300724181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5925102699300724181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/04/dinleyici.html' title='Dinleyici (!)'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2152465667879562041</id><published>2009-03-22T22:35:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T22:39:49.029+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İçinden Zaman Geçmeyen Bir Zamanda'/><title type='text'>İçinden Zaman Geçmeyen Bir Zamanda</title><content type='html'>İçinden zaman geçmeyen bir zamanda&lt;br /&gt;İçinden hüzün geçmeyen yüzüne&lt;br /&gt;Bakıyorum. . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımı koymuş dizine&lt;br /&gt;Gamzelerinde yüzüyorum.&lt;br /&gt;Ruhuma ninni okuyor ellerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerin saçlarımda&lt;br /&gt;Dalıyorum rüyaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;İçinden zaman geçmeyen bir zamanda&lt;br /&gt;İçinde kelimeler hapsolmuş yüzüne&lt;br /&gt;Bakıyorum. . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımı koyup omzuna&lt;br /&gt;Ağlıyorum&lt;br /&gt;-ağlıyor muyum, yok canım!-&lt;br /&gt;Bir cevabın yok biliyorum&lt;br /&gt;Yanağımda dudağının izleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından bakıyorum.&lt;br /&gt;Mazi, film şeridi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----&lt;br /&gt;İçinden zaman geçmeyen bir zamanda&lt;br /&gt;İçinde kelebekler uçuşan ellerini&lt;br /&gt;Tutuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ağacın altında&lt;br /&gt;Bir battaniye gibi sararken gece&lt;br /&gt;Yıldızlara isim arıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinden zaman geçmeyen bir zamanda&lt;br /&gt;Biz acılara bahane topluyoruz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2152465667879562041?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2152465667879562041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/icinden-zaman-gecmeyen-bir-zamanda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2152465667879562041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2152465667879562041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/icinden-zaman-gecmeyen-bir-zamanda.html' title='İçinden Zaman Geçmeyen Bir Zamanda'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6406258213058371163</id><published>2009-03-22T13:12:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T13:13:25.768+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süresiz. 16.12.2008'/><title type='text'>Süresiz.</title><content type='html'>Tenhada bekler haydudun hası hasmını&lt;br /&gt;Ne kadar nazik olsa da belli eder … kısmını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölü yıkayıcıların parantezlerine hapsolmuş&lt;br /&gt;Ölü taklidi yapar kediden bozma kasaplar&lt;br /&gt;Biz biliriz hangi gözde masum kanı donmuş&lt;br /&gt;Siz, kafanız kumda, o dışarıda, saf tutun saflar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz küçük hemzeyi izhara koşarken&lt;br /&gt;Biz vakfı mutlakta karar kılmıştık.&lt;br /&gt;Dağılırken göçmen kuşlar tellerden&lt;br /&gt;İbibiği gözünden vurmayı da bilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fareli köyün zurnacısının peşinde&lt;br /&gt;Kaç kedi heba oldu biz biliriz.&lt;br /&gt;Sizin göğsünüzde taşıdığınız resmi&lt;br /&gt;Ölü tavus kuşu kanadıyla çizen biziz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki delinin bir günde kazdığı kuyuya&lt;br /&gt;Üç yarım akıllı aletsiz dalar.&lt;br /&gt;Dört başı mamur yalanlar cennetinde&lt;br /&gt;Beşi bir yerde doğruya kim bakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İadeli taahhütlü iltifatlar merasında&lt;br /&gt;Birinin boz eşeğine kancık dedik.&lt;br /&gt;Anlatamadık dokuz çobana derdimizi&lt;br /&gt;Körlerin sağırlara sempatisini ne bilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvendiğimiz son dal koptu dibinden&lt;br /&gt;Nereye dönsem bütün başlar bedensiz.&lt;br /&gt;Sahte bahaneler devşirildi sahibinden&lt;br /&gt;Bu izin zamansız, anlamsız ve süresiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;!S!L!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6406258213058371163?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6406258213058371163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/suresiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6406258213058371163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6406258213058371163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/suresiz.html' title='Süresiz.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4117339152610235229</id><published>2009-03-22T12:58:00.002+02:00</published><updated>2009-03-22T13:47:55.157+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şuursuz vedalar kervanında..  17.12.2008'/><title type='text'>Şuursuz vedalar kervanında..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ScYlSr0ai1I/AAAAAAAAEDg/YC-j1HWa09o/s1600-h/kervan_sezgiler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5315977413087890258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 350px; CURSOR: hand; HEIGHT: 135px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ScYlSr0ai1I/AAAAAAAAEDg/YC-j1HWa09o/s400/kervan_sezgiler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu düşünce mevsiminin saçaklarına&lt;br /&gt;Henüz nisan yağmurları yağmamışken&lt;br /&gt;Zihinlerin açık denizlerindeki ihtimal rüyası&lt;br /&gt;Şuursuz fırtınalar kabusuna dönmemişken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dolunay gelmemişken güneşin önüne&lt;br /&gt;Döküldü namın tenimin kızıl yüzüne&lt;br /&gt;Sevebiliyorken, bakabiliyorken,&lt;br /&gt;Gözümü kırpmadan, saatlerce gözüne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eridi gamzelerinin şebneminde seherim&lt;br /&gt;Namerde çalan sözün son ezberim.&lt;br /&gt;Ölmedim, yenilmedim, eğreti kararına&lt;br /&gt;Nezaret kılıklı odalarda geçti nekahetim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabrımın sonu selamete ermedi sabahında&lt;br /&gt;Şom ağızlı sualler dolaşır yanı başımda&lt;br /&gt;Şişkin gözlerinin ağıt molasında vedam&lt;br /&gt;Giderim sensizliğin kör bozgununda&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4117339152610235229?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4117339152610235229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/suursuz-vedalar-kervannda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4117339152610235229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4117339152610235229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/suursuz-vedalar-kervannda.html' title='Şuursuz vedalar kervanında..'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ScYlSr0ai1I/AAAAAAAAEDg/YC-j1HWa09o/s72-c/kervan_sezgiler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4859942815114564832</id><published>2009-03-22T12:55:00.005+02:00</published><updated>2009-06-27T18:26:51.728+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gamzelerini de Yanına Al'/><title type='text'>Gamzelerini de Yanına Al</title><content type='html'>Uzun olacaktı gece… &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ScYnKpp3FYI/AAAAAAAAEDo/AcCZHGm0tv4/s1600-h/yalnizlik3nz6.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir demlik çay kadar siyah ve bir paket sigara kadar yalan aynı zamanda.&lt;br /&gt;Gece soğuk geçecek diyor meteoroloji.&lt;br /&gt;Onlar geceden ne anlar. Gece yüreğimi yakıp geçecek.&lt;br /&gt;Yalnızlığın şarkısı uzaktan usul usul duyulurken hüznü de önüne katıp gelir çaresizlik kılıklı pişmanlıklar. Birisi çaya döker içini diğeri sigaraya sarar bedenini.&lt;br /&gt;“Ben de unuturum” u söyler radyo. Ben unutamam.&lt;br /&gt;Unutmak nasıl bişeydir gözlerini, ruhumun sözlüklerine bakarım bulamam anlamını. Gidişin de anlamsızdı zaten deyip vazgeçerim anlam arama ritüellerinden.&lt;br /&gt;Zira sorular geceleri yalnız dolaşmazlar.&lt;br /&gt;“Herkes uykudayken ben neden patlak gözlerle bir çay bardağına bakıyorum” olur sol yanım. “Sebepsiz gidişlerin de bir sebebi olmalı, sebep ben değilsem ne” gelir çöker bir köşeye. “Gittiğinde kalbim ağrıyordu şimdi neden ciğerlerim ağrıyor, verem bir sevda hastalığımıdır” kendini tanıtır girerken kapıdan.&lt;br /&gt;Teker teker gelir sorular birden çullanırlar üstüme. Gamzelerine saklanırım. Gülüşün aklıma gelir dağılır sorular. Bir fotoğraf yollamışsın bana, gamzelerin yok orda. Ben nereye sığınırım artık. Kaç yalan bir gamze eder ruhsuzluğunun azabında. Sensiz iyiydik biz. Sensiz gamzelerin vardı. Şimdi dönmek neden. Sorsam bir sebebin yoktur yüreğime teslim mantığımın pek bi hassas kantarında.&lt;br /&gt;Gidişini kabullenmişken ve alışmışken ve inanmışken varolmadığın yalanına, içinden sen olan kaç gerçek değiştirir?&lt;br /&gt;Beni kendi halime bırak. Öldün de mezarına çiçek mi koydum, ardından ağladım mı, karalar mı gidim, gitmek istediğinde sorduğum soruların cevabını bile alamamışken geldiğinde sorgusuz sualsiz kabullenirim mi sanırsın? Mülteci kampına benzer bir hali mi var bu yüreğin?&lt;br /&gt;Her şey bıraktığın yerde değil. Kaç fil suratlı sualler dolaştı gittiğinden beri zücaciye dükkanımda bilir misin?&lt;br /&gt;Can parçalarımı toparlamaya benim mecalim yok. Senin ise ellerini keser bu yürek.&lt;br /&gt;Sen dokunma bana. Bırak böyle kalayım.&lt;br /&gt;Sen de öyle kal.&lt;br /&gt;Gamzelerini de yanına al.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4859942815114564832?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4859942815114564832/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/gamzelerini-de-yanna-al.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4859942815114564832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4859942815114564832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/gamzelerini-de-yanna-al.html' title='Gamzelerini de Yanına Al'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1553915692481104151</id><published>2009-03-22T12:55:00.001+02:00</published><updated>2009-03-22T12:55:54.111+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Kaç Yamalı Cümle'/><title type='text'>Bir Kaç Yamalı Cümle</title><content type='html'>Yamalı bir cümle dudağında&lt;br /&gt;Yar özlemlerini küle sarmış&lt;br /&gt;Kulağı çınlasın namert sancıların&lt;br /&gt;Geçmişin kucağında yarına sarılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni kaldırım taşları dizilmiş&lt;br /&gt;Hatıraların çukurları üstüne&lt;br /&gt;Ne olmuşta sürmeleri ıslak&lt;br /&gt;Sorsam bahanesi yok yüreğinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç kelime, birkaç soluk&lt;br /&gt;Asmadığım yüzlerim sorar hesabı&lt;br /&gt;Var git, yolun açık olsun&lt;br /&gt;Bu yüreğin de var, sabrının miadı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1553915692481104151?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1553915692481104151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/bir-kac-yamal-cumle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1553915692481104151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1553915692481104151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/bir-kac-yamal-cumle.html' title='Bir Kaç Yamalı Cümle'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8920196632690778973</id><published>2009-03-22T12:54:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T12:55:15.353+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dağılmalar...'/><title type='text'>Dağılmalar...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Nem.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağladığını yaka cebine koyduğu mendili bilir bir de burnunu çekiştirmesine rağmen kullanmadığı nezle ilaçları bilirdi.&lt;br /&gt;Hıçkırma isteğini yağmurlara tutunarak atlatır. Sorana da “Bu havalar mahvetti beni” derdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gam&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünmek ne kadar da eziyet verici bir işmiş. Kederler yumağından bir kazak bir de kaşkol örme fikri, zihninin muzip tarafının sana sunduğu bir hediye değilse, yakında yuttuğu hapların etiketinde “çöküş” yazacağını biliyor olman da bir şey şu zamanda. En azından mantığın kalbine “eyvallah” demiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kök&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kazma ve belki bir balta gerek. Giden kazmalığından gitmiştir düşüncesinin kaldıracında söküp atabilir mi unutmak istediklerini kalbinden ve zihninden. Zor olacak ama bu kış bu kadar kederle geçmez. Yakmak gerek hatıraları ve pişmanlığın alevinde ısınmak lazım bir süre. Sorun da süre. Bahar geldiğinde elbet sobaya ihtiyaç kalmayacak. Yakacak bir şey de. Kalmayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8920196632690778973?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8920196632690778973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/daglmalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8920196632690778973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8920196632690778973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/daglmalar.html' title='Dağılmalar...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8469340560622075995</id><published>2009-03-22T12:50:00.001+02:00</published><updated>2009-03-22T12:50:45.336+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eğer'/><title type='text'>Eğer</title><content type='html'>Gözlerini o yükseklerden alıp&lt;br /&gt;Bir baksan&lt;br /&gt;Tam karşında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni bulacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama eğer&lt;br /&gt;Bu hayat yolunda&lt;br /&gt;Böyle devam edersen&lt;br /&gt;Karşına çıkan ilk çukurunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini bulacaksın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra&lt;br /&gt;Başını taşlara vuracak&lt;br /&gt;Saçlarını yolacaksın&lt;br /&gt;Ne eski yerinde "sen"i&lt;br /&gt;Ne karşında o gün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni bulacaksın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak&lt;br /&gt;Sen benimle mutlu&lt;br /&gt;Hayattan umutlu olacaksın&lt;br /&gt;İşte o zaman birtanem&lt;br /&gt;İşte o zaman sen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Bulacaksın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8469340560622075995?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8469340560622075995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/eger.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8469340560622075995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8469340560622075995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/eger.html' title='Eğer'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6519613836009407896</id><published>2009-03-22T12:49:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T12:50:01.190+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Görücü'/><title type='text'>Görücü</title><content type='html'>Bayramdan sonra birkaç hafta memlekette kalır, kafamı dinlerim diye düşünüyordum. 19 tane yeğene sahipseniz bunu rüyanızda bile görmüyorsunuz.&lt;br /&gt;Zira bayramdaki yeğen istilasında uyumak dahi mümkün değil.&lt;br /&gt;Benim aksime annemin torun sevdası hala nasıl tavan yapar ve asla bitmez ve de tükenmez anlamış değilim.&lt;br /&gt;Zira bayram için memlekete geldiğimden beri ortalıkta dolaşan bir gelin adayı var ve ben bu muhabbetten her geçen gün biraz daha sıkılmaya başlıyorum.&lt;br /&gt;Uzaktan dıdının dıdısı bir akrabanın kız varmış da çok hamarat, çok akıllı, şöyle iş yapıyor, böyle kahve sunuyor muhabbetleri evde sıklaşınca baktım olmuyor, “e görelim bari” dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadisenin bana kız bulmaktan ziyade yaşlılıkta, tek düze giden hayatlarına hareket getirmekten ibaret bir olduğunu düşünüyordum. Fena halde yanıldığımı anlamam için gorucuusulü.com’a üye olmam gerekiyormuş.&lt;br /&gt;Aslında kızı merak ediyorum ama ufak ufak da kıllanıyorum. Çünkü kızın hamaratlığı -annemin tabiriyle- “cin gibiliği”, saygısı falan anlatıla anlatıla bitirilemiyor ama bir türlü güzellik vurgusuna gelinmiyor, bölgenin pardon gelinliğin –dilleri şimdiden gelinlik sıfatına alıştırıyorlardı- fiziki özellikleri hep ess geçiliyordu.&lt;br /&gt;Bu muhabbetin en enteresan notu ise; gelin adayının ismi. Bu kadar methedilen yere göğe XXL gelen gelin adayının ismini bir türlü hatırlayamıyor annem.&lt;br /&gt;“Pes yani”, diyorum anneme, “Nasıl unutuyorsun bu kadar önemli bir detayı?”&lt;br /&gt;Annem sözlerimdeki kinayeyi sezse de işi saflığa vuruyor.&lt;br /&gt;Ve Cuma günü geliyor, yengem babam annem ve ben “kız görmeye” gitmeye hazırız.&lt;br /&gt;“Ben gelmesem” diyorum. “Siz bir bahaneyle kapıya çıkarın, beğenirsem ilerleyen dakikalarda size katılırım”.&lt;br /&gt;Görücü meclisi bu teklifimi şiddetle ayıplıyorlar.&lt;br /&gt;Bir şey alıp almayacağımızı soruyorum, tatlı, pasta gibi. Madem bişey yapıyoruz usulüne uygun olsun. Adettenmiş, kıvrım tatlı alıyorum.&lt;br /&gt;Kızın babası ve yengesi karşılıyor bizi. Kız ortada yok.&lt;br /&gt;Bayramın beşinci günü olduğu için kolonya ve şekeri ikram ediliyor kızın yengesi tarafından. Kız hala ortada yok.&lt;br /&gt;Annem suyu da yengesinden istiyor. Ama durun, annem yengeye bi soru soruyor. İsmini. “Hep unutuyordum neydi senin adın” diyor.&lt;br /&gt;Çilink (jeton düşme sesi)&lt;br /&gt;Benim yenge sandığım kızın ta kendisi.&lt;br /&gt;Kendimle mukayese etmem gerekirse iki katımdan biraz fazla diyebilirim.&lt;br /&gt;Şaşkın şaşkın anneme bakıyorum. Annem bana bakmıyor. O kafasında başka şeyler kuruyor anlaşılan.&lt;br /&gt;Gelmeden önce kızı beğenirsem gözlüğümü çıkarıp sileceğime dair sözleşmiştik. Şifre buydu.&lt;br /&gt;Ben elimi gözüme bile götürmekten korkuyorum.&lt;br /&gt;Yengeme ııh işareti yapıyorum. Panik, kaçmalıyım. Zira annem bana bakmıyor. O benim beğenmeme ihtimalini aklından geçirmiyor bile.&lt;br /&gt;Yengemi çağırıyor yanına kızla konuş diye. Ben yerimde patırdıyorum ama bana bakan yok.&lt;br /&gt;Kızın hadiseden haberi oluyor. Engel olamıyorum.&lt;br /&gt;Kahve geliyor. “Allahım bir kurtuluş yolu”&lt;br /&gt;Telefonum çalıyor. Büyük yeğenler arıyor “nerdesin” diye. Dur sizi alayım deyip evden kendimi dışarıya atıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;!S!L!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6519613836009407896?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6519613836009407896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/gorucu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6519613836009407896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6519613836009407896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/gorucu.html' title='Görücü'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7388159877522149617</id><published>2009-03-22T12:48:00.002+02:00</published><updated>2009-03-22T13:42:17.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kırıntı. 18.12.2008'/><title type='text'>Kırıntı.</title><content type='html'>Garip bir ıstırap seninki ey yalnızlık sarrafı&lt;br /&gt;Kısık ateşte pişmez bu sevda çorbası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırıntı umutlar sokağında aradığın hayırsız bir kalp&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şehrin rengi ne zaman maviye döndü&lt;br /&gt;Gri ağıtlar buhranının çaresizlik nöbetlerinde&lt;br /&gt;Nerede ve hangi selvi boylu sevdiği için öldü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7388159877522149617?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7388159877522149617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/krnt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7388159877522149617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7388159877522149617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/krnt.html' title='Kırıntı.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1542289441031132635</id><published>2009-03-22T12:44:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T12:45:01.216+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şifonyer 18.12.2008'/><title type='text'>Şifonyer</title><content type='html'>Sabah abimin Garfield esprisinden anlamalıydım (Kediler camın önünde takılıyor bu sabah) kahvaltı mönüsünde ciğer de olduğunu.&lt;br /&gt;Henüz yeni kalkmış bünyelerde idrak kanalları tıkalı olabiliyor. Ya da nezle olduğumdan evdeki ciğer kokusunu alamamış da olabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki ihtimalde de ciğer sevmediğim için, her sabah kahvaltı sofrasına gelen ama kızartma gibi daha cazip seçenekler karşısında bir gıdım bile tadılmadan -bir sonraki kahvaltıda yenebilme ümidiyle- tekrar dolaptaki muhkem köşelerine çekilen zeytin çikolata gibi tali yiyeceklerle idare etmek zorundaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden kahvaltımı herkesten erken bitirip, çayımla birlikte balkonda sabah güneşinin keyfini sürmeye hazırlanıyordum ki içerdeki hararetli tartışma güneş ışıklarından daha çekici geldi. Zira annemle babamın klasik düellolarından biriydi ve bizim evde reytingi bi hayli yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gündem ne” diye işaret ettim yengeme ama yengem duvar. Anlaşılan benim kaçırdığım anlarda hararet yükselmiş ve karı-koca dışında ağzını açanın kabahat sahibi olacağı sürece girilmiş.&lt;br /&gt;Yani doğru zamanda gelmişim.&lt;br /&gt;“İki çekmeceye o kadar para veremem” diye sessizliği ilk bozan babam oldu.&lt;br /&gt;“iki çekmece?” diye abime “muhabbet ne?” göndermesi yaptım ama abim bekle gör bakışıyla benim gem vurulamaz merakımı 5 derece daha arttırmaktan başka bir şey yapmadı.&lt;br /&gt;“Çekmece değil koca dolap” diye müdahale etti annem.&lt;br /&gt;“Gardırop alsan anlarım ama n’apacaksın o çekmeceleri” diye üsteledi babam.&lt;br /&gt;“Elbiseleriniz ortalıkta fink atıyor”&lt;br /&gt;Annem bir tartışmada “fink” sözcüğünü kullandıysa aslında maçın galibi bellidir. O çekmeceler alınacak…&lt;br /&gt;“Ne çekmecesi bu.” diyorum anneme.&lt;br /&gt;Galibiyetin keyfiyle maçı yavaşlatarak, sakin sakin, “Elbiseleri koymak için” diyor.&lt;br /&gt;“Şifonyer mi?”&lt;br /&gt;“Hah, Şifonyer” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın bana “gitti paracıklarımla, bittin sen” bakışını aynı anda nasıl attığını merak etmişimdir her zaman. Ama üzerinde durmuyorum zira annemin bana beğendiği kızı benim beğenmememin üzerinden henüz 3 gün geçmemişken ve daha akşam bu konuda hararetli bir tartışma yaşamışken annemle barış yapmak için bu şifonyerden daha iyi bir kurtarıcı olamaz. Babayımı ikna etmek görevini hemen üsleniyorum oracıkta.&lt;br /&gt;“Baba” diyorum. “Böyle çekmecelere elbiselerin konacak, bir çekmeceye kazakların birine şalvarların birine donların, fanilaların falan…”&lt;br /&gt;“Sedirin altındaki selelerin suyu mu çıktı” diyor. “Anan çekmece de olsa kapı arkalarına elbise asma adetinden vazgeçmez”&lt;br /&gt;İşi makaraya sarmak tek çıkış yolumuz.&lt;br /&gt;“Anne, diyorum. Sosyetik mi olacaksın, babama da bir röpdeşömber alalım tam olun bari”&lt;br /&gt;“röp ne şember ne?” diyor annem.&lt;br /&gt;Biz kahkahayı basıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hala babamın yüzündeki ifade tam değişmemiş. Bir küçük müdahale daha şart.&lt;br /&gt;“Anne bu şifonyer kararını sonuna kadar destekliyorum. Ama mis gibi sedirleri kaldırp yerine koltuk alman konusunda hala babam gibi düşünüyorum”&lt;br /&gt;Konu sedirdi çek yattı muhabbetine dönüyor.&lt;br /&gt;Usul usul kaçacağım. Üzerimi değişip döndüğümde cezam babam tarafından çoktan kesilmiş olduğunu görüyorum.&lt;br /&gt;“Hastaneye gidip şu ilaçları yazdır gel” diyor.&lt;br /&gt;“Hay hay” diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;!S!L!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1542289441031132635?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1542289441031132635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/sifonyer.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1542289441031132635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1542289441031132635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/sifonyer.html' title='Şifonyer'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1083595124920014183</id><published>2009-03-22T12:06:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T12:14:11.901+02:00</updated><title type='text'>Bu da Geçer</title><content type='html'>Kaç soru dolanır ruhumun çatlaklarında&lt;br /&gt;Bir cevap var aklımda, bedel bin soruya&lt;br /&gt;Uyanır maymunlar, sağırlar duyar, lal konuşur&lt;br /&gt;Kaç ezan gerek gün batımı doğan yalnızlıklara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluyan çakalların sesine karışır göğün homurtusu&lt;br /&gt;Dolaşır odalarda iadeli yakılmış mektup kokusu&lt;br /&gt;Bir kaçışın peşinde bin pişmanlığın sorgusu&lt;br /&gt;Yarım hayatlar taşınır, yarım kalplerin sokağına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah olur, akşam olur, sensiz günler değişir.&lt;br /&gt;Kırmızı olur, sarı olur, solan güller değişir.&lt;br /&gt;Unutulur iki kişilik hatıralar dünler değişir&lt;br /&gt;Gün gelir alışılır nikotin kokulu yalnızlığa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1083595124920014183?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1083595124920014183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/bu-da-gecer.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1083595124920014183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1083595124920014183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/bu-da-gecer.html' title='Bu da Geçer'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1164153069276385552</id><published>2009-03-22T12:05:00.000+02:00</published><updated>2009-03-22T12:06:51.490+02:00</updated><title type='text'>Benden Olsun</title><content type='html'>Son bir çay içelim denize karşı&lt;br /&gt;Sen fincanda söyle&lt;br /&gt;Benimki ince belli&lt;br /&gt;Biraz da demli.&lt;br /&gt;Sen bu yürekte misafirsin&lt;br /&gt;Hesabı bana kesip&lt;br /&gt;Gitmeye hazırsın&lt;br /&gt;Çaylar benden olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki önce bir yemek yeriz&lt;br /&gt;Galata da&lt;br /&gt;Sana hafif bir şeyler&lt;br /&gt;Benimkinde bol bol biber&lt;br /&gt;Sen sevmezsin acıyı&lt;br /&gt;Ama seversin&lt;br /&gt;Yürekleri yakmayı&lt;br /&gt;Bu yemek de senden olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra biraz yürürüz&lt;br /&gt;Sarıyer sahilinde&lt;br /&gt;Güneşin batışını izleriz&lt;br /&gt;Böyle hava bir daha gelmez&lt;br /&gt;Bir daha kimse&lt;br /&gt;Seni böyle sevmez&lt;br /&gt;Çerçeveletirsin bu anı&lt;br /&gt;Asarsın odana&lt;br /&gt;Bu resim de benden olsun.&lt;br /&gt;21m08&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1164153069276385552?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1164153069276385552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/benden-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1164153069276385552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1164153069276385552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2009/03/benden-olsun.html' title='Benden Olsun'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7556458474660831978</id><published>2008-12-10T12:58:00.003+02:00</published><updated>2011-07-06T16:16:13.890+03:00</updated><title type='text'>En Bıcırık</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ST-hCVuDmXI/AAAAAAAAD9w/ajjbURApMzg/s1600-h/PICT0913.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278114349863639410" src="http://2.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ST-hCVuDmXI/AAAAAAAAD9w/ajjbURApMzg/s400/PICT0913.JPG" style="cursor: hand; height: 400px; width: 300px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeğenlerim de olmasa bayram iyiden iyiye sıradanlaşacak. &lt;br /&gt;Gülen, ona buna her şeye gülen, gülmekten yüzleri kıpkırmızı olan, ağlayan, gülüp dururken ağlayan, hastalandığında ağlayan, istediği olmadığında yalandan ağlayan, ağlamış gibi yapan, Ve sürekli gürültü yapan...&lt;br /&gt;Yine de tüm bunlar bayramın daha bir yüksek sesli yaşanmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;Sessiz bayramları hiç tavsiye etmem...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7556458474660831978?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7556458474660831978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7556458474660831978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7556458474660831978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/blog-post.html' title='En Bıcırık'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_JalfgnJ6ZxU/ST-hCVuDmXI/AAAAAAAAD9w/ajjbURApMzg/s72-c/PICT0913.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1853559812146868576</id><published>2008-12-10T12:05:00.001+02:00</published><updated>2008-12-10T12:05:53.152+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kısa Metrajlı Kaçış'/><title type='text'>Kısa Metrajlı Kaçış</title><content type='html'>Şimdi gidecek gibisin;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenlerin ağzı bantlı&lt;br /&gt;Çareler kelepçelenmiş&lt;br /&gt;Sevinçler kursakta,&lt;br /&gt;Ayın gözü yaşlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuk hevesi vardı içimde&lt;br /&gt;Onu da al götür, yük olmayacaksa.&lt;br /&gt;Ispanak böreğindeki tarçın misali&lt;br /&gt;Manasızlık kokan vazgeçilmez sorular&lt;br /&gt;Ya da boğazıma takılı cümleler kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eller konuşacak&lt;br /&gt;Bu kısa metrajlı kaçışı&lt;br /&gt;Bir dalga alıp götürecek,&lt;br /&gt;Kumlara yazdığım ihtimalleri.&lt;br /&gt;Tüm mantıklı yolların üzerinde&lt;br /&gt;Tepineceğiz gurur melodisiyle.&lt;br /&gt;Hâlihazırda pişmanlık&lt;br /&gt;Yıllık iznine yollanmışken&lt;br /&gt;Geçmiş kusurları süreceğiz sahaya&lt;br /&gt;Dostlar tezahürat yapacak.&lt;br /&gt;"Seni hak etmemişti" pankartları açılacak,&lt;br /&gt;Taraftar maskeli tribünlerden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kesmezse arkadaş görünümlü figüranlar&lt;br /&gt;Eski Türk filmlerinden ,&lt;br /&gt;Yanlış anlaşılmalar devşirilecek.&lt;br /&gt;Seni kaybetme ihtimalim&lt;br /&gt;Yüzde bilmem kaçlık zamlar gibi&lt;br /&gt;Sevindirecek karaborsa kıskançlıkları.&lt;br /&gt;Egolarımız uçan balonlar kadar özgür&lt;br /&gt;Zihnimizden kalbimize&lt;br /&gt;Gurur gazı pompalanacak&lt;br /&gt;Doğal olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dur gitme" bile diyemeyeceğim.&lt;br /&gt;"Gidecek yerim mi var" diyemeyeceksin&lt;br /&gt;Karlar düşecek, düşecek, düşecek ağlayacaksın&lt;br /&gt;İstanbul İstanbul olalı&lt;br /&gt;Böyle saçma keder görmeyecek bir süre.&lt;br /&gt;Bildiğin tüm neşeli şarkıları unutacaksın&lt;br /&gt;Slow bir hüzün dolanacak diline&lt;br /&gt;Septik gidişlere yelken açan ruhun&lt;br /&gt;Arabesk limanlara demir atacak.&lt;br /&gt;Ardından bakakalacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1853559812146868576?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1853559812146868576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ksa-metrajl-ka.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1853559812146868576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1853559812146868576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ksa-metrajl-ka.html' title='Kısa Metrajlı Kaçış'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-653133225519628273</id><published>2008-12-10T11:56:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T11:58:48.753+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Çıkmazında...'/><title type='text'>Aşk Çıkmazında...</title><content type='html'>Aşkın krokisinde çıkmaz bir sokaktayım&lt;br /&gt;Sağ yanımda kiralık acılar&lt;br /&gt;Sol yanımda metruk bir sızı&lt;br /&gt;U dönüşü yapar kağnıya yüklü hevesler&lt;br /&gt;Duvara toslar yalnızlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir çay ocağı girişte.&lt;br /&gt;Tavşan kanı ihanetler sunar&lt;br /&gt;Öfke tadında.&lt;br /&gt;Yolunu kaybeden neden buraya uğrar?&lt;br /&gt;Ismarlar, tanımadıkları dudaklara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saf bir sual sorsam&lt;br /&gt;Sevdanın çekilmez yüzüne&lt;br /&gt;Yüzüme güler&lt;br /&gt;Kiralık aşkların gündelikçileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklarım avucuma kanatır.&lt;br /&gt;Sıkarım manasız gidişlerin gırtlağını&lt;br /&gt;Neden kendini de kaybeder insan&lt;br /&gt;Kaybolunca pusulası.&lt;br /&gt;Görürüm, dokunamam&lt;br /&gt;Duyarım, anlayamam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-653133225519628273?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/653133225519628273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ak-kmaznda.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/653133225519628273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/653133225519628273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ak-kmaznda.html' title='Aşk Çıkmazında...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2013365987657285635</id><published>2008-12-05T12:06:00.002+02:00</published><updated>2008-12-05T12:10:37.477+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yol Hikayeleri'/><title type='text'>Dolmuşta...</title><content type='html'>Durakta gördüğüm ilk minibüse binerken;&lt;br /&gt;-Odabaşından geçiyorsunuz değil mi? diye soruyorum.&lt;br /&gt;İstanbul toplu taşıma psikolojisinden kalma bir alışkanlık bu soru. Yoksa Antakya gibi bir şehirde sanayi tarafına giden dolmuşların geçebileceği çok fazla alternatif yok. &lt;br /&gt;-Hangisi? diyor şoför. Şaşırıyorum ama,&lt;br /&gt;-Kaç tane var ki? diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Fakat, düşündüğümü söylemiyorum.Bazen kısa cümleler kurmak daha iyi olabilir. zira bazı şoförler çenelerini evde dolmuş durağında ya da herhangi bir kasiste düşürmüş olabiliyor ve yol bitiyor konuşması bitmiyor. Benimse bu kısa yolu sakin geçirmek gibi özel bir çabam var.&lt;br /&gt;Sadece;&lt;br /&gt;-Mavi jeans'in orası, diyorum.&lt;br /&gt;-İlerdeki mi? diye soruyor.&lt;br /&gt;Antakya aynı markadan ikinci bir indirim mağazası kaldırabilir mi diye düşünmeye gerek yok. Zira ihtimal yok. iyisi mi derdimizi başka bir yöntemle; mesleki kavramlarla anlatmak lazım.&lt;br /&gt; -Rende petrol var, bildiniz mi?&lt;br /&gt;"haa"lamasından konuya vukufiyeti anlaşılıyor. Kendinden emin bir tavırla "Tabi" diyor. "Geçiyoruz"&lt;br /&gt;Ben tam da kısa mesafeli huzuruma kavuşacakken, bir bayan çocuğuyla kapıdan soföre "Ford’un oradan geçiyor musunuz?” diye soruyor.&lt;br /&gt;-Hangi Ford? Bu şehirde her şeyden iki- üç tane var da ben mi kaçırdım diye düşünecekken kadın o güzide soruyu soruyor:&lt;br /&gt;-Kaç tane var ki?&lt;br /&gt;-ileride bir tane var, onu mu diyorsunuz?&lt;br /&gt;“Yok, aslında Ford’un Almanya’daki fabrikasını kastediyor” Elveda huzur.&lt;br /&gt;Kadın üstelemiyor. “Yani” diyor garip bir bakış eşliğinde.&lt;br /&gt;Ne olur ne olmaz diye yola dikkatle bakıyorum. İneceğim vere geldiğimde “müsait bir yerde” diyorum. Ben inerken dolmuş şoförü yine yapacağını yapıyor.&lt;br /&gt;-Hanımefendi siz de burada ineceksiniz.  Fox burası. Dolmuştan uzaklaşırken kadınının şakın sesi geliyor.&lt;br /&gt;-Ben Ford’da ineceğim dedim Fox’ta değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2013365987657285635?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2013365987657285635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/dolmuta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2013365987657285635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2013365987657285635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/dolmuta.html' title='Dolmuşta...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1251352970683030630</id><published>2008-12-05T12:00:00.003+02:00</published><updated>2008-12-05T12:18:02.782+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ben bilmediğin gibi..'/><title type='text'>Ben, bilmediğin gibi..</title><content type='html'>Adını kelebiğin kanadına yazacaktım&lt;br /&gt;İki gün bekleyemedi.&lt;br /&gt;Öldü.&lt;br /&gt;Yıldızlara sorayım dedim.&lt;br /&gt;Kahve yirmi lira dedi, vazgeçtim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kişisel alma bunu&lt;br /&gt;Cümlelerine bastım,&lt;br /&gt;üzerine sıçradı kelimeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O lardan bilyeler yapıp oynarız sanmıştım.&lt;br /&gt;Ooo-yalanmışım.&lt;br /&gt;Mistik zihninin kalburüstünde&lt;br /&gt;Buğday tanesi yüzüm asılı kalmış.&lt;br /&gt;Sen beni asık yüzlü tanımışsın.&lt;br /&gt;Sen beni tanıyamamışsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sevdiğimi şakağından vurum&lt;br /&gt;Su tabancasıyla.&lt;br /&gt;Üstüne bir sigara sararım.&lt;br /&gt;İçmem kulak arkamda saklarım.&lt;br /&gt;Kulakardı ettiklerine inat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, bilmediğin gibi&lt;br /&gt;Yanlış anlaşılmaya meyilliyim&lt;br /&gt;Tentirdiyot gibi boyarım ruhunu&lt;br /&gt;Ama iyileştiririm,&lt;br /&gt;Anlayamazsın, silersin izlerimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avurdunu şişirerek söylediğin sözler&lt;br /&gt;Saçlarını savurarak gidişlerin&lt;br /&gt;Elde var, kısa mesajlı günler.&lt;br /&gt;Bak, kuyruğu yoluk kargalar bize güler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıyı seviyorsan söyle bana.&lt;br /&gt;Keser mi seni bir buçuk adana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamadıysan yeniden yazayım&lt;br /&gt;Kelimeleri eğmeden, bükmeden&lt;br /&gt;Ben sevdaya çelme takarım.&lt;br /&gt;Kolarımı açıp gözünün içine bakarım&lt;br /&gt;Bu yanlızlığı cuma pazarında&lt;br /&gt;Akşam ucuzluğu çökmeden&lt;br /&gt;Sol yanakta bir gamzeye&lt;br /&gt;Olmadı flu bir tebessüme satarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döner bir yarım A4e sensizliği yazar&lt;br /&gt;Uçak yapar camdan atarım.&lt;br /&gt;Durulmaz yüreğim bu abuk sabuk fırtınada.&lt;br /&gt;Mutlak bir uğraş ararım senden sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Age of da gemiler batırırım.&lt;br /&gt;Olmadı geceleri sokata kaldırım taşlarını sayarım.&lt;br /&gt;Sıkılırsam avazım çıktığı kadar bağırır&lt;br /&gt;Mahalleyi ayağa kaldırırım.&lt;br /&gt;Suçu utanmadan sana atarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir düğün bulur zeybek oynarım&lt;br /&gt;Kötü makyajlı güzellere kaş göz yaparım.&lt;br /&gt;Sonra kendimden utanır&lt;br /&gt;Görüşmeden kaçarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İntiharı denerim, gözüm yemese de.&lt;br /&gt;Bir kayanın başında sabahlar.&lt;br /&gt;Geri dönerim saat beşte&lt;br /&gt;Tir tir titrediğimden değil&lt;br /&gt;Sensiz hiçbir bir dünyanın&lt;br /&gt;Senle de -bu halde-&lt;br /&gt;Çekilmeyeceğini bile bile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani zalimin kızı&lt;br /&gt;Sensiz her alternatif.&lt;br /&gt;Nihayetinde bozar bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirim gavur inadının da miadını&lt;br /&gt;Sabrımı sınarken eriyen sabrını&lt;br /&gt;Sen, ne eski mahallenin şımarık kızı&lt;br /&gt;Ne de ben, saçını çeken haylazı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1251352970683030630?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1251352970683030630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ben-bilmediin-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1251352970683030630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1251352970683030630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/12/ben-bilmediin-gibi.html' title='Ben, bilmediğin gibi..'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6048350059067112495</id><published>2008-11-09T17:42:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:18:43.867+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kesik mahcup bir ıslık'/><title type='text'>Kesik, mahcup bir ıslık</title><content type='html'>Kesik mahcup bir ıslık dudağında&lt;br /&gt;Ellerin cebine hapsolmuş&lt;br /&gt;Yere bakmayı ar sayar gurur&lt;br /&gt;Sahte umursamazlığında.&lt;br /&gt;Ve çekilir kenara dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinden ağlamayı öğrendiğinden beri&lt;br /&gt;Susmaz tebessümlerin&lt;br /&gt;Bir omuz istersin ama&lt;br /&gt;Söylemeye varmaz dilin&lt;br /&gt;Herhangi bir ruh-u duvara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Çırpar ellerini çaresizlik&lt;br /&gt;Yalnızlık göbek havasında&lt;br /&gt;Ayrılığın en mutlu günü, düğünü bu&lt;br /&gt;Mutluluğun en kara&lt;br /&gt;Bir çürük iskelede&lt;br /&gt;Umut gider mezara.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tebessüm düşer yüzünden&lt;br /&gt;Acır yine de kalbin&lt;br /&gt;İki kalbi bir aptal nedene&lt;br /&gt;Heba edene.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6048350059067112495?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6048350059067112495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/kesik-mahcup-bir-slk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6048350059067112495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6048350059067112495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/kesik-mahcup-bir-slk.html' title='Kesik, mahcup bir ıslık'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5181669656083187179</id><published>2008-11-09T17:39:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:29:56.803+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prenses Kokusu'/><title type='text'>Prenses Kokusu</title><content type='html'>Siyah gözler, büyük siyah gözler,&lt;br /&gt;Sevdanın en yalın haliEn aşikar...&lt;br /&gt;Dolgun yanaklarda iki çukur&lt;br /&gt;Çiğ tanesinin izi gamzeler.&lt;br /&gt;Beni sana bağlayan kelepçeler&lt;br /&gt;Bir kelebek konmuş saçlarına&lt;br /&gt;Ya da ben baharı görüyorum.&lt;br /&gt;Küçük çocuklar koşar&lt;br /&gt;Ruhumun boşluğunda&lt;br /&gt;Bir gelincik açar saçlarında&lt;br /&gt;Asil, masum ve tatlı&lt;br /&gt;En güzel hali uykusu&lt;br /&gt;Başım döner, elimi tutar yine başım döner&lt;br /&gt;Ruhumu sarar prenses kokusu&lt;br /&gt;(Demo)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5181669656083187179?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5181669656083187179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/prenses-kokusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5181669656083187179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5181669656083187179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/prenses-kokusu.html' title='Prenses Kokusu'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1496403885445344776</id><published>2008-11-08T11:37:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:30:24.123+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevdadan Vazgeçmişim'/><title type='text'>Sevdadan Vazgeçmişim</title><content type='html'>Aşk mazide asılı bir hikaye&lt;br /&gt;O unutmuş, ben vazgeçmişim.&lt;br /&gt;Kalp buza kesmiş, eller soğuk&lt;br /&gt;Bir hayırsızda kalmış özgeçmişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazmaz sevdanın kalemi hikayemi&lt;br /&gt;İncitmem, sızlatmam masum bir yüreği&lt;br /&gt;Kim çeker ki bir kahr-ı deliyi&lt;br /&gt;Mecnunu görmüş, gülüp geçmişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bendim; gecenin ayazını yazan cama&lt;br /&gt;Silindi gitti aşkın silüeti aynamda&lt;br /&gt;Güzeldi, zordu, vurdu ve çekildi sevda&lt;br /&gt;Geleceği bulmadan bırakmaz geçmişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mi açtım yüreğimin kapısını sevdaya&lt;br /&gt;Ve ben mi terk ettim bir alacakaranlığa&lt;br /&gt;O yok, o kayıp, -o paslı bıçak- o yara&lt;br /&gt;Döner ve hesap sorar, susmaz geçmişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin ışıkları söner, sokaklar susar&lt;br /&gt;Saklanır ruhum, yüreğim kırıklarını toplar&lt;br /&gt;Umut kör, hayal kayıp, beklemek koyar&lt;br /&gt;Bu da kader deyip sevdadan vazgeçmişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silinsin o defterden adım ve namım&lt;br /&gt;Söyleyin ağlamasın; ağrımaz sol yanım&lt;br /&gt;Onsuz da yaşanır elbet dayanırım&lt;br /&gt;Kopar tel tel hafızamdan geçmişim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1496403885445344776?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1496403885445344776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/sevdadan-vazgemiim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1496403885445344776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1496403885445344776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/11/sevdadan-vazgemiim.html' title='Sevdadan Vazgeçmişim'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7125734583090130706</id><published>2008-10-16T13:43:00.001+03:00</published><updated>2008-10-16T14:26:19.425+03:00</updated><title type='text'>Hasta Olmak...</title><content type='html'>Otelin penceresine Antakya manzarası eşliğinde oturmuş mandalinamı yiyorum. Bir sigara yakmak istiyorum alışkanlıkla ama canım istemiyor. Yatağıma uzanıyorum, uykusuzum ama uykum yok, sağa sola dönüyorum. İşte tam o anda genzime bir hareketlenme olduğunu fark ediyorum. Garip gelse de “kan” diyorum kendi kendime. “Kan kusup kızılcık şerbeti içmek” deyimi aklıma geliyor, gülümsüyorum. Bilinçaltım akıma gelen şeyi espriyle bastırmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;Aceleyle yataktan kalkıp ışığı açıyor lavaboya koşuyorum.&lt;br /&gt;Kırmızı kabarcıklar…&lt;br /&gt;Boğazımda oluşan gıcığın anlamı kan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verem olan insanlar aklıma geliyor. Çok Türk filmi izliyorsun, diyorum kendi kendime. Bir ama asılı kalıyor yine de aklıma. Ya veremsem?&lt;br /&gt;Hızlı bir şekilde giyiniyorum. Cüzdan, telefon, anahtar. Kontrol ediyorum.&lt;br /&gt;Belki de çok fazla sigara içmektendir, diyorum kendi kendime. Gırtlak kanseri oldun bu yaşta. Kısık sesle ve boğazını tutarak konuşacaksın. Bir alet takacaklar oraya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odadan çıkıp resepsiyona iniyorum. Mustafa var. Resepsiyoncu çocuk. “Mustafa kan tükürüyorum, neden oluyordur bu” diyorum. O “bilmiyorum abi, diyor.&lt;br /&gt;Yakında taksi yok. Ama bir motosiklet var kapıda. Sahibini buluyor Mustafa.  Sonra gazeteler buluyor. Abi motor ıslanmıştır diyor. Kurutalım.&lt;br /&gt;Mustafa motoru hazırlıyor sonra motorun sahibi geliyor biniyoruz. “Gırtlak kanseri” bu teşhiste karar kılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastane şehrin dışında, yolda yağmur hafif hafif atmaya başlıyor. “Kusura bakmayın, sizi de böyle apar topar..” “Lafı bile olmaz” diyor. İşleri düşünüyorum. Bir de mustafanın dediğini: “Abi hastaneye yatırırlarsa yat, ben burayı idare ederim” Neyi idare edecek ki bu Mustafa diye düşünecek oluyorum ama hastanede yatmak fikri aklıma çakılı kalmış onu düşünüyorum sürekli yolda. Bu hastalık bunca zaman neden kendini belletmedi ki? Hayır bi halsizliğim falan da yok. Bir tek bu kan. Bir de karıncalanan boğazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktora da söylüyorum aynısını. Islak bir fare gibi çaresiz duruyorum. “A de” diyor doktor. Uzun uzun aaa yapıyorum. Sonra doktorun yüz ifadesini inceliyorum. Bişey bulamadı.&lt;br /&gt;Nabzımı ölçüyor. Ben yine doktorun yüzüne bakıyorum. Iıh bundan da bi sonuç çıkmadı. Sevinmeli miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Uzan” diyor. “Dizini karnına çek” karın boşluğuma bastırıyor. “Acımadı” diyorum. Sonra ciğerlerime, şükür orada da sorun yok. Yani doktorun yüzü hala anlamsız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor tekrar yüzüme bakıyor. Yüzü ışıldıyor. “Burnun kanamış o da boğazına akıyor” diyor. “Tahriş olmuş”&lt;br /&gt; “Boğazım” diyorum “boğazımda da gıcıklanma var.”&lt;br /&gt; “Orada da tahriş olabilir ama önemli bişey değil” diyor.&lt;br /&gt;“Sigara içiyorum, kanser, gırtlak kanseri falan?”&lt;br /&gt; “Abartma” diyor “Antibiyotik ve gargara yazıyorum, bunları kullandığında bişeyin kalmaz, rahatla.”&lt;br /&gt;Gülümsüyor.&lt;br /&gt;--&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7125734583090130706?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7125734583090130706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/hasta-olmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7125734583090130706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7125734583090130706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/hasta-olmak.html' title='Hasta Olmak...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1110465476560058943</id><published>2008-10-14T19:08:00.001+03:00</published><updated>2008-10-14T19:08:53.273+03:00</updated><title type='text'>Antakya</title><content type='html'>Şehirler hakkında yazmak gerekiyorsa önce Antakya'dan başlamak lazım.Zira hala kendine benzeyen ender şehirlerden Antakya.&lt;br /&gt;Ama bunu Fotoğraflarla anlatmalıyım.En kısa zamanda.&lt;br /&gt;Künefe yemeye gidiyorum.Gelen var mı? :&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1110465476560058943?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1110465476560058943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/antakya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1110465476560058943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1110465476560058943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/antakya.html' title='Antakya'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-186650572539854616</id><published>2008-10-14T18:52:00.000+03:00</published><updated>2008-10-14T18:53:06.241+03:00</updated><title type='text'>DURAK</title><content type='html'>Umut durağında son şafağı bekler gece&lt;br /&gt;Ben seni beklerim, şiir yazmak için ellerime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapanır yaralar, kipriğindeki nemin hatrına&lt;br /&gt;Gel ama dokunma yokluğunu tanımış hatırama&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-186650572539854616?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/186650572539854616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/durak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/186650572539854616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/186650572539854616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/durak.html' title='DURAK'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-168828689200991902</id><published>2008-10-14T18:46:00.001+03:00</published><updated>2008-10-14T18:49:07.988+03:00</updated><title type='text'>SAZAN</title><content type='html'>Dolunayı seven gece&lt;br /&gt;Bir löküs ışığı yahut bir fener&lt;br /&gt;Bir ekmek parçası&lt;br /&gt;İğneye takılmayı sevmeyen&lt;br /&gt;Kımıl kımıl bir canlı&lt;br /&gt;Ki davasında haklı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalar zilleri iplerinde&lt;br /&gt;Bir heyecan avuç içlerinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç kısa adım ileri&lt;br /&gt;Sonra bir nefes payı geri&lt;br /&gt;Böyle kolay takılanı&lt;br /&gt;Yani kim sevmez ki sazanı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-168828689200991902?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/168828689200991902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/sazan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/168828689200991902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/168828689200991902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/10/sazan.html' title='SAZAN'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5274879884875973493</id><published>2008-09-16T17:31:00.003+03:00</published><updated>2008-12-05T12:32:50.917+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Velâkin'/><title type='text'>Velâkin</title><content type='html'>Biz bu yola çıkarken, heybemizle&lt;br /&gt;Siz el sallıyor, su döküyordunuz.&lt;br /&gt;Yama yaparken yırtılan dizlerimize&lt;br /&gt;Siz -oyun diye- tabureleri söküyordunuz&lt;br /&gt;Biz dönerken siz yine yollara çıkıp bıkmadan&lt;br /&gt;El sallıyordunuz, hükümsüzlerin damından&lt;br /&gt;Boşluğa yazı yazıp suda temize çekiyorduk&lt;br /&gt;Siz bildiğiniz okumadan biz size okuyorduk.&lt;br /&gt;Siz alileri cin bilirken biz âlilerin peşinde&lt;br /&gt;Siz söze küserken, bizim özrümüz hep elimizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velâkin anlatılmaz dertler bir körün işitmeyen diline&lt;br /&gt;Kızım sana söylüyorum söyleme bilmeyene…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5274879884875973493?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5274879884875973493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/09/biz-bu-yola-karken-heybemizle-siz-el.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5274879884875973493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5274879884875973493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/09/biz-bu-yola-karken-heybemizle-siz-el.html' title='Velâkin'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5761801753147274246</id><published>2008-08-30T12:42:00.002+03:00</published><updated>2008-08-30T12:57:31.968+03:00</updated><title type='text'>Bakar mısınız?</title><content type='html'>“Bakar mısınız?” diyorum, bilet gişesindeki görevliye. Diğer iki kişiyle birlikte para saymakla meşgul. “Hocam bakar mısınız?” diye tekrarlıyorum. İlgisizlik sinir kat sayımın tavan yapmasına neden olacak, biliyorum. Kötü geçmiş bir günün ikindisinde çekilir şey değil bu, zira otobüs “ha kalktı ha kalkacak”.&lt;br /&gt;Adam hala para saymakla meşgul, cevap bile vermeye hatta yüzü çevirip bakmaya bile tenezzül etmiyor. “Şunun yakasına yapışsam, alsam bu tarafa; iki yumrukla devirsem yere sonra yorulana kadar tekmelesem” senaryo diziyorum. Yamuk bir burun yakışır mı diye biraz daha yakından bakıyorum. Ve tekrar bakar mısınızlıyorum ortamı.&lt;br /&gt;Masadan ses geliyor adamdan ses gelmiyor. Ama adam panik halinde yüzüme bakıyor. Zira son bakar mısınızım, biraz yüksek voltajlı olmuş ve bu arada ben masayı yumruk darbesiyle kırma teşebbüsünde bulunmuşum (masadan gelen ses). Elimin sızlamasından anlıyorum bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Para sayıyoruz burada” diyor adam ilk şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra. “Paranızı bana bakarak da sayabilirsiniz” diyorum. “Otobüs kaçıyor, senin kıçı kırık paralarının sayılmasını bekleyecek zamanım yok”. “Şoför burada” diye üstünlüğü kaptım modunda bakış atıyor, karşısındaki beyaz gömlekliyi işaret ederek. “Anlında arabanın plakası yazmıyor” diyorum, kaptanın anlına bakarak.&lt;br /&gt;Bir tiki varmış gibi anlını siliyor kaptan.&lt;br /&gt;Bilet satıcısı susuyor, ben susuyorum, kaptanın anlına bakıyoruz.&lt;br /&gt;Kaptan tekrar anlını kontrol ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O an hepimiz kahkahaları patlatıyoruz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5761801753147274246?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5761801753147274246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/bakar-msnz.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5761801753147274246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5761801753147274246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/bakar-msnz.html' title='Bakar mısınız?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8233836004296560828</id><published>2008-08-30T10:57:00.003+03:00</published><updated>2008-12-05T12:31:13.660+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gül kurusu'/><title type='text'>Gül kurusu</title><content type='html'>Pıtrak siluetli bulutlar kaplıyordu geceyi&lt;br /&gt;Ruhumu kaplayan aymaz düşünceler gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk rüzgâr jilete çalarken yüzümde&lt;br /&gt;Gök gürültüsüz yağmurun izi var gözümde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ıslık mesafesinde mor ışıklı camın&lt;br /&gt;Karaya çalan perdelerinde bir ölü gölgesi canım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne söyledim de astın gül kurusu yüzünü&lt;br /&gt;Bir bakışınla sildin bir ömür gülüşümü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yar, sana verecek bir canım var bilirsin&lt;br /&gt;Sevgimin yetmediği yerde alıverirsin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hain dudaklardan duyduğunu benden mi sandın&lt;br /&gt;Gözlerimde görmediğin yalana nasıl inandın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha kaç günüm dönecek geceye suskunluğunda&lt;br /&gt;Ve kaç gece geçecek bu meskûn adada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuşun bana mı, yoksa aldanmana mı?&lt;br /&gt;Dilersen bırakıp gideyim sol yanımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Mecnun değilim, Ferhat’ı tanımadım&lt;br /&gt;Şüphe edersen kalbine bak, orada yazılı adım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir suçum yok mühletsiz ceza çekerim.&lt;br /&gt;Pişman olacağını bilmesem çeker giderim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8233836004296560828?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8233836004296560828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/glkurusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8233836004296560828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8233836004296560828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/glkurusu.html' title='Gül kurusu'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4875388763923341665</id><published>2008-08-30T10:46:00.001+03:00</published><updated>2008-08-30T10:47:41.297+03:00</updated><title type='text'>Sen yağsan ben ıslansam...</title><content type='html'>Ey yağmur gülüşlü sevgili&lt;br /&gt;Ben gamzene düşer&lt;br /&gt;Orda ıslanırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebessüm etsen&lt;br /&gt;Dünya durdu sanırım&lt;br /&gt;Fırtınayı bekler&lt;br /&gt;Yelkenleri açarım&lt;br /&gt;Sen gülsen ben busende yol alırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey güneş gözlü sevgili&lt;br /&gt;Ben hüzmene takılır.&lt;br /&gt;Kara bulutları kovarım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerini kapasan&lt;br /&gt;Güneş battı sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öylece bana baksan.&lt;br /&gt;Dünyaya kafa tutar&lt;br /&gt;Karanlığa dil çıkarırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey yağmur gülüşlü sevgili&lt;br /&gt;Ben gamzene düşer&lt;br /&gt;Orda ıslanırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Demo)&lt;a name="12973074"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4875388763923341665?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4875388763923341665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/sen-yasan-ben-slansam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4875388763923341665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4875388763923341665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/sen-yasan-ben-slansam.html' title='Sen yağsan ben ıslansam...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2677257571750245673</id><published>2008-08-30T10:41:00.000+03:00</published><updated>2008-08-30T10:42:40.760+03:00</updated><title type='text'>Heceler...</title><content type='html'>Sessiz harf sesli harf&lt;br /&gt;Birleşirken heceler,&lt;br /&gt;Ayrılır cümleler.&lt;br /&gt;Ayrı yazılan "de" ler gibi deler de geçer.&lt;br /&gt;Buralardan Bud(h)a geçmez ama bu da geçer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karpuz kabuğu edebiyata düşmeden&lt;br /&gt;Aklına şiir düştü.&lt;br /&gt;Girip devşirme zihninin bahçesine&lt;br /&gt;Kelimeler çaldı&lt;br /&gt;Cümleler aşırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç günde sütten kesilmedi&lt;br /&gt;Üç günde üstat oldu&lt;br /&gt;İki virgülü bir tümcede kullanamayan&lt;br /&gt;Üç noktayla kanka oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnak içinde, ettiler içine şiirin&lt;br /&gt;Parantezle kapatmaya çalıştılar sonra&lt;br /&gt;Bu muhabbet sığ, bu mevzu derin&lt;br /&gt;Artık kına sipariş edersin orana&lt;br /&gt;"Daha az yazıyor" diye söyleyin sorana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz harf sesli harf&lt;br /&gt;Birleşirken heceler,&lt;br /&gt;Ayrılır cümleler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2677257571750245673?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2677257571750245673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/heceler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2677257571750245673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2677257571750245673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/heceler.html' title='Heceler...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-267387466840713942</id><published>2008-08-30T10:35:00.000+03:00</published><updated>2008-08-30T10:36:54.050+03:00</updated><title type='text'>(T)adsız</title><content type='html'>Gözleri kör yahut şaşı.&lt;br /&gt;Yoksa neden görmez yanlışı.&lt;br /&gt;Bu haliyle ondan ya bekçi olur&lt;br /&gt;Ya da kıymalı çorba kaşığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalemi sevmez ki silmeden anlasın&lt;br /&gt;Yazmayı bilmez ki yazıyı saysın&lt;br /&gt;Kıskanç tembelliğine bulaşır hırsı&lt;br /&gt;Ver eline bıçağı, doğruları doğrasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömrüm kısa olur diye kelebek olmaz&lt;br /&gt;Kalır kozasında baharı göremez.&lt;br /&gt;Bir dolunay bulursa kurt olur.&lt;br /&gt;Karanlığa hayrandır, ışığı sevemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökten üç elma düşmüş biri başına&lt;br /&gt;Anlamaz uyarıyı balta vurur ağaca&lt;br /&gt;Başıboş ormanın uyanık tilkisi&lt;br /&gt;Ondan ne köy olur ne kasaba&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-267387466840713942?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/267387466840713942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/tadsz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/267387466840713942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/267387466840713942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/tadsz.html' title='(T)adsız'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4513256596147244654</id><published>2008-08-24T15:35:00.002+03:00</published><updated>2008-12-05T12:19:17.182+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yüzükoyun'/><title type='text'>Yüzükoyun</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Takılıp hatıralara ansızın&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Hasretine yüzükoyun kapanmışım.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Yüreğimin ve ruhum her yeri yara bere&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Umuda tutunmuşum.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Doğrulmuşum.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;-&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Dökülürken yüzün hafızamdan &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Parça parça,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Yerine anıları asıp&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Çaresizlik dizmişim.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Teselliye sevinmişim.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;-&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Mavi kanlar damlamış,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Sapladığın bıçağı çekip atmışım.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Bir yanlızlık söylemiş &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Bir sigara sarmışım.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Dağılmışım....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4513256596147244654?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4513256596147244654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/yzkoyun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4513256596147244654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4513256596147244654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/yzkoyun.html' title='Yüzükoyun'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6706018430422670335</id><published>2008-08-18T23:47:00.002+03:00</published><updated>2008-08-18T23:54:43.365+03:00</updated><title type='text'>Blog Tatili.</title><content type='html'>Yazmaya aşık birisi için yazısız geçen zaman boşa geçen zamandır.&lt;br /&gt;'Çalışmam gerekliydi' bahanesi bile yeterli bir neden teşkil etmiyor sanki.&lt;br /&gt;Ama yine de "hayatın gerçekleri" klişesi sırıtıyor suratına...&lt;br /&gt;-Klişeyim ama çözüm bende...&lt;br /&gt;Çok gezdim, çok gördüm, yazacak çok şey birikti....&lt;br /&gt;Pek ara verme niyetinde değilim artık...&lt;br /&gt;yazmaya devam...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6706018430422670335?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6706018430422670335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/blog-tatili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6706018430422670335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6706018430422670335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/08/blog-tatili.html' title='Blog Tatili.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6023357557859567221</id><published>2008-06-01T01:19:00.000+03:00</published><updated>2008-06-01T01:20:45.772+03:00</updated><title type='text'>Mutluyuz Biz  Gülüşlü</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Resmini almak bile alıma gelmemiş. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yan yana durup, başımızı eğip “mutluyuz biz gülüşlü” bir fotoğraf da çektirmemişiz, bir deniz kenarında ya da bir çay bahçesinde. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Seni kaybettim ama yırtacak resmimiz bile yok. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Belki de bitmeye mahkûm bir sevdanın resmini çekmeye gerek mi görmedik. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bittiğinde daha çok acı çekmemek için… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bir “mutluyuz biz gülüşün” bile yok bende.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Zihnimde kalanlar hariç.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Mutluyduk biz oysa. Gülüşlerimizi nerde düşürdük&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Şimdi baktığım hiç bir resimde yüzün yok.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Sen olmayınca yar, hiçbir gülüşe cevap vermeye yüzüm yok…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;-----&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yüreğim sızlar hala, aklıma gelir gülüşlerin.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;“Mutluyduk biz” gülüşü dolaşır yüzümde.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ağır ağır değişir cehrem,&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Düşer gülüşüm.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Aklıma düşer, gittiğinde ölüşüm.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6023357557859567221?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6023357557859567221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/06/mutluyuz-biz-gll.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6023357557859567221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6023357557859567221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/06/mutluyuz-biz-gll.html' title='Mutluyuz Biz  Gülüşlü'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3967219816469789042</id><published>2008-05-22T13:20:00.004+03:00</published><updated>2008-05-22T13:31:35.292+03:00</updated><title type='text'>Cozzzzlamalar</title><content type='html'>Bir parmak is, bir avuç kül, bir kova gözsuyu, sönme cızırtısı, kömür kokusu,&lt;br /&gt;Sana adanmış bir ömür kokusu...&lt;br /&gt;Harabeye dönmüş duvarlarında bi'çareyi söyler nakaratım.&lt;br /&gt;Her hüzün birikintisinde yorgunluğumun tortusu,&lt;br /&gt;Yıllar geçti geçmez bu gönül sorgusu&lt;br /&gt;Geçmez mi gönüllü sürgünün yüzsüz korkusu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3967219816469789042?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3967219816469789042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/cozzzzlamalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3967219816469789042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3967219816469789042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/cozzzzlamalar.html' title='Cozzzzlamalar'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3287903289168424079</id><published>2008-05-22T13:11:00.001+03:00</published><updated>2008-12-05T12:37:13.931+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CTRL B'/><title type='text'>CTRL B</title><content type='html'>Yüzümü çevirsem sen&lt;br /&gt;Gözümü devirsem sen&lt;br /&gt;Baksam sen, baksan sen&lt;br /&gt;Gözümü kapasam sen&lt;br /&gt;Açsam sen&lt;br /&gt;Açsam sen, toksam sen&lt;br /&gt;Varsan sen, yoksan hep sen&lt;br /&gt;Bensem sen, sensem sen&lt;br /&gt;Hep de sen hiç de sen&lt;br /&gt;İçim dışım sen,&lt;br /&gt;İşim gücüm sen&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Tamam da, kimsin sen?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3287903289168424079?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3287903289168424079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/ctrl-b.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3287903289168424079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3287903289168424079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/ctrl-b.html' title='CTRL B'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5511128810892602646</id><published>2008-05-12T13:17:00.003+03:00</published><updated>2008-05-12T13:45:55.570+03:00</updated><title type='text'>Fantezi pop biraz da hipop !</title><content type='html'>&lt;p&gt;İsmail YK (Yalın Kardeş) nihayetinde beklenen yeni albümünü çıkardı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu kadarını bekliyorduk. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Diğer türkücü kardeşlerinden çok ‘Cankan’ grubunun kardeşleriymiş hissi veren; abartılı ‘fantezipopbirazdahipop’ tarzı müzik, motosikletten yeni inmiş gibi duran kıyafetler, her albümünde “Allah bin türlü belanı versin-güveç de olur-, gibi şarkı sözleri… Kavgada söylenmeyecek sözler. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beyaz Cuma akşamı programına davet etmiş Yalın Kardeş’i. Yeni albümünde öyle bir söz var ki burada anneler günü haftasında olduğumuz için değil, hiçbir zaman yazamayacağım sözler var. Beyaz ‘hoş olmamış’ diyecek oldu, özrü kabahatinden beter bir açıklamayla sözleri savundu şarkıcımız.&lt;br /&gt;Küfreder gibi şarkı söylemek modası bizde yeni. Yabancı sözlü şarkıları dinlerken, yaşlı amcaların; “Evladım küfür mü ediyorlar şarkımı söylüyorlar belli değil, niye dinliyorsun bunu?” uyarısı yeni jenerasyonla birlikte gerçeğe dönüşüyor hızla. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5511128810892602646?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5511128810892602646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/ismail-yk-yaln-karde-nihayetinde.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5511128810892602646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5511128810892602646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/ismail-yk-yaln-karde-nihayetinde.html' title='Fantezi pop biraz da hipop !'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1333975782279828472</id><published>2008-05-05T00:42:00.000+03:00</published><updated>2008-05-05T00:45:41.948+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köşe Yazıları'/><title type='text'>Burası Türkiye; Burada İktidarı Tahammülsüzlükler Besler.</title><content type='html'>90’lı yılların sonuna doğru batılı bir siyaset bilimci; “Bundan sonra Türkiye’nin kaderi koalisyon hükümetleriyle yönetilmektir.” gibi bir laf etmişti. Bu gün o teorinin doğrulanamadığını biliyoruz. Belki de öyle olmasını istediği için söylemiştir, kim bilir. Ya da “Tek parti iktidarı olsa da, asla bir tek parti gibi rahat bir hükümet olamayacaktır” gibi bir şeyi ima etmiştir de röportajı yapan gazeteci teferruata takılmadan sadece ilk öngörüyü bize iletmiştir.&lt;br /&gt;Sonuç olarak bugün ne iktidardaki parti rahat ne de yönetilenler.&lt;br /&gt;Zira seçimde kaybedilen iktidarı, her alanda, her şekilde ele geçirmeye yönelik bir çaba ve buna direnmek için her yolu deneyen bir hükümet var. 1 Mayıs rezaletinin başa bir açıklaması falan da yok zaten. Varsa da ona “bahane” diyorlar Türkçede.&lt;br /&gt;İktidarın karakteri devleti etkiler ama değiştirmeye yetmez. Özellikle Türkler gibi köklü devlet geleneğine sahip milletlerde sitemi kökten ya da kısmen değiştirmek öyle kolay bir şey değildir.&lt;br /&gt;Tıpkı demokratlığın veya liberalliğin cumhuriyet düşmanlığı, salt cumhuriyetçiliğin ilericilik, Müslüman olmanın tek başına laikliğin alternatifi olmadığı gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dengesiz cümlenin, bir iki şuursuzun eylemin; yapanın/konuşanın inandığı evrensel bir sisteme mal edilemeyeceği gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra iktidarda tek bir parti olacak belki ama geçmişte de olduğu gibi -iç ya da dış faktörlerin etkisiyle- bugün ve bundan sonra da toplum dengeleri asla tek bir düşüncede birleştirilmeyecek. Dahası toplumsal koalisyonun bile dinamitlenmeye her daim müsait olduğunu görmek için sosyoloji ya da siyaset bilimi okumaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında iktidardan genel bir hoşnutsuzluk var, ama oy verenlerin istemeye istemeye oy vermesi, sonrasında pişmanlığını dile getirememesi, iktidarın hatalarında hesap sormaya isteğinin olmaması, toplumsal koalisyonun sağlıksız bir zeminde yüzdüğünün açık bir göstergesi.&lt;br /&gt;İktidardaki partiyi dinci bir parti olarak lanse ederseniz; sonra peşinden dini konularda duyarsız, şuursuz ve baskıcı tutumlar sergilerseniz, her hadisede Müslümanlara ve Müslümanlığa karşı alenen saldırırsanız, kendini Müslüman olarak ifade eden insanların birçoğu da gidip o partiye oyunu atıverecek, o partinin yanlış uygulamalarına sesini yükseltmeyecektir.&lt;br /&gt;Toplum kazanılmadan iktidar kazanılmaz.&lt;br /&gt;Hem oy vereni küçümseyip hem de oy almayı düşünmek -en insaflı ifadeyle- akılcı bir tutum ve politika değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki gündür internet sitelerinde dolaşan bir video kaydı bunu net olarak gösteriyor.&lt;br /&gt;Bu video aydında; ana muhalefet partisinden bir milletvekilinin de katıldığı Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin toplantısında 'aydın' kadınlardan biri; evinin yakınındaki camiden gelen ezan ve Kur'an sesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, bir diğeri, başörtülü kadınları görmeyi hazmedemediğini söylüyor. Yine bir başkası ise, evindeki hizmetçi kadını bir başka partiye oy vermeye ikna gayreti karşısında aldığı cevabı küçümseyerek aktarıyor.&lt;br /&gt;Okul dışında başını kapayan bir öğrencinin bursunu kestiklerini de öğreniyoruz bu konuşmalarından.&lt;br /&gt;Kim ne derse desin bugün kendini Kemalist, laik ya da cumhuriyetçi olarak ifade edenlerin, en büyük problemi tahammülsüzlük.&lt;br /&gt;Bu tahammülsüzlük 50 yıldır onlara iktidarı kaybettiriyordu, bundan sonra değişen pek bir şey olmayacak. Kaybedenlerin ve kaybedilenlerin artması dışında…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1333975782279828472?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1333975782279828472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/buras-trkiye-burada-iktidar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1333975782279828472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1333975782279828472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/buras-trkiye-burada-iktidar.html' title='Burası Türkiye; Burada İktidarı Tahammülsüzlükler Besler.'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-5699741197638032625</id><published>2008-05-01T01:20:00.001+03:00</published><updated>2008-05-01T01:22:18.410+03:00</updated><title type='text'>Kalemimiz Yarışıyor</title><content type='html'>Oy verme imkanınız var:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANIYOR/NEWS/GP_200909"&gt;http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANIYOR/NEWS/GP_200909&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-5699741197638032625?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/5699741197638032625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/kalemimiz-yaryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5699741197638032625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/5699741197638032625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/05/kalemimiz-yaryor.html' title='Kalemimiz Yarışıyor'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4539258624273839778</id><published>2008-04-23T09:51:00.002+03:00</published><updated>2008-04-23T10:07:41.833+03:00</updated><title type='text'>Tırnak Ucu Yarası</title><content type='html'>&lt;p&gt;Ben iyi tanırım o karanlık suları&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaç defa yıkamışlığım var, beyazları&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir zalimin avuçiçlerinde yazılı&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Rengarenk taşlarına takılan tırnağımda hala yarası.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Söküp atmadım,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gülsem de şimdi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sanma kapandı&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bil ki&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Unutmadım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4539258624273839778?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4539258624273839778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/trnak-ucu-yaras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4539258624273839778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4539258624273839778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/trnak-ucu-yaras.html' title='Tırnak Ucu Yarası'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8849327848841324099</id><published>2008-04-23T00:40:00.002+03:00</published><updated>2008-04-23T00:46:47.372+03:00</updated><title type='text'>metallica konseri ya da gümbürtüye gitmek</title><content type='html'>“Olma ihtimali bile yüreklere dehşet saçan konserdir..” diye yazmış bir arkadaş forumların birinde.&lt;br /&gt;Bizim grafiker de öyle düşünüyor. Annesinden yüz YTL çarpmış konser biletini alabilmek için. Dedim “Yapma etme yazıktık parana” Canın gürültü istiyorsa o kolay, yok illa ki metal diyorsan mutfaktan&lt;br /&gt;kap kacak ayarlarız, tangırdatırız, kesmedi, sanayiye gidersin mesela. Kaportacı Hamdi usta var, söyle sana gürültünün alasını çıkartır.” Vazgeçiremedim, bağıra bağıra gitti o para...&lt;br /&gt;Üçüncü defa geliyorlarmış Türkiye’ye. Çocuklarına anlatacağı bi şeyler olsunmuş. Ne anlatacak; “Evladım, sene ikibinsekiz , metallice 3. defa Türkiye’ye geliyor, tarihi bir olay yani, gittik izlemeye, bi gürültü bi gürültü sormayın, mest olduk”&lt;br /&gt;Yeni nesil bir acayip diyeceğim ama geçmişte çok daha fazla insan gelmiş bu konserlere, diyemiyorum.&lt;br /&gt;Böyle bir konsere gitmek bana fazlasıyla manasız geliyor. Üzerine para verilse gitmeyeceğim konsere insanlar 250 dolar verip gidebiliyor.&lt;br /&gt;Üstelik bu şeyin popüler kültürün bir ürünü olduğunu söyleyen o kadar çok insan var ki… Hani diyeceğim, aykırı bir şeydir, farklıdır falan ama değil. (bakınız anlamaya da çalışıyorum)&lt;br /&gt;“Abi sen şimdi Ferdi Tayfur konseri olsa gitmez miydi?” dedi. “Yok“ dedim ”10 sene önce dinlerdim, kasetlerinin serisini yapmıştım, hayranıydık falan ama yine de de bir konser için bu kadar para vermem.”&lt;br /&gt;Vermem,&lt;br /&gt;Verilmez yani.&lt;br /&gt;Yerine daha güzel şeyler yapılabilir.&lt;br /&gt;Gürültüsüzünden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8849327848841324099?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8849327848841324099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/metallica-konseri-ya-da-gmbrtye-gitmek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8849327848841324099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8849327848841324099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/metallica-konseri-ya-da-gmbrtye-gitmek.html' title='metallica konseri ya da gümbürtüye gitmek'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2778225760166315760</id><published>2008-04-19T17:07:00.000+03:00</published><updated>2008-04-19T18:18:56.564+03:00</updated><title type='text'>Problem</title><content type='html'>Yanlızlık benim yanlızlığım oldugundan problem yok :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2778225760166315760?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2778225760166315760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/problem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2778225760166315760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2778225760166315760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/problem.html' title='Problem'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-3104519271301631525</id><published>2008-04-04T03:12:00.003+03:00</published><updated>2008-04-04T03:52:20.970+03:00</updated><title type='text'>Tavır</title><content type='html'>Ne demeli şimdi bu tavrına?&lt;br /&gt;Dünü sildin, birşey komadın yarına.&lt;br /&gt;Saklanıp bir cümlenin ardına&lt;br /&gt;Koca bir sayfayı yok ettin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay giden kolay mı gelir sandın?&lt;br /&gt;Doğruları yıkıp bir yanlışa yaslandın.&lt;br /&gt;İyiydin, hastın, koçtun, aslandın.&lt;br /&gt;Ne oldu da çakalda çark ettin?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-3104519271301631525?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/3104519271301631525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/tavr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3104519271301631525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/3104519271301631525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/tavr.html' title='Tavır'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8860822841678216117</id><published>2008-04-04T02:47:00.001+03:00</published><updated>2008-12-05T12:23:56.226+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yanlışı Görmek Ama Doğruyu Kaçırmak'/><title type='text'>Yanlışı Görmek Ama Doğruyu Kaçırmak</title><content type='html'>Türk filmlerinin vazgeçilmez sahnesidir:&lt;br /&gt;Kadın erkeği başka bir kadınla görür, zaman, mekan şartlar vs her şey erkeğin aleyhinedir, öyle görünen şey her ne kadar öyle olmasa da, kadın erkeği yanlış anlar, ve koşarak ve üstüne ağlayarak orayı terk eder. Erkek bir dakika açıklayabilirim; dese de buna fırsat vermez, bir anda tüm geçmişiyle beraber erkeği hayatından çıkarmaya karar verir. Filmin sonuna kadar erkek kadına derdini anlatmak için yırtınır, kadın da anlamamak için elinden geleni yapar. Ve filmin son sahnesinde kadınla erkek bir deniz kenarında ağır çekimde birbirlerine doğru koşarlar. Biz de bütün bir filmi bunların barışması için dua ederek geçirmiş oluruz. Barışırlar film biter. Zira geçmişteki iyi hatıraların, konuşmaların, yaşananların, güzel sözlerin mutlu mesut günlerin bir cazibesi yoktur.Kimse iki aşığın el ele kol kola çayırlarda sekmesine, yuvarlanmasına, mum ışığı altında romantik romantik birbirlerinin gözlerine bakarak yemek yemelerine, güvercinlere yem atmalarına, ya da dizine başını koyan sevgilisinin kafasındaki bitleri temizlemesine para vermez.Gerçek hayatta da bu böyledir. Bir dostunuz sizi yanlış anladığında onun için tek cazibe merkezi kendi yanlış anlamasıdır. Geçmişte sizin hakkınızdaki düşünceleri, değeriniz insanlığınız ya da iyi olan her şey, mavi çöp poşetine konup kapı dışına bırakılır. Artık beyni sizin hakkınızda bin çeşit kötü senaryo üretir ve mutlaka bunlardan birine inanırlar. Hangisine inandıklarının da bir önemi yoktur.Çünkü genelde iyilik her insanda olması gereken bir meziyet sıradan bir davranış kalıbı gibi karşılandığı için sizin geçmişte “onun gözünde” iyi olmanızın pek de bir önemi yoktur. Onu cezbeden sizin son yaptığınız şeydir. Beyin bunu gördükten sonra geçmişi resetler. Artık bütün düşünce kalıpları sizin son davranışınızın üzerine yoğunlaşır. Çünkü siz artık sıradan değilsinizdir. Bir hata yapmışsınızdır ve geçmişteki “iyi ve makul” şey çoktan unutulmuş, yerine “koynunda beslenen yılan” gösterime girmiştir. Filmin sonunda ya yılanın başı ezilecek ya da yanlış anlama düzelecek ki film bitecek. Her iki durumda da iyi ve makul olana kimse yatırım yapmayacak.Siz dört yanlışın bir doğruyu götürdüğünü düşünüyorsanız yanılıyorsunuz – o sadece sınavlarda olur- gerçek hayatta bir tek yanlış ya da yanlış anlama –bile- bütün doğruları vidanjör gibi emer, dozer gibi kürür atar.Ve bu durumun da iç dünyadaki rahatlaması, bahanesi de her zaman aynı klişedir “Onu yanlış tanımışım”. Ve bu kocaman bir yalandır. Evet insanlar bazen kendilerini saklayabilirler ama genel olarak bir çok doğrusunu gördüğünüz, bunun için onu sevdiğiniz, konuştuğunuz ve arkadaşlığınızı da belli bir süre sürdürdüğünüz birisi için, bir davranışıyla “onu yanlış tanımışım” moduna geçiyorsanız, ya bir çocuk kadar safsınız ya da sadece kendinizi kandırıyorsunuzdur.Zira iyilikle kötülük yan yana durmaz. Siz çok iyiyseniz kötü birisiyle arkadaş olmanız taviz vermediğiniz sürece mümkün değildir.Kaldı ki insanlar ne tam iyidir ne de tam kötüdür.Çok iyi bir insanın bile bir zaafı, bir zayıf tarafı vardır. Ki –kusursuz dost arayan, yalnızlıkla dost olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8860822841678216117?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8860822841678216117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/yanl-grmek-ama-doruyu-karmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8860822841678216117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8860822841678216117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/yanl-grmek-ama-doruyu-karmak.html' title='Yanlışı Görmek Ama Doğruyu Kaçırmak'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-6041702351336595199</id><published>2008-04-03T00:38:00.002+03:00</published><updated>2008-04-03T00:42:10.320+03:00</updated><title type='text'>Fenerbahçe</title><content type='html'>Şimdi buradaya ne yazsam bu sevinci anlatamam.&lt;br /&gt;Galatasaraylılar Chelsea'yi uğurlasınlar atık.&lt;br /&gt;Fenerbahçe marşıyla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-6041702351336595199?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/6041702351336595199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/fenerbahe.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6041702351336595199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/6041702351336595199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/04/fenerbahe.html' title='Fenerbahçe'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2917554777630042593</id><published>2008-03-27T00:59:00.004+02:00</published><updated>2008-03-27T01:18:16.802+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazmalı'/><title type='text'>Bir Paris Hilton'umuz Eksikti</title><content type='html'>Hava alanında yumruk yumruğa, mikrofon kafaya, kamera miğdeye bir kavga. Kameremanlar ve magazin muhabirleri birbirine girmiş. Kavganın tam ortasında bir adam. bunları ayırmaya çalışan bir kaç güvenlik görevlisi. Hadiseyi canlı canlı stüdyoya bildiren ve bu arda üzerine doğru gelen kavgadan kaçmaya çalıan bir muhabir.&lt;br /&gt;Ve kavgayı soğuk kanlılıkla izleyen leopar desenli şapkanın altındaki bir çift göz.&lt;br /&gt;Velhasılı kelam -uzun lafın kısası deniyor-, Hilton Türkiye'ye geldi. ..&lt;br /&gt;Başımız göğe erdi mi diye kontrol ettim, ermemiş.&lt;br /&gt;Bu ülkede laiklik tehlikede değil. Türbanlılar üniversite kapısından kovulmuyor.  İşten çıkartmalar yok, ekonomi gün be gün batmıyor, aksini söyleyeni döverim. Kalemimle...&lt;br /&gt;Bu ülkenin ne satılan toprağı ne de batan itibarı var.&lt;br /&gt;En son ne olmuştu, hangi büyük siyasi ya da sosyal problemde bu kadar ilgi alaka, hırs, kavga ve tantana gördük.&lt;br /&gt;Yani en azından bu kadar sahici...&lt;br /&gt;Ben bilmiyorum, biliyorum diyeni de hatun kişinin içinde olduğu jüriye havale ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2917554777630042593?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2917554777630042593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/bir-paris-hiltonumuz-eksikti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2917554777630042593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2917554777630042593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/bir-paris-hiltonumuz-eksikti.html' title='Bir Paris Hilton&apos;umuz Eksikti'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2827616162240529300</id><published>2008-03-26T00:13:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:38:52.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çivi Gibi'/><title type='text'>Çivi Gibi</title><content type='html'>Senden kalan tek hatıra&lt;br /&gt;Üç satırlık bir şarkı;&lt;br /&gt;Bir satırında gözlerin gelir aklıma,&lt;br /&gt;Bir satırında aklım çıkar yokluğunda,&lt;br /&gt;Ki çaresizliğim "çivi gibi" yazılı son satıra....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2827616162240529300?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2827616162240529300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/ivi-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2827616162240529300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2827616162240529300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/ivi-gibi.html' title='Çivi Gibi'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-8552537944621689960</id><published>2008-03-16T18:59:00.008+02:00</published><updated>2008-12-05T12:21:30.529+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mendil-enci'/><title type='text'>mendil-enci</title><content type='html'>Dün akşam istanbul formunun buluşmasına katılmak için terasa giderken odakulenin koridorunda merdivende mendil satan bir teyze elindeki mendili bize doğru uzatıp: "Bir ekmek parası" dedi?&lt;br /&gt;Dilenmenin bir başka versiyonu, mendil.&lt;br /&gt;Bu karşınızdakine yumşamanızı sağlıyor; öyle ya dilenmiyor, sadece birşeyler satmaya çalışıyor diye düşünüyorsunuz.&lt;br /&gt;Ayrıca burnunuza kadar mendili uzatıp sizi taciz edene karşı"aman kurtulayım şundan şeklindeki ruh halinize" hitabeden bir kılıf...&lt;br /&gt;İnsan çocuk satıcılara üzülüyor, ama ya bunları hangi kategoriye koyacağız?&lt;br /&gt;Gerçekten ihtiyacı olduğunu nasıl anlayacağız. koynunda falan bir tomar para çıkmayacağı ne mağlum..&lt;br /&gt;O k&lt;a href="http://img337.imageshack.us/img337/4632/renkkrfg6.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img337.imageshack.us/img337/4632/renkkrfg6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;adar çoklar ve o kadar rahatlar ki...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-8552537944621689960?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/8552537944621689960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/dn-akam-istanbul-formunun-bulumasna.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8552537944621689960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/8552537944621689960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/dn-akam-istanbul-formunun-bulumasna.html' title='mendil-enci'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4377425718971382430</id><published>2008-03-16T18:26:00.004+02:00</published><updated>2008-12-05T12:19:51.182+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaldırım Kenarı'/><title type='text'>Kaldırım Kenarı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Rüzgarı görmek gibi suretin,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir dalgaya yazılmış gelişin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elbet bir dalgayla gidersin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sen, ümidi besler hayali aç bırakır da gidersin.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözün kaldırım kenarı gibi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Düşen ölmez elbet ama&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kırılan kalbi olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gelen de sen gibi, aratmaz seni&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaç doğru askıya asmak gerek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu yalancı elbiseni....&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4377425718971382430?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4377425718971382430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/rzgar-grmek-gibi-suretin-bir-dalgaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4377425718971382430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4377425718971382430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/rzgar-grmek-gibi-suretin-bir-dalgaya.html' title='Kaldırım Kenarı'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-7625290559356783043</id><published>2008-03-16T16:37:00.003+02:00</published><updated>2008-12-05T12:24:27.102+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlarda Erkekleşme Merakı ya da Nerede O Eski &quot;Melekler&quot;'/><title type='text'>Kadınlarda Erkekleşme Merakı ya da Nerede O Eski "Melekler"</title><content type='html'>Bir kadına melek olduğunu söylemek yapılabilecek en güzel iltifatlardan biridir. Ya da en azından bugün, “melek” kelimesi Türkçede, sıradan, soğuk ve şekilsiz kelimelerden biri olana kadar böyleydi.&lt;br /&gt;Çünkü Ahmet Haşim’in anlatımına “göre”* “Melek, edebiyatımızda mavi gözlerli, sarı saçları ve uzun beyaz entarisiyle bir kadın tasvirine karşılık gelir. Batı sanatında ise topuklarına kadar inen lepiska saçları, büyük güvercin kanatları ve mahcup bir tebessümle genç kız suretidir.”&lt;br /&gt;Herhalde bugün bu tanımı yapabilecek birilerini bulmak pek de mümkün görünmüyor. Zira Çelik de değişti kadınlar da…&lt;br /&gt;Zihinleri erkenden bulandırmadan A. Haşim’den kavramın neden değiştiğini öğrenelim önce. “Kadın saçları, berber makasıyla kısalıp, eteklerinin yarısı da terzi nefesiyle uçarak dizleri çıplak bıraktığı günden sonra melek, birden mazinin silik şekilleri arasına düşmüştür.” “Haydaa! Adam da neye takmış.” demeyin, henüz sözlerini bitirmedi; “Şeytani bir alevin temasıyla taraf taraf ateş kırmızılığına boyanan muasır kadın çehresi yanında, uzun sarı saçlı ve mavi gözlü “melek” artık aptal bir halayık çehresinden daha fazla cazip değil.” Haşim’in döneminde yaşlıları açlık, gençleri ise aşk öldürürmüş. Tabi intihar eden gençlerin çok büyük bir kısmını erkekler teşkil ediyormuş.&lt;br /&gt;Bugün bu oranın tersine dönmesinin nedenleri arasında meleklerin azalmasının payı hiç az değil. Kadınlar neden böyle hazin bir değişimi seçti dersiniz. Gelin yine bunun cevabını üstattan dinleyelim. “Altın gözlerin tılsımını ve mercan dudakların ateşini, bir kâğıt çantaya, mürekkepli bir kaleme ve bir muşambalı pardösüye değişen (tabi şimdi Nişantaşı’ndaki mağazaların vitrinlerindeki çantalarla kıyaslanamaz o zamanın çantaları, haliyle kalem de yerini tektaş yüzüğe bıraktı, kadınlar için elbise tutkusu pardösüden ibaret değil artık ama verilmek istenen mesaj için yeterli örnekler) modern kadınla beş on dakika, biraz yakından konuşmak erkekleşme merakının kendine ne kadar pahalıya malolduğunu anlamaya kâfidir.&lt;br /&gt;Haşim’in kastettiği erkekleşme merakını biraz açmak gerekirse, daha fazla özgürlük ve güç isteği demek sanırım yanlış olmaz. Kadından kasıt da “iş kadınları” daha ziyade. “Erkeği seve seve ölüme yollayacak derecede cinsi bir üstünlük ve güce sahip olan kadının erkeğe, yani kendi esirine eşit olmak ve benzemek için yaptığı o bütün mezbuhane (boğazlanır gibi) gayretin sebebi delilikten başka ne olabilir?” diye soruyor üstat.&lt;br /&gt;Kendi asli gücünü fark edemeyen kadının, asla başat aktör olamayacağı bir alandaki güç arayışları aslında onu daha da güçsüz yapmıyor mu? Değilse Deniz Akkaya gibi bu asli gücün tüm unsurlarına fazlasıyla sahip bir kadının erkeğinden dayak yiyecek kadar acziyete düşmesi başka nasıl açıklanabilir ki?&lt;br /&gt;Feminist mantık erkeğe hizmet ediyor diyecek kadar insafsız değilim ama kadınlara da hizmet ettiğini söylemek saftiriklik olurdu. Günümüz kadınlarını tanımlamaktan çok uzak bir sıfat olan melek ise eski Türk filmlerinde kalan bir replikten ibaret artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HiS&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-7625290559356783043?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/7625290559356783043/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/kadnlarda-erkekleme-merak-ya-da-nerede.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7625290559356783043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/7625290559356783043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/03/kadnlarda-erkekleme-merak-ya-da-nerede.html' title='Kadınlarda Erkekleşme Merakı ya da Nerede O Eski &quot;Melekler&quot;'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1696138363403488898</id><published>2008-02-29T18:02:00.003+02:00</published><updated>2008-12-05T12:20:29.348+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yak Gitsin'/><title type='text'>Yak Gitsin</title><content type='html'>Bir sigara yak&lt;br /&gt;Üfle dumanını bıraktığı boşluğa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sende kaldığı süre neydi ki&lt;br /&gt;Gittiğinde yerinde izi kalsın.&lt;br /&gt;Senin kalemin eğri büğrü yazmaz&lt;br /&gt;Bütün gibiymişlere ıraksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tütün sar&lt;br /&gt;Bu kısa hikâyeyi de koy arasına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selle gelen selle gider&lt;br /&gt;O hiç gelmedi ki gitsin&lt;br /&gt;Öyle bir göründü sularında&lt;br /&gt;Çıkmadı ki yüzeye batsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çay dök&lt;br /&gt;Kalbin ısınmasa da elin ısınsın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1696138363403488898?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1696138363403488898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yak-gitsin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1696138363403488898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1696138363403488898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yak-gitsin.html' title='Yak Gitsin'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4217769388616744897</id><published>2008-02-26T02:21:00.000+02:00</published><updated>2008-02-26T02:22:45.188+02:00</updated><title type='text'>Yalanın Kuyruğu</title><content type='html'>Her an her şey olabilirdi bu aptal dünyada. Tıpkı hayat gibiydi ama burayı seçmek sizin elinizdeydi sadece. Sizin elinizdeydi ama sonrası için inisiyatifler her an başkasına geçebildi.&lt;br /&gt;Tedbir iki defa lazımdı ama burada sayıyı üçe çıkardığınızda kimse siz garipsemezdi. Çünkü “her an ve her şey” ihtimal kılıcının keskin iki yüzü gibi parıldıyordu.&lt;br /&gt;Dostluklar ne kadar da zayıf iplere bağlıydı. Ya da hiç kopmamacasına sağlam. Bilmek bu dünyanın vazgeçilmeziydi ama ortalıkta o kadar bilgi vardı ki, doğruyla yanlışı ayrıdetmek imkansızdı. Her şey doğru olamazdı elbet ama her şey yalan olabilirdi. Ya da bir yananın kuyruğuna takılan bütün doğrular ve bir güruh tüm doğruları teker teker doğrayıp yalan çorbasında kaynatabilirdi.&lt;br /&gt;Ama şunu bilmeyen burada çok yaşayamazdı: Tek doğru sizsiniz ve bir kuyruğa takılmadığınız sürece çorbada adınız geçmezdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4217769388616744897?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4217769388616744897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yalann-kuyruu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4217769388616744897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4217769388616744897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yalann-kuyruu.html' title='Yalanın Kuyruğu'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-2316815269848742846</id><published>2008-02-18T09:48:00.004+02:00</published><updated>2008-12-05T12:21:57.504+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAR'/><title type='text'>KAR</title><content type='html'>Benim doğduğum şehirde pek kar yağmazdı. Hani bir kaç senede bir hasbel kader yağarsa, ortalık bayram yerine döner. Mağlum, üç yıllık birikmiş; kar topu oynama, karda yuvarlanma, kayıp düşme ve "aaa bak kar yağıyor gördün mü" deme haklarını doyasıya kullanırlar.&lt;br /&gt;Geçmişte çok nadir yağsa da o dönemden hala bi fırsatını bulup bu kar kabusunda yapmak istediğim tek şey, şöyle bir geniş alan bir de leğpen bulup, kaymak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-2316815269848742846?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/2316815269848742846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/kar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2316815269848742846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/2316815269848742846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/kar.html' title='KAR'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-1750900047655402904</id><published>2008-02-07T01:51:00.004+02:00</published><updated>2008-12-05T12:26:26.147+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türbana Soft Bir Bakış'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ya da Kadının Kadına Ettiği...'/><title type='text'>Türbana Soft Bir Bakış, Ya da Kadının Kadına Ettiği...</title><content type='html'>ODTÜ’dendi o “Hanım Hoca”. Melek Hanım. “Benim ninem kapanırdı, sonra annem müziğe merak saldı –galiba keman demişti- keman dersleri almaya başladı kasabada. O öyle bir yaşamı seçmişti. Ben de onun kızı olarak başörtüsüz bir yaşam tarzını seçtim.” Diye anlatmıştı tercihini, NTV’de bir programda.&lt;br /&gt;Bu ülkede yaşayıp da geçmişinde ya da köklerinde kapalı ataları olmayan insan sayısı en fazla yüzde beşlerle sınırlıdır. Sonradan modernleşmeyle beraber tercihler de değişti ya da değişmedi.&lt;br /&gt;Peki, geçmişte sırf kapananların kurduğu bir baskı rejimi var mıdır bu topraklarda.Aksi örnekleri çok fazla bulabilirsiniz. Ama böyle bir rejim yoktu.&lt;br /&gt;Şu anki gelecekle alakalı endişelerin anlamı nedir peki?&lt;br /&gt;Şimdi işin din-baskı tarafına bir nokta koyalım ve tamamen farklı bir açıdan kafamı kurcalayan bir konuyu konuşalım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kadınlar neden başörtüsü yasağını desteklerler?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Tamam, kadınları anlamak zordur falan ama bu da karşımızda kocaman bir sorun olarak duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Farklılıklar:&lt;/strong&gt; Kadınlar öncelikle farklı olmayı severler, sokağa çıkın 10 tane kadını inceleyin aralarında en az 7 fark bulabilirsiniz. Giyim tarzı, renk seçimi, saç yapası ve rengi, ayakkabı tercihinden tutun da tırnağındaki ojeye kadar farklılaşırlar.&lt;br /&gt;Dikkatiniz çekerim, niye farklı giyindiklerini sorgulamıyorum. Vurgu yaptığım şey farklılıkları. Peki neden bir kadın hem farklı olmayı sever hem de hemcinsinin farklılaşma hakkını desteklemez?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İnanmak:&lt;/strong&gt; Kahvedeki fala, kara kediye, dedikoduya, ekranda gördüğü bir ürünün reklamına, ya da inanmak istediği herhangi bir şeye kolayca inanabilme yeteneğine sahip olan kadınlar, hemcinslerinin inançlarına nasıl bu kadar katı bakabiliyorlar. Ve bunu niye anlayamıyorlar?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Moda:&lt;/strong&gt;Modernizm kapitalizmi de koluna taktıktan sonra moda kadınların vazgeçilmezlerinden biri oldu. Öyle durumlar biliyoruz ki, bir hafta önce giydiğini bir hafta sonra modası geçti diye atan hanımlar var.&lt;br /&gt;Peki, konu başörtüsü olunca neden ısrarla ninelerimizin modası hiç geçmez?&lt;br /&gt;Oysa başörtüsü de kendi modasını keşfetti, modern kadın nasıl değiştiyse, kentlere yerleşen ve modernleşen Müslüman kadınların başörtüleri de bu değişimden payını aldı.&lt;br /&gt;Bunu kadınlardan daha iyi kim anlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özgürlük –Baskı:&lt;/strong&gt; Feminizmi nasıl bilirsiniz, matematikteki "eşittir" akla getiriyor. En azından bugünün Türkiyesinde. Baskılardan, eşitlilikten, özgürlükten yana söyleyecek sözü olan kadınlar konu başörtüsü olduğunda neden dut ağacına çıkarlar?&lt;br /&gt;Başörtülü kadının kıyafet özgürlüğü, ya da inanç özgürlüğü neden bazı kadınları cezp etmez?&lt;br /&gt;Neden bir anda hemcinslerini anlamamaya başlarlar?&lt;br /&gt;Bu kadın dayanışması denen şey, nereye saklanır da bir türlü çıkmaz bu tartışmalarda ortalığa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyede ciddi bir eğitim sorunu var.&lt;br /&gt;Bir kişiyi kurtarmanın bile kazanç sayılabileceği bir dönemden geçiyoruz.&lt;br /&gt;Böyle bir durumdayken bir çok genç kızın hayalleriyle geleceğiyle ve eğitim hakkıyla oynanıyor ve bazı kadınlar bu durum karşısında duvar takliti yapmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamak hakikaten çok zor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-1750900047655402904?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/1750900047655402904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/trbana-soft-bir-bak-ya-da-kadnn-kadna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1750900047655402904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/1750900047655402904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/trbana-soft-bir-bak-ya-da-kadnn-kadna.html' title='Türbana Soft Bir Bakış, Ya da Kadının Kadına Ettiği...'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-79754916088441689</id><published>2008-02-04T10:57:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:25:23.307+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevin(eme)mek'/><title type='text'>Sevin(eme)mek</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Aslında yazılarda parantezi pek sevmem. Konuşurken birden durup, yanındakinin kulağına fısıldamak gibi bir şey. Bu, başlıkta olursa daha da bir sorunlu duruyor. İşte tam da bu sebepten başlığı "Sevinci Kursağında Kalmak" koyacaktım ama, belki "kursak" nedir, bilmeyen çıkabilir diye şimdilik bu projeyi askıya aldık.&lt;br /&gt;Bilirsiniz işte, ecnebilerin sevinci genelde kadeh kaldırma ritüeli çerçevesinde döner ve bu sevinçteki kaza riski de bardakların tokuşmasından mütevellit parmaklardaki kesiklerle sınırlıdır. O da içlerinde bir Türk varsa.&lt;br /&gt;Bizde durum çok daha farklı; bir çok şeyde olduğu gibi sevinme eyleminde de sınır tanımamak gibi bir durum söz konusu:&lt;br /&gt;Düğünlere atılan kurşunlarla birilerinin telef olması, kucaklarken çekilen elense ya da enseye indirilen "şaplak" neticesinde meydana gelen boyun travmaları, deve güreşi ya da her nevi su şakası sonucu meydana gelen kazalar...&lt;br /&gt;Liste buradan Adana'ya çift şeritli yol olur.&lt;br /&gt;Lakin öyle trajikomik bir sevinç hadisemiz var ki, her aklıma geldiğimde gülsem mi yoksa kurbana acısam mı bilemiyorum. Diyeceğim ama hayır, biliyorum; basbayağı gülüyorum. Zira hadisenin komik tarafı trajik olmasından kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;Efendim, bir varmış bir yokmuş. En büyük asker bizim askerlerden biri, bu slogan eşliğinde havaya atıp atıp tutuluyormuş. Komando eğitiminin siz asker ocağında başladığını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Zira o havaya atılıp tutulma anında gösterdiğiniz atraksiyon eğitimini en kıdemli subayların bile verdiğini zannetmiyorum. Nihayetinde, havaya atılmak kolay ama ya düşerken..?&lt;br /&gt;İşte, bizim hikayemizin de temel noktası buraya dayanıyor.&lt;br /&gt;Asker adayı coşku içerisinde ağırlanıyor, tezahüratlar ve sevinçler evde başlıyor; davullar çalınıyor, oyunlar oynanıyor ve bir kamyonetin kasasında terminale doğru yol alırken dahi sevinç gösterileri durmuyor. yine davullar, yine oyunlar ve işte o meşhur sloganı münasebetsizin biri ağzından kaçırıveriyor...&lt;br /&gt;"EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER"&lt;br /&gt;Birden cemaat oyunu bırakıyor ve asker adayını önce omuzlara alıp sloganı söylemeye başlıyorlar. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Şimdi burada kısa bir ara verip bizdeki sevinç gösterilerinin nasıl birden sürü psikolojisiyle, Tandoğan mitinglerine dönüştüğünü ve bu dönüşümün daha sonra durdurulamaz bir hal aldığını anlatmam gerekiyor ama hem yazı uzayacak hem de buradan Adana'ya üçüncü bir şerit israf. Biz hikayemize dönelim.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Asker adayı omuzlara alındıktan sonra bu defa da havaya atıp tutma seansına geçiliyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Nerde? Kamyonun üzerinde.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ne oluyor? Asker havaya atılıyor, kamyon o havaya atıldığı için durup inmesini beklemiyor, askerimizin de kanatları yok haliyle, onu fırlatanların ellerine değil de asfalta çakılıyor. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ve bir askerlik macerası başlamadan –bel kırılmasıyla- nihayete eriyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Şimdi bu tavsiyem bizim için abartılı olacak ama “siz, siz olun hiçbir şeyinizi –ki buna sevinçler de dahildir- ABARTMAYIN”&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-79754916088441689?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/79754916088441689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/sevinememek.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/79754916088441689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/79754916088441689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/sevinememek.html' title='Sevin(eme)mek'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4156435612638356202</id><published>2008-02-03T02:54:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T12:27:05.827+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rüya Kısa Yazılar'/><title type='text'>Rüya</title><content type='html'>Dün gece seni gördüm rüyamda.&lt;br /&gt;Nasıl gördüm, nerdeydik, ne konuştuk, üzerine ne giymiştin, niye karşıma çıkmıştın, bana "Güneşim" demiş miydin, hatırlamıyorum.&lt;br /&gt;En önemlisi kara gözlerinde ne vardı, üzgün müydü, mutlu muydu ya da şaşkın mı?&lt;br /&gt;Ya ben, ben ne hissetmiştim?&lt;br /&gt;Onu da bilmiyorum, ama uyandığımda ruhumda "çağla" tadı vardı.&lt;br /&gt;Buruk ama mutlu?&lt;br /&gt;Ben burukluğu seçtim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4156435612638356202?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4156435612638356202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/rya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4156435612638356202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4156435612638356202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/rya.html' title='Rüya'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-4380748379653616972</id><published>2008-02-02T02:52:00.002+02:00</published><updated>2008-12-05T12:27:32.165+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yağmur Öncesi'/><title type='text'>Yağmur Öncesi</title><content type='html'>Birbirlerine yüksek sesle bağırıyorlardı. Pireler, birer birer deveye dönüşüyordu, ortam da gittikce yankı vadisine... Aslında varolmayan kaç sorun üretmişlerdi, hatırlamıyordu. Bir pıtrak gibi sorunlar çoğalıyor ve üzerlerine yapışıp kalıyordu tohumları. Yanıp sönen sigaralar, dolup boşalan çay bardakları, onlar olmazsa birden uydurulan bir meşguliyet... O içeride bulaşıkları yıkıyordu, sen 5. defa kitaplığı düzenlemiştin.&lt;br /&gt;Birinin kapıyı çarpıp gitmesi gerekiyordu.&lt;br /&gt;Kaçanın cesaret sahibi olacağı bir savaşın ortasında iki korkak, korkularını sesleriyle bastırmaya çalışıyordu.&lt;br /&gt;Ama korku, onu hatırladığınızda uyanır.&lt;br /&gt;Yağmur Mevsimi (2011)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-4380748379653616972?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/4380748379653616972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yamur-ncesi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4380748379653616972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/4380748379653616972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/02/yamur-ncesi.html' title='Yağmur Öncesi'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1155566850010564896.post-175747796389595231</id><published>2008-01-29T21:43:00.002+02:00</published><updated>2008-12-05T12:28:03.962+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim İçin Çaresiz Olur musun?'/><title type='text'>Benim İçin Çaresiz Olur musun?</title><content type='html'>"Seni çok seviyorum" dedi genç adam&lt;br /&gt;"Ben de seni" dedi kız&lt;br /&gt;"Ben de seni ne?" dediye sordu adam.&lt;br /&gt;"Çok seviyorum, ben de seni çok seviyorum"&lt;br /&gt;Gözlerinden bir kaç damla yaş döküldü,&lt;br /&gt;Yanaklarına inip gamzelerinden süzüldü.&lt;br /&gt;Çenesini kaldırıp gözlerine baktı genç adam.&lt;br /&gt;"Ağlama" dedi. "Dayanamıyorum, biliyorsun".&lt;br /&gt;Kıkırdadı kız. "Biliyorum" dedi.&lt;br /&gt;"Bu yüzden seni seviyorum".&lt;br /&gt;"Çaresizken daha tatlı oluyorsun"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1155566850010564896-175747796389595231?l=hilmiisili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hilmiisili.blogspot.com/feeds/175747796389595231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/01/benim-iin-aresiz-olur-musun.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/175747796389595231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1155566850010564896/posts/default/175747796389595231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hilmiisili.blogspot.com/2008/01/benim-iin-aresiz-olur-musun.html' title='Benim İçin Çaresiz Olur musun?'/><author><name>HiS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05533649467497819575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-5iVFbslmw8o/ThQrpVGGzVI/AAAAAAAAErw/cuQ5LafpvDs/s220/bb.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
